Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

likevoyager

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

likevoyager tarafından gönderilen her şey

  1. Dün gece yokuşu çıkıyordum, Günlerden yetmişsekizdi.. Yaymacı Eski kitaplarını bekliyordu Kaldırımda Eskiden olduğu gibi, Alsınlar okusunlar diye Başkaları da. Bazı yerler değişmiş, Bazı yerler eskiden olduğu gibi Hiç değişmemiş.. İnenlerle çıkanlar; Yaşlısı, genci Basımevi, kitabevi.. Gelenlerle, kalanlar.. Aynı umular, aynı bekleyiş.. Adlarda, yapılarda okunuyor Olmuşlarla olanlar.. Yalnız bir şey değişmemiş; İniş-çıkış, geliş gidiş. Bu yalnız benim için değil.. Nasılsa benden önce; Yüz, seksen, elli.. Benden sonra da olacak, Besbelli. Benim de demek istediğim: Dün gene yokuşu çıkıyordum Günlerden yetmişsekizdi.. Onu-buna kimilerini sordum, Çok azı bildi. İşte geçerken dün o yokuşdan, Günlerden yetmişsekizdi, Saat yetmişsekizdi.. Otuzsekiz saat önce oradan Şarkılarıyla, şiirleriyle Bir şarışın geçmişdi.. Onu soruyordu şimdi Bir sakallıdan.. Ne bilsindi.
  2. Hep yenilenir allıklar, Sanılar doğurgandır.. Sonra: Renklerin altındaki buruşuk. Saç, güzel bir buluş, Gözleri oyalasın diyedir.. Neden: Kıvrımları tel-tel buruşuk? Ah, o öpülesi ellerin; An?ları var saldırgan, kaçamak.. Şimdi: Ölesiye buruşuk Sevip de saklar mısın? Ben ütülü bir kuşağım.. Artık: Sen sarındıkça buruşuk. Durgun suyun yüzüsün, Ben içinde bir balık.. Niçin: Uyanınca sen buruşuk? Yuvarlaklar üstünesin, Çeliğin de mayası var.. Ama: Yoğurdukça buruşuk. Hiç düşündün mü taş, Anılarda kırıldıkça yapışır? Çünkü: Hep yeniden buruşuk.
  3. Birisi biri için, Bilerek, bilmeyerek, Her biçimden bir anlam, Her anlamdan bir biçim Beklemiştir giderek, Bekledi, bekleyecek, Birisi biri için. O belki de gelecek, Belki de gelmeyecek. Birisi biri için Gelecek,gelmeyecek, Sürecek için-için, Ama hiç gitmeyecek, Hep başlayıp yeniden Ve de hiç bitmeyecek.
  4. Ne günlermiş, ne günlermiş Yıldızlar, mehtap, çamlar altında. Yıldızlar, mehtap, çamlar altında Ne günlermiş, ne günlermiş Gelip geçmiş! Vapurlar değil, Boğaz'dan geçen: Boğaz'dan yalılar geçiyor. Toplamış sulardan eteklerini, Odasına çekilen bir saraylı gibi Yalılar gelmeyen âlemlerine gidiyor Bırakıp bu sessiz gecelerini. Çekip almış kuşların kanadlarından rüzgârını Asırlık rüyalarında yalılar. Uykuların mahmurluğu saçaklarını sarmış. Saz sesleri gelmeyor kıyılarından. Ne geçen yazlardan haber var, Ne gelecek baharlardan. Kimbilir kaç deniz geçmiş uykularından... Başbaşa kalmış iki Hisar Beklemekte sönük sahilleri. Artık eski harpleri anlatır taş duvarlar Kıyılarından geçen balıklara. O balıklar ki, dedeleri Şarkılarla beslenmişti geceleri. Şimdi sulara düşen çürümüş tahtalar Dalgalarda son oltanın yemleri.. Bir zamanlar şen yaşamış yalılar Işıklı bir ziyafet sofrasında. Renklerini deniz almış götürmüş, Küllerini alev alıp savurmuş. Deniz kenarında denizsiz kalmışlar. Ortaklığı ayrılmış kıt'aların. Anadolu günden güne Rumeliye küsmüş Bugün biz değiliz bakan yalılara; Yalılar boynu eğik bize bakıyor. Biz değiliz sarkan hatıralara Göğüs gererek dalgalara. Yalılar bir hayâl için denize sarkıyor Yalılar bize bakıyor, denize bakıyor. Ne günlermiş, ne günlermiş Yıldızlar, mehtab, çamlar altında. Yıldızlar, mehtab, çamlar altında Ne günlermiş, ne günlermiş Geçip gitmiş.
  5. Kuşlar uçmak için doğmuş; Kemiklerinin boş olmasından anlayıruz. Açık ve bilinen bir yönü yok insanların. Onu biz yaratıyoruz.
  6. Çocuklukta büyüktüm, oyunlara girmedim.. O bahçelerde kaldı oynanmamış oyunlar. Ben şimdi anlayorum oyunda çocukları; Ne zaman, nerde, baksam, beni de oynayorlar.
  7. Yapışa yapışa görüyorum. Evler sürtüne sürtüne geçiyor yanlarımdan. Duvarlar derilerimi kanatıyor. Kümelenip sırtıma biniyor bulutlar. Ben dimdik duruyorum, yürümekli. Yol ayaklarımın altından kayıp geri gidiyor. Bütün taşlar, topraklar, ağaçlar doluyor sonsuz gözlerime. Hepsinde sayısız gözlerimden biri kalıyor. Dönüp Bütün bunları ben yaptım diyorum, inanıyorlar da... Durup, Şu kendimi bu gördüğümüz gibi ben yaptım, Diyorum. İnanmayorlar. Gözümden düşüyoruz.
  8. Ona seni anlattı, sana onu anlattı.. Başı ona anlattı, sana sonu anlattı.. Yarım-yarım yaşayan darmadağın evlere Birin ne kadar bütün olduğunu anlattı.
  9. Biraz sonra Sonra Olacaktır
  10. Önce, büyük büyük düşündüm. Sonra, büyük büyük yaşadım. Ne varsa, onlar aldı. Şimdi, bana-küçük/bir ölüm kaldı
  11. Hepimiz ikinci perde'deyiz İkinci perde bitmez Birinci perdede umutlar vardı Yetmez Üçüncü perdeye Kim-kalır / kim-kalmaz Belli olmaz
  12. Gözlerin en bakışında Bir en deniz, Ve denizin en gözünde Bir bakış, o sensin deniz.. O bakışa ben baktım.. Deniz bakışındaydı, baktım Bakışındaydı gözleri, Gözlerindeydi deniz.
  13. O kadar bir başka çok şeysin sen.. Bir ölüm var ama, gece-kan'da.. Rengini düşünür-durursun sen, Okunmaz yazınla, ha vuranda, Bir anda okunur olursun sen.
  14. Seni bende, beni sende arıyorlar, Beni senden, seni benden tanıyorlar, Bir birim gibiyiz tümünün gözünde, Yarım'larımızı bütün sanıyorlar
  15. Kürsüde şimdi konuşan saygın kişi Çok şeyler biliyor besbelli. Tarihsel konusunu adım-adım sürdürüyor, Getirip bırakıyor aşk?ın kapılarında. Gidip-geliyor yaşamlarla düşünler arasında: Günümüzedek olanlar olmayanlar. Arada bir güldürüyor, dokunaklı, acı.. Bir bildiği var. Sunuyor geçmişin ürkütücü, övgünç özetini, Doğrusuna doğru. Neler neler olmuş, kimler kimler yaşamış, Kimse ölmeden önce bilmemiş yerini. Adlar sıralanıyor olaylarla kaynaşmış. İnsanlığın serüveni tarih sürecinde. Anıyor bir şairin dizelerini. Sonra bir başka olay, bir başka adam. O zaman her şey daha geniş, daha büyük, daha çokmuş. Parçalar çıkarıyor kocaman romanlardan, Deyimler, bulgular, şiirlerden dizeler.. Geçmiş zamanların bilincinde Düşünceler ve davranışlar. Sonra gerçek bir sonuç: Her adamın bir olayı yokmuş, Her olayın bir adamı varmış.. Son anlaşılan, eksik ama korkunç. Desdemona: ?Ölüyor ağlayınız, ölüyor Desdemona.? Ardından Helena.. ?Sen bu içkiyle her kadında Helena?yı bulursun.? Kendinden bir şeyler anlat bana Belki kendinden kurtulursun. Ama kaçmak ya da kaçmamak için, Aşka yanaşmamak için.. Ne kadar anımsasan o kadar da unutursun. Ama, ?Bellek, dökülmekte olan bir duvar resmine benzer...? Demiş Stendhal.. Bilim?den, kurgu?dan, savaş?dan aşka yer açmak için, Aşk?dan kaçmamak için, Stendhal?in de bir bildiği var. Aşk?a yer açmak.. Tarih?de, insan?da, beyin?de Kolay bir çaba olmasa gerek. Aşk?ı bekletiyor olmalı Hiç yaşlanmayacak gibi öğrenmek. Ve nelerden sonra Bilerek bilmeyerek, Gerçek bir bilgincesine Aşkın kapıları önünde ölmek. Bilerek ya da bilmeyerek Savaşların, yengilerin, yenilgilerin içinde Bilimlerin içinde ve dışında beklemek Onca beklemektir.. Aşk?a bir yer açmak.. Belki onun da sırası gelir.. Ya da: Gelmezse ben gider alırım, hah-hah-hah! Öğrenmek, bilmek, unutmamak ve beklemek.. Ve bekleye-bekleye başarılar üretmek.. Sonra dökülür sıvaları, boyaları, Tarihleri ve adları öğrenilenlerin; Sanki kucağını açar, gel diye aşk?a bellek.. Ama o gitti-gider, şairlerin dizelerinde Hiç ölmeyecekmiş gibi, Ki ölmeyecek.. Yorgun, bitkin, onlara uzaklardan gülerek.. Bir de bakarlar hiç eskimemiş gibi, Dizeler başkalarının dillerinde.. Bilerek, bilmeyerek.
  16. Korku dağlarının yürekçisi, Ölüm denizlerinin kürekçisi; Öyle suskun oturuyor şişesinin basında, İçtiğinin hem hırsızı, hem bekçisi, Onu kırmış olmalı yaşamında birisi. Dinledikçe susması, düşündükçe susması... Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi, Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası.
  17. Çalınıyor mu? Bal gibi çalınıyor Kaymak bitti artık dibi çalınıyor Pek kalmadı görünürlerde mal Mallar tükendi sahibi çalınıyor
  18. Bir şiir bir geceye değer, Bir şiir bir uykuya değer, Bir şiir bir uyanmaya değer, Bir şiir bir sigaraya değer, Bir şiir bir rakıya değer, Bir şiir bir şarkıya değer, Bir şiir bir türküye değer, Bir şiir bir ağrıya değer, Diye-diye.. Meğer.
  19. Soru bir: Senin yüz fotoğrafın çekilecek Yüzünde yüz var mı? Soru iki: Senin yüz fotoğrafın çekilecek Sende çekilecek yüz var mı?
  20. Sizin için yola çıkmış bir şarkı, Düşünülmüş gözleriniz üstüne. İçin-için yaratılmış bir şarkı, Bırakılmış yollarınız üstüne. Sizsiz sizi yaşanılmış bir şarkı. Seslerini uzağınız derledi, Sözlerini kulağınız derledi, Anlamını dudağınız derledi, Sizsiz size uzanılmış bir şarkı; Özlemini kucağınız derledi.
  21. I Seni seviyorum Ben de seni Tutuyorum Ben de seni Öpüyorum Ben de seni II Doğuyorum Ben de sana Yaşayorum Ben de sana Geliyorum Ben de sana Bitiyorum Ben de sana Ölüyorum Ben de sana III Ben seninim Ben de senin Sen benimsin Ben de senin IV Gelip kaldım Ben de senden Görüp kaldım Ben de senden Bilip kaldım Ben de senden Gidip kaldım Ben de senden Umup kaldım Ben de senden V Sen de ben de Ben de sen de Sende bende Bende sende Sen de bende Ben de sende Sende ben de Bende sen de VI Geliyorum Ben de seninle Gidiyorum Ben de seninle Kalıyorum Ben de seninle Ölüyorum Ben de seninle VII Yalnızım Ben de sensiz Çirkinim Ben de sensiz Küçüğüm Ben de sensiz Ölüyüm Ben de sensiz
  22. Vurdun, acısı daha geçmedi, Biliyorum, geçecek. Ama öyle ağır konuştun ki ardından. O, gittikçe gerçek.
  23. BAŞKA-KENDİLERİMİZ İLE KENDİ-BAŞKALARIMIZ VE KENDİ-BAŞKALARIMIZ İLE BAŞKA-KENDİLERİMİZ ARASINDAN ?Akıllı olduğunu düşünemeyecek kadar akıllı Deli olduğu düşünülmeyecek kadar deli?nin niçindenliğini bilmediği sıkıntısı geçiyor Uyanmak, bir akşam bir adamı yatağından kaldıracak. Adamın gözleri adama uyanışı anlatacak. Gözleri gel gel diyecek. Doğrulmak adamı kucağına alacak. Adımın birincisi ayağına sarılacak.İkinci adım birincisinin içinden doğacak. Adımlar ana-oğul babasız sıralanacak. Adamın gözleri adama bak bak deyecek. Pencere adamın gözlerini kuşatacak, Bakışlarını caddeye serecek Görüşleri yayılacak. Caddede insanlar gezinecek. Oda bu sırada işe karışacak, Adamı dışına çıkaracak. Çıkmak öbür fiillere komutan çıkacak, Merdivenlere indir komutunu verecek. Merdivenler onu bir kapıya itecek. Kapıya açıl komutu gelecek. Kapı bu işi adama yaptıracak. Evin içi dışına dönecek, Burada adama karış komutu ulaşacak. Adam saf saf yanaşacak, Bakmaya alışmak adama gördürecek. Görmek adamı sürekli bunaltacak. Adam gördükçe şaşıracak, Şaşırdıkça sürekli görecek. Adam bilmek fiilini arayacak, Ama bulamayacak. Adam geleni geçeni kendi sanacak. Bu ne kadar çok kendim deyecek. Hep başkalarını görecek. Hani ben, nerede ben deyecek. Anlamak isteyecek ─ bir istemeseydi─ . Anlamakla bunu istemek yan yana gelecek Bir çağ bitecek, biri başlayacak. Neden-, niçin-, nasıl?a yönelecek ─ ya yönelmeseydi─ . Anlamak fiili ─ ister istemez─ birden adama verilecek. Adamın durumu belirecek, hızı gelişecek. Ayarı insanca bozulacak. Neleri anlamalı, neleri değil, ayıramayacak. Başka-kendilerini görünce şaşıracak. Kendi-başkalarını onlarla karıştıracak. Önünden boyuna başkaları geçecek, Önünden boyuna kendisi geçecek, Bu ne kadar çok ben deyecek. Aralarında bir yabancı arayacak. Kendinde bir yabancı arayacak. Bu ne kadar çok yan yana ben deyecek. Ben kendime nereden gireyim deyecek. Ben kendimden nasıl çıktım deyecek, Ne zaman deyecek, niçin deyecek. ─ Deyecek de ne olacak─ Olan olacak olduğunca, olacağınca. Bu andan o ana olanca. İş işden geçecek. Adama bir yardımcı fiil birden düşecek. Adam onu ilkin bir şey sanacak. Onunla düşünmeye alışacak. Düşünceleri onunla kör-topal gidecek. Adam bundan şımaracak. Dur şununla bir iş göreyim deyecek, Eline cebi değecek. Adam ile tabancası birleşecek. O anda bütün öbür fiiller ondan geri alınacak. Adam ateş edecek. Bütün fiiller ona geri verilecek.. Adam birini vuracak.. Adam kendini vuracak.. Adam beni vuracak. Bilecek.. Ler, siniz. Perde burada inecek. Perdenin önündekiler donup kalacak.. Lar, sınız. Perdenin arkasındakiler bekleyecek.. Ler, siniz. Bir ölü yerde uzanık yatacak. Vuranı görenler vurulanı görmek isteyecek. Tıklım tıklım insanlar eğilecek. Kim baktıysa görecek. Yerde kendini görecek. Hepsi başkayı umduğunda şaşıracak. Dışlarına binlerce A çıkacak. A?lar çelik teller gibi dolaşacak. İçlerine birer nefes Hi dolacak. Yerde yatanda herkes kendini tanıyacak. Bir perde aralanacak Vuran ortaya çıkacak. Ortaya çıkanda herkes kendini tanıyacak. Herkes kendini tanıyınca iş bitmeyecek, Başlayacak.
  24. Kendi bahçesinde dal olamayanın biri Girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.
  25. Dünyanın en büyük ordusu iki kişidir, En kalabalık kenti de bir kişi.. Başladığından beri onların bitmez savaşı Evden-eve taşınır-durur o bir kişi.