likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
MÜZİK - II
Burada ben varım, orada o var. Buraya oradan gelen bu şarkılar, Atar beni oraya, onu buraya kadar. Ben orada olurum, o buraya gelince. Buluşamayacağız bu müzik bitmedikçe.
-
MUM
Mum yanıyor, zaman yanıyordu.. Bir tarafındakiler gülüyor, Bir tarafındakiler ağlıyordu. Biri vardı aralarında. Düşünüyor, hayata bakıyordu. Mum yanıyor, zaman yanıyordu Erzurumun köylerinde. Akşamın ve sabahın erken olduğu Ali Baba dağının eteklerinde Geniş vakitler yaşanıyordu. Mum yanıyor, zaman yanıyordu Hasankale ovasında. Geceye karşıydı karlı Palandökenler. Bir adam vardı hayallerin ortasında.. Kar kadar beyazdı ümidler. Bu adam üç bin on beşde Yunan medeniyetini okuyordu. Kaldırıp başını kitaplardan Kervanlaşmış dağlara bakıyordu.. Bakınca akşam oluyordu. Hasankale ovasında, Kuruderede Kilometreler santimleşiyor, Santimler asırlaşıyordu.. Güneşe ve geceye karşıydı karlı Palandökenler. O adam hayata bakıyordu. Bir tarafta ağlayanlar, bir tarafta gülenler.. Bir tarafta bunlar için ölenler.. Mum yanıyor, zaman yanıyordu. Mumun alevi titreyor, Umudun alevi titremiyordu.
-
MASAL DEĞİL
Bastığın yere bakma demiş sanki bir kötü Baktığın yere basma demiş bir başka kötü Bilmemek anlamamak olağan bir iş olmuş Gelmiş ortaya bundan kapkaranlık bir örtü Bundan öte yıllarda bir kuşak olagelmiş Işıkdan görünmemiş ne kötü ne de örtü Çıkmış o ilk adamdan sonra ilk küçük adam Elinde yanar-döner, yarı-yırtık bir örtü Işıklar azalırken gözükmüş kuyulardan Bir sürü, başlarında ve ellerinde örtü Bastığın yere bakma, baktığın yere basma Yama yama dikilmiş o parçalanan örtü Gelmiş ?minarelerle kuyular bir? düzeye Şimdi duyduğun sesler işte bundan ötürü.
-
MASAL - II
Biri varmış, ünü yaşamış çalmış.. Biri yokmuş, dünü yaşamış kalmış.. Vermek diye bir şey dururken, saklı; Biri gelmiş, günü yaşamış almış.
-
MASA
Çağırdım geldiler. Oturmasalar ölürdüm. Oturdular öldüm. Anlamadılar.
-
MAL ÜSTÜNE ÇEŞİTLEME
Al paranı sattığımı geri ver. Ver paranı sattığını geri al. * Aldı öldü, sattı öldü.. Kalktı öldü, yattı öldü. * Kimi enini sevdi, kimi boyunu, Kimi ölünceyedek sıktı suyunu. * Biri son sahibiydi, biri ilk.. Bu oyunu hep birlikte seyrettik. * Sizin için üçün beşin ne değeri var.. Aldatmada aldanmanın da yeri var. * Ömrümün nurusun, canımın yongası.. Şu gördüğümüz yatak-yorgan kavgası. * Kimi der, ayağını yorganına göre uzat, Kimi der, yorganını ayağına göre uzat. * Dağdan dağa atlamakta bir keçi, Çaşyırlarda otlamakta birkaçı. * Şunu şunu ayırdım, ne tuttu.. Alıcı satıcıyı, satıcı alıcıyı uyuttu. * Öbür çeşitlerimiz depomuzdadır, Cafcafımız vitrindeki popomuzdadır. * Bugün peşin, yarın veresiye, Bahalı sattık, ucuzluk diye diye. * Tasalanma paşam, bir kolayı var; Size tavşan, bize aslan payı var. * Doymazları mallarıyla aşınırken gördüm, Taşınmazmalları taşınırken gördüm. * Ver paramı sattığını geri al. Al paranı sattığımı geri ver.
-
MACERA
Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde Karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim Sığınacağım adaları birer birer batırdım.
-
KÜÇÜK EV
Hangi eve Başımızı soktuysak.. Yer yerinden oynadı Aşkımızdan. Büyük aşklar Eve sığmaz diye Bir şair sözü vardır da, Ondan.
-
KURAMSAL ORTAM
Ne zaman ora'sı dense, Aklıma bura'sı gelir. O bunu benimce bilse; Yer nasıl oraya gider, Orası kiminle gelir. Boşalır bir zaman yer'den, Bir yaşam iki yön verir. İkiye boşalan yerden Burası oraya gider, Orası buraya gelir.
-
YALIN - II
Uyurken, uyanırken kendine sor ne diye, Anarken, unuturken, neyin yerine diye. Kimi gittikçe kalır, ululuk taslamaktan, Kimi kaldıkça gider, yürür kendine diye.
-
O YOLDA
Geliyor sandığım gidiyor çıktı. Başlıyor umduğum bitiyor çıktı, Üstüne-üstüne gittim, ne gidiş Altına-altına iniyor çıktı. Uyu büyu,ü dendi, düşüme gittim, Haydi işe dendi, işime gittim, Yaşa dendi, yaşıma gittim, Yendiğim sandığım yeniyor çıktı. Bozguna benzeyor, saklasam olmaz, Eskiye yeniden başlasam olmaz, Yakıştırsam olmaz, yazmasam olmaz, Maviye boyadım, baktım mor çıktı. Sapsarı saçlarım vardı, aklaştı, Anılar üstüste bindi yükleşti, Bir büyük oyunun sonu yaklaştı, Tüm yanan ışıklar sönüyor çıktı. Gözümde bir ışık, çağırıyordu, Beşikte bir çocuk, bağırıyordu, Öyle bir düğündü, çan çalıyordu, Gel çanı sandım git çalıyor çıktı. Kimler kimler yoktu bizim kervanda, Birer birer indi hepsi bir handa, Savurduk sap saman biz bu harmanda, Bir gidiş yoluydu, dönüyor çıktı.
-
ÖZET
Seni büyük buldum, anladım, Seni güzel buldum, korudum, Seni küçük buldum, uyardım, Seni yakın buldum, uyudum, Biri yanlış idi, unuttum.
-
NASIL - I
Kim nereden biliyor? Kimse bir yerden bilmeyor. Kimse kimseden bilmeyor. Kimse bir şey anlatmadı ki. Herkes kendinden biliyor. Kimse bir şey anlatmadı ki. Ben bunları ondan biliyorumsa. O bunları benden bilmeyor. Bana kimse durup anlatmadı. Ben, durun anlatayım dedim. Anlattımsa alışılmamış. Kimse bir şey anlamadı. Bu gece, gecelerden biridir. Ben, gece gündüz bekledim. Kimse bunu demedi: Ben, gece gündüz bekledim.
-
KOCAMAN
Şimdi kocaman denizlerde, kocaman gemilerde Neden yok küçüklüğümüzdeki büyüklüğümüz; Çocukluğumuzun bahçelerinde, o evlerde Kâğıttan gemilerimizi yüzdürdüğümüz. Bir şeyler mi kalmış çocukluğumuzda, Çocukluğumuzla çözdüğümüz...
-
KİLİT
Bir renk karanlığa adını çiziyordu. Bir bakış sana adını çiziyordu. Binlerce sevi geçiyordu geceden.. Biri durmuş, yalnızlığını çiziyordu. Bir umud bir yarına adını çiziyordu. Bir yarın bir olur?a adını çiziyordu. Binlerce belki geçiyordu geceden.. Bir bekleyiş bir yitişe adını çiziyordu. Bir adım bir gidişe adını çiziyordu. Bir gülüş bir ezilişe adını çiziyordu. Binlerce dudak geçiyordu geceden.. Bir öpüş bir gizlenişe adını çiziyordu. Binlerce göz geçiyordu geceden Bir geçiş bir yola adını çiziyordu. Bir yol bir yalana adını çiziyordu. Bir yer bir saklanışa adını çiziyordu.. Bir ışık bir kaçışa adını çiziyordu. Adım bir aldanışa kendini çiziyordu Bir söz bir yanlışa adını çiziyordu. Binlerce oluş geçiyordu geceden. Bir korku bir kırgınlığa adına çiziyordu Bir saklanış bir olmazlığa adını çiziyordu Bir umgu bir inanca adını çiziyordu Binlerce düş geçiyordu geceden Bir ölüm bir yaşama adını çiziyordu Bir yaşam bir ölüme adını çiziyordu Binlerce bir geçiyordu geceden Bir ad bir ada adını çiziyordu Bir yaşam bir yaşama adını çiziyordu. Bir ölüm bir ölüme adını çiziyordu. Binlerce eş geçiyordu geceden.. Bir gece bir göze adını çiziyordu. Bir göz bir geceye adını çiziyordu Bir el bir ele adını çiziyordu Binlerce iki geçiyordu geceden Bir sunuş bir duruşa adını çiziyordu.
-
Kİ
Yanılmıyorsam, saygılarla yalnızdım.. Saygılar duymasaydım, yanılmazdım.. Yaslanacak anılarım olsaydı, Söyleye-söyleye, böyle saklamazdım.
-
KIMILTI
Bir ışık vardı/ Ben ona bakıyordum. O ışık sallanıyor sanıyordum. Oysa hemen anladım, Ki ben kımıldanıyordum.
-
KEDİ İDİ ADI
Bu adı Ona kimse vermedi Çağırdılar, sağırdı, duymadı Kedinin mırmırları Onun Hem düşünmesi, Hem de duyma?sıdır. Bunu Benim yazmam Da Benim mırmır?larımdır. Duyan Bunu yazmaz Uyan Bunu yazan bir kedidir.
-
KARMAŞIK DOĞRU
Beni güldüremeyen Acıklı değil Gülünçtür Ağlayışların çok çoğu Düşündürücü değil Gülünçtür Acıklı Düşündürür güldürür Güldürür düşündürür Solmuş bir gül, örneğin Sabahları bir düğün Akşamları ölümdür Karmaşık, ellerimdeki çiçek Sabahki akşamki o gerçek Gülümdür Bulgularım yere düşünce Sözcüklerim üşüyünce Ölüyümdür
-
KAPISIZ
Şu oda yok mu, şu oda; Üç kişiyi öldürdü, biliyorum. Gözlerimle gördüm öldüklerini. Odanın suçlu olduğuna yemin ediyorum. Şu dolap, tutmuş güneşli yeri, Başdan - başa yaldız. Yüz yıl indirdi kaldırdı perdeleri İki ana, bir kız. Bir komodin vardı, Önceleri allık - pudra oyalardı. Bir de anası, kesme aynalı, Cadı gibi yutardı. Şu konsol, mermeri çatlak, Bir zamanlar ne yaman şeydi. Ha bugün ha yarın bir şeyler anlatacak, Bir kadına işkenceydi.
-
KALDIM
Seni düşlerime aldım, Uykusuz kaldım. Seni uykularıma aldım, Düşsüz kaldım. Başıma aldım, sensiz; Gönlüme aldım, başsız, Sensiz, yollarda pulsuz, Pullarda mektupsuz kaldım. Sana adlar aradım.. Ardında adsız kaldım.
-
KAFİLE
Bir karnaval âlemidir yaşanan... Gelinlerin pırıl pırıl teli vardır, Avunurlar. Kadınların çeşit çeşit teni vardır, Soyunurlar. Tehlikeli bir oyundur oynanan. Bir karnaval âlemidir yaşanan... İnsanların vazgeçilmez huyu vardır, Unuturlar. Yollarında kuyu vardır, Kaybolurlar. Tehlikeli bir oyundur oynanan.
-
JÜRİ
Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, Birinciliği beyaza verdiler.
-
İŞTE
Bir gözüm doygundur, yalan bakar. Bir gözüm çocuktur, bilmez. Bir gözüm dinleniktir, utanır. Bir gözüm sevinmeyi bilmek için sevinmez. Bir gözüm gördüğünce caygındır. O bir gözüm altı olur, eksilmez.
-
İLK
Biri vardı, o ilk ağlamayı bulup Herkesi güldüren. Sonra da bunu unutup Ağlarcasına gülen.
Jump to content