likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
ROMAN
Roman bir adamın adıdır. Bir başka ada bakan, Duysan-duymasan Seni anmalıdır. Roman bir adın yaşamıdır, Başkalarınca da yaşayan; Okusan-okumasan Sana uzanmalıdır. Roman bir yaşamın anlamıdır, Düşünmeden varılmayan; Anlasan-anlamasan Sana bulanmalıdır. Roman bir anlamın dağıdır, Yarasız çıkılmayan; Korksan-korkmasan Seni kuşanmalıdır. Roman bir dilin dumanıdır, Tüter evren sobasından; Üşüsen-ısınsan Sönmeden yanmalıdır.
-
PORTRE
(Neyzen Tevfik) Bütün metrolerin ve santimlerin, Bütün kiloların ve gramların, Bütün rakıların Ürktüğü adam.
-
POETİKA
Yaşadım da yoruldum, bir ağır-işçi gibi, Uyudum da uyandım, binlerce kişi gibi. Bana düşünmek vardı, payıma onu aldım, İşledim de işledim bir hüner-işi gibi. Horlandı, beğenildi; inandım, alınmadım, Yolun geleceğini çizdim, geçmişi gibi. Zor dönemler olmadı-değil, olsundu, oldu, Ne koştum ne de durdum kaçak gidişi gibi. Bu konuyu burada bırakıyorsam birden, Olmasın diyedir bir şeyin bitişi gibi.
-
PEYZAJ
?Et son front, êtait nu, comme une place vide entre deux armées? Jules Supervielle* Buram-buram ışık saçan, Alın denizlerinden geçen Sönük bir gemidir yalnızlık; Gözlerde dumanı kalır. Umutları içtikçe içen, Yoğunlaştıkça çöken Ardındaki karanlık, Bir de limanı kalır. Sözlerdir anılarda çakan, Boyuna kıyılara çeken, Fener, onda da, bir an?lık İzlerin kalanı kalır. Gözlerden saldıran, kaçan Yengiler, yenilgilerdir uçan. Kimsesiz, çorak, yanık, Uzanan alanı kalır. * Eski baskılarda (Galiba) SULLY PRUDHOMME notu ile yayımlanan Jules Supervielle'in bu şiiri, Özdemir Asaf tarafından daha sonra tashih edilmiş, fakat ölümünden sonra basılan kitaplarda bu tashih yer almamıştır.
-
PERDE
I Perde başkalarıdır Başkalarına açılır, Başkalarına kapanır, Yaşamda ve Oyun?da. Bir konu hazırlanır /Her iki tarafında/ Bir konu yaşanır. Bazısı ıslaklanır Bazısı alkışlanır. Bazen ıslaklanan tekrarlanır, Alkışlanır kaldırılır. Bazen alkışlanan unutulur, Islaklanan anılır. Bazısına çiçek atılır, Bazısına taş atılır. Bazısı kapandıkça açtırılır, Bazısı açılmamak üzere kapanır. Perde başkalarıdır. Her iki tarafında bir konu. Perde her iki tarafındadır; Ayırır ondan onu. Perde açılıp kapandığı yerde Bir sonu bir başa vurgular. Bir bilinse! bilinmez ki nerde, Bir başlangıç bir sonu noktalar. Açılıp kapandıkça Unutturur oyun olduğunu yaşamın Oyunun bir yaşam, Ya oynanıp yaşanan, Ya da yaşanıp oynandıkça. II Perde başkalarıdır. Sevgilim; Beni uyandır Uykusuz sezgilerimden, De ki; Ben o değilim.. Ben hep yaşadım, Hiç oynamadım.. Yokum ben, de.. Ben orada hiç olmadım.. Bağır, beni uyandır, Orada oynayan beni çağır.. De ki; Sen hep oynadın, Hiç yaşamadın.. Oyundu, bitti; Kapat perdelerini Seyircin gitti. III Perde başkalarıdır. En zor üçüncü perde; Ayırır ikisinden Üçüncüyü. Üçüncü aşk, savaş, ayrılık, aldatı, ölümdür, Beslenir yaşamın güzellikleriyle-çirkinlikleriyle, Uyarmak, vurmak için örülür Dışındakileri içindekileriyle. Savaş, tutar oyunlarda Onu yapamayanlarını avundurur. Aşk, korkunç biter, oyunlarda, Onda hiç yenen yoktur. Mutluluk güldürüye girer oyunda, Çoğu kez mutsuz bir aktör oynar. Yaşamda aldanan, aldatandır oyunda Kral oynar, sarhoş oynar, hırsız oynar, kör oynar. Ardında birilerini, önünde birilerine Bağlayan bir çağrıdır, perde.. Oyuncularını seyircilerine Benzer çizgilerinde ayırır. Perde.
-
PEK İYİ
Ne sordularsa söyledim. Ellerim değdi dedim, Gözlerim değdi dedim. Ne sordularsa söyledim.
-
ÜÇÜN
Bir kelimenin yanına bir kelime gelince, Bir sesin yanına bir ses gelince, Bir insanın yanına bir insan gelince.. Büyürler, büyürler, büyürler ölümden önce.
-
VAR
Deniz nerede pırıl pırıl, Nerede yolculuklar, yollar.. Orada adımlarım var. Trenler midir gelen, insanlarıyla.. Gemiler midir giden, dumanlarıyla, Orada gözlerim var. Sayısız yeşil rengi yapraklar mi verir.. Tadları, meyvaları, gıdaları Ağaçlar mi verir, topraklar mı verir.. Orada ağızlarım var. Renk renk, biçim biçim açan çiçekler mi.. İlkyaz dolu bahçeler mi.. Ses kaynayan geceler mi.. Orada duyularım var Nerede kuşlar, orada kulaklarım. Nerede taşlar, topraklar, ellerim orada. Nerede sevilecek vücud ve kadınlar, Orada kollarım, dudaklarım var
-
VARI
Kazandıklarım bitti, yitirdiklerim kaldı. Söylediklerim yitti, dinlediklerim kaldı. Bir bilmek ülkesinin düşün-ili?ne vardım; Öğrettiklerim gitti, öğrendiklerim kaldı.
-
YAKI
Özleyince anılarımdan çalmaktayım, Düşlerime çalmaktayım anılarımdan.. Onlardan bir yakınan yok da, Hırsızlar yakınıyor çaldıklarımdan.
-
YAKIN
Bir ışık düşerse üstüne basma. Daha yakınlaşır, korkarsın. Bir leke, silmeye-gör Leke kalır, sen çıkarsın. Bir gölge, nereye gider. Gözlerince gider, bakarsın. Bakarsın girer gözlerinden. Leke onun peşinden, bakarsın. Bir ışık düşerse üstüne basma, Gözlerine basarsın.
-
YALNIZIN DURUMLARI
I Her şeyi süpürebilirsin; Sonbaharı süpüremezsin. Sen herşeyi süpürebilirsin; Sonbaharı süpüremezsin. Yalnızsa, Sürekli bir sonbaharı Süpürür hep.. Düşünemezsin II Yanar Sobasında Yalnız?ın Üşüyen Bakışları. Lâmbasında Karanlığa dönük Bir ışık Titrer Sönük-sönük. Penceresi Dışına kapanmıştır, Kapısı İçine örtük. III Yalnız Bin yıl yaşar Kendini Bir an?da IV Yalnız?ın Nesi var, nesi yoksa Tümü birdenbire?dir. V Yalnız Bir ordudur Kendi çölünde.. Sonsuz savaşlarında Hep yener Kendi ordusunu. VI Yalnız?ın Sakladığı bir şey vardır; Boyuna yerini değiştirir, Boyuna onu arar.. Biri bulsa diye. VII Yalnız Hem bilgesi, Hem delisidir Kendi dünyasının. Ayrıca; Hem efendisi, Hem kölesidir Kendisinin. Tadını çıkaramaz Görece?siz dünyasında Hiçbirisinin. VIII Yalnız Sürekli dinleyendir Söylenmemiş bir sözü. IX Sözünde durması Yalnız?ın yalancılığıdır Kendisine.. Hep yüzüne vurur utancı.. O yüzden Gözlerini kaçırır Gözlerinden. X Yalnız?ın odasında İkinci bir yalnızlıktır Ayna. XI Yalnız Hep uyanır İkinci uykusuna. XII Yalnız Kendi ben?inin Sen?idir. XIII Bir sözde saklanmış bir yalanı Bir gözde okunduğundan Bakmaz kendi gözlerine bile. XIV Her susadığında O Kendi çölündedir. XV Kendi öyküsünü Ne anlatabilen, Ne de dinleyebilen. Kendi türküsünü Ne yazabilen, Ne söyleyebilen. XVI Bir zamanlar güldüğünü Anımsar da.. Yoğurur hüzün?ün çamurunu Avuçlarında. XVII Yalnız Aranan tek gördü tanığıdır Yargılanmasında Kendi davaasının.. Her duruşması ertelenir Kavgasının. XVIII Yalnız Hem kaptanı Hem de tek yolcusudur Batmakta olan gemisinin.. Onun için Ne sonuncu ayrılabilir Gemisinden, Ne de ilkin. XIX Yalnız?ın adı okunduğunda Okulda ya da yaşamda.. Kimse ?Burada? deyemez.. Ama Yok da.. XX Uykunun duvarında başladı.. Önceleri bir toz gölgesi sanki; Sonra bir yumak yün gibi. Ama şimdi iyice görüyor Örümceğin ağını Gün gibi. XXI Yalnız Duymuş olduğunun sağırı, Görmüş olduğunun körü Dür.. Ölür ölür öldürür, Öldürür öldürür ölür. Duyduklarını unutur, Duyacaklarını düşünür. XXII Yalnız?ın adına Hİç kimse konuşamaz.. O Kendi kendisinin Sanığıdır. XXIII Yalnız Önceden sezer Sonra olacakları.. Paylaşacak biri vardır; Anlatır anlatır ona Olanları, olmayacakları. XXIV Her leke Kendisiyle çıkar.
-
YALNIZLIĞIN ADI
Derin bir uyku.. Düşümde Düşündüm ister-istemez Aklıma takıldı Yalnızlığın adı. Tam o sırada Bir sinek Beni uyandırdı. Gerçek bir sinek Yalnızlığın adı Düşümde kaldı.
-
YANIK
Ağladığımı gör deye ağlamayorum; Ağladığım için ağladığımı görüyorsun.
-
YARIŞ
Herkes herkesi seviyor.. Hepsi de başka türlü seviyor. Herkes herkesi sevmesin,gerek yok. Adam azaldı, sevgi de elden gidiyor. 'Bana, sen haklısın deyorlar, Hayır hayır,ben çok haklıyım.*' bilen biliyor. Bu yarışın dışında kalanlar, Adamı sevgi, sevgiyi de adam ediyor *Friedrich Nietzsche
-
YAŞAM
Sanırım görmediniz; Şimdi şuradan geçti. Yazık görmediyseniz, Böcek gibi güzeldi.
-
YAZARLAR
Benim öykümü uyanınca yazarlar, Nerede kalmıştım, or'dan yazarlar.
-
YER
Bir yerde o varsa, Onda da bir yer vardır. Yer nerede ya da ne kadarsa; O yoksa, yok kadardır. Ama bir de o varsa, Yer hem hep kadar, hem her kadardır.
-
YOĞUN
Evler, ampûller, bardaklar olacağım. Ben yaşayacağım neysem öyle kalarak. Sen boyuna yanımda ağlayıp güleceksin.. Demek ben bakacağım. Biliyorum, ben bu şişeleri bırakacağım.. Kırılmasın, tozlanmasın dediğim. Biliyorum, hepsini kıracaklar, hepsini, hepinizi. Bu raflar, bu kitaplar, bu kutular, sildiğim. Sizler, şu siz, şu sen, şu o, şu kim.. Uyurken, uyanmışken, şu giden, şu gelen. Unuttuğum, benzettiğim, bildiğim.. İnsanlar; o siz, bu sen, şu ben. Kıranları da kıracaklar, ezecekler, bugün, yarın. Tozlarını silmeyecek bir el, bir bez. Olanca kapısını açık tutanların Dışına bile hırsız girmez. Bir fazla almak bir fazla olmak değil. Kimler var, vermekle tam kalmışlar. Üsdenlik dışından parlamak değil.. Yerlerden çok kaçmak toplamışlar. Ne iyi kırık bir şişe olmak, Yıkık bir ev, çatlak bir bardak. Gene de bir şişe, bir ev, bir bardak. Giderken de biraz daha kendi kalarak. Evler, ampûller, bardaklar olacağım, Oluşmak için neysem öyle kalarak. Sen boyuna yanımda değişeceksin, Boyuna öleceksin, ben bakacağım.
-
YOL'UN
Biri olsa burada, yanımda ya karşımda; İstediği bir yerde o birden inse bile, Ben onu götürürüm duyularla aklımda, İnince benim yüzüm onda silinse bile.
-
YUMU
Ortalığa çıkarsam, Bütün kentte duyulur, Biri alır diyordum. Açsam ardına kadar Bir gönül kapısını, Biri kalır diyordum. Bir şey'ler anlatmaya, Ya da bir şey sormaya Biri varır diyordum. Görürler yazdığımı, Dururlar geçerlerken; Biri döner diyordum. Anlatırlar evlerde, Dinlerler akşamları; Biri sezer diyordum. Beklem'li günler geçti, İçimden kimler geçti; Biri bilir diyordum. Kapılar örtük kaldı, Sofralar örtük kaldı, Biri gelir diyordum. Yazı oldu bir kitap, O kitaba bir cevap Biri verir diyordum.
-
Y.KÖŞELERİ-AKILDAN, OKULDAN YANA-115
Yuvarlağın Köşeleri-Akıldan, Okuldan Yana-Etika-Birinci Bölüm-115 Her zaman bilenler her şeyi bilmez. Her şeyi bildiğini söyleyenler başka bir şey bilmez. Akıllarını işletmemiş olanlar çok şey bilmez. Çok işletmiş olanlar da her zaman bilmez.
-
Y.KÖŞELERİ-AKILDAN, OKULDAN YANA-116
Yuvarlağın Köşeleri-Akıldan, Okuldan Yana-Etika-Birinci Bölüm-116 Öğrenci sözlü sınavda: Hatırlamadığını bilmediği için bilemiyor. Öğretmen: Bilmediğini hatırlamadığı için, hatırladığını soruyor.
-
Y.KÖŞELERİ-AKILDAN, OKULDAN YANA-118
Yuvarlağın Köşeleri-Akıldan, Okuldan Yana-Etika-Birinci Bölüm-118 Okuldan sonra betiklerle ilgisini kesenlerin çokluğuna takıldım. Canım sıkıldı. Canımın sıkıntısını giderecek bir araç aradım. Buldum: Betik.
-
Y.KÖŞELERİ-AKILDAN, OKULDAN YANA-120
Yuvarlağın Köşeleri-Akıldan, Okuldan Yana-Etika-Birinci Bölüm-120 Doğru kurulmuş bir problem: Biri bunu yanlış çözdü. Daha doğrusu çözemedi. Kuruluşunda bir yanlışlık olan problem: Bir öğrenci bunu, yanlışlığı sezmeden doğru çözdü. Sınavı problemi çözemeyen kazanır.
Jump to content