likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
YÜZ YIL SONRAYA
Hangi isyanın bedelidir acılarım Katkım olacaksa yüz yıl sonraya Oyuk oyuk olsun bırakın hücrelerim Bırakın ruhumu bana Ben beni bıraktım karanlıklara... Kendi kendime verdim Kürek cezalarını Hüzün Hüzün Hüzün... Yüz yıllık yalnızlık hüznüyle Tutundum evrene Oysa ne kolaydı çekip gitmek. Ellerimi bıraktım küreklerde... Hepimiz baktık durduk o suya Sudaki yansımaya Kolaydı kendini sevmek. Yüzleşseydik korkmadan Katlanabilseydik ah! Ardımda yüz yıldır sakladığımı Götürecektim yüz yıl sonraya... Yüzümü bıraktım suya... Ağlamakla eskidim Büyümedim. Açıp baksam neydi Durup baksam neyim eksikti? Yürümem ne kolaydı oysa Kumsalda bıraktım ayak izlerimi... Sevinemedim varolmaya Bakıp durdum o suya Akıp giden o suya o suya akıp giden o suya... 25.08.2005
-
SON/UÇTA
kırıldıkça toplanan parçalarında bütünlenen adı kadın sularda unutulmuş aksi gülüşleri nisan ağlamaları eylül Sarıyer'de sarı sarı yanar aşkla sular sönmüş son/uçta deniz feneri ötesi yine kara yine kara maksat gözle gülmek dünyaya dönüp gelinen yollarda gülüşler kaldı ötesi yine hüzün yine hüzün nesi vardı leylakların kadifeli sultanların? aldanmanın sızısı korkusu mu titremenin? biri okşasa saçını omzuna koysa başını ne vardı? Salacak'ta sarı sarı yanar aşkla sular ötesi yine hüsran yine hüsran 26.04.2006
-
YÜZLEŞME
Bendeki izlerini sakın arama Biliyordum geleceğini eninde sonunda Arta kalanları görmeye Senden olanları sevmeye Yazık ki aynam yansıtmıyor Kaybettiklerini gör diye Karşındayım titremeden yüreğimle... Ah sevdiğim sevdiceğim Bendeki izlerini boşuna arama Dönsen de dönmesen de geri Gelmez eski günler geri Acılara tutunup yaşarız Seviler sevmeler eskidi Tutsan da ellerimi Dokunuşlar buz kesti Baksan da gözlerime Yoksun neyleyim Aldatma kendini... Bitmiş bu aşk zorlama Bendeki izlerini arama Beklesem de hep gelmeni Sevinemedim sevgili... Tutuversen elimi Bakıversen içime Gider miyim yine ölüme? Aldanmaya hazır gönlümü Avutmuyor sözlerin Neylesem gurur hiç susmuyor... Ah sevdiğim sevdiceğim Küllerin içinde arama boşuna Ne senden kalma bir iz Ne benden sana bir söz Bitmiş bu aşk artık beni sil Kimseler bilmese de Yaşadık biz ikimiz Leyla'sın, Aslı'sın, Şirin'sin bil... 08.05.2005
-
YANARDÖNER YANSI
yanlar tutulu yanardöner yansı cezayı beklersen/çekersin içinde/gizli cellat elinde kamçı bilinç bulur bulunç ele verir savaş kendinle yitirdiğinde kendinle yetin Sezar'ın çıkarı(mı) ayrı değil seninkinden/benimkinden yazgı payı aynı olabilirlik kestirilir yarış yolu açık baktığın y/ana dönersin yanılgı payı ölçülü yürek sağlamsa çekilir kum sancısı k/ayıp değil inlemek acıma kendine yılgıya ömür biçili doğaçlama konuş kendinle görene bir an bile yeter bul gerisini içinde dilinden anlayan lal bekleme boşuna tanıklıktan kaçma yansır gözünü kapama yanlar tutulu yanardöner yansı(ma) 25.12.2005
-
SON SIRADAYMIŞ MELEK
kavrulmuş topraktan putlarım yazısız yüzüm güneşe aya dönük soysuzdur ölüm zamansız meleklerin sırası şimdi aşk şeytana yakıştı 12.12.2005
-
ZEHİR ZAKKUM
çakılı kaldım duvarda gözlerin/izden kaçıyor koşarken düşürdüm kendimi yolda gölgesiz ağaçlarım/ hain çiçeklerim/ niye zehirlisiniz? başımda asılı kaldı bulutlar kara her yer kara dışarda içerde hep kara kapkara kanlı bir düğün var darmadağın eti budu paylaşılmış kırmızı karıncanın sızısı yayılmış evrene taşıyamaz sırtı ince artık hep gece hep gece zifir zindan gece ne acıda eridim ne ölebildim kaldım öylece ellerim insan aşk büyük acıdan yazıdan geri kalan artık hep acı hep acı zehir zakkum acı. 15.02.2006
-
AŞK VAR YA
Birazdan tren geçecek Hüzün vagonları sızı sızı Gece saracak etrafımızı Yazdıkların silinecek bir bir Yıldızlar sönecek birer birer Adlar ağzında zehir Hayallerle dolu bu şehir. Birazdan tren geçecek Yüreğinde kızıl güvercin Öfke soluklansa bitse kin Güneş dağlara doğunca Yürüyecek ışık usulca Umut adımlarıyla nefesi Sessizlik ayak sesi. Birazdan tren geçecek Şimdi mevsim bahar ya Yaklaştıkça son istasyona O da yaşanıp bitecek, yoksun Atla, ne bekliyorsun Yanan ateşe, akan suya Aşk var ya! Birazdan geçer tren Yükü hüzün. 28.09.2005
-
BEKLE BENİM İZMİR'İM
Kaybettim gökyüzümü ıssızlığın ortasında karardı düş resimlerim ararsam bulur muyum baharlarım sende kaldı İzmirim meltemim toz duman ağzımda kum acım zehir zakkum uzaklarda kavakların türküsü hep sana geri getirir İzmirim konakları yaktığım yerde bekle bekle beni İzmirim reyhanların hıçkırığı kanatır izmirim resimler yağdırır menderesler içimde düğüm düğüm nasır tuttu yüreğim uzaklarda bir mezarda değil serçe dolu gökyüzünde kahkahaların belleğinde bekle bekle beni İzmirim kumru seslerinde titreyişimi duy sandığımda dantelanglez gibi saklı bir inci gibi kabuğunun içinde bekle geliyorum İzmirim bekle beni hisarönünde Çığlık çığlığa martılar gibi bir vapurun peşinde mavilerin en kuytu yerinde en titrek sesinle bir şarkının en hüzünlü yerinde bekle beni İzmirim güneşin battığı yerde 03.08.2006
-
BENİM AŞKIM
Sen sen diye yazdıklarım sen değilsin Yanlış anlama... Ağlamalarım sana değil Sen üstüne alınma... Ben seni yazmakla Seni yazıyor değilim Senmişsin gibi algılama... Sen demelerim lafın gelişi Sen sen olmaktan çıktın çoktan Ben'im bu aşk artık anla...
-
AYNADAKİ DÜŞ
aynadaki ben ve sen dillensek söz akmış ağ delinmiş gözlerde sus el/vedalı yansısı kırık düş her yıl biraz daha eskiyen ayna hatırla resmini düşten çık geçen/yıl biziz özlensek aşktı akıp giden/ ağlardan topladım serdim güneşe dingin yaz(ı) lara özlem eflatun bir yaz ve pembe gökyüzü ayna hatırla resmini kabuk kabuk soyunduk aynadaki sen ve ben bilensek ah bilensek tuz/ateş/deniz/bıçak ağları kestim düştü düşlerim ayna hatırla resmini sığdır içine güneş döşeli odada sen ve ben ayna hatırla düşten çık 02.01.2007
-
ANLA!
Sensizliği saçlarıma işledim Sırma sırma aklarım. Duy! Duy ki yere düşen saç telinin sesidir. Telli duvaklı gelinin Şimdi salınır rüzgarda Bez bağlanmış dallarına. Anla! Anla ne olur, değsin yalnızlığıma. Aynadaki resim Resimdeki hayalim Hayalimdeki sessin. Sus! Sus ki bülbüller ağlasın hazin. Baykuşlar ötmesin gecelerimde. Gör! Gör ki heyhat Ağlasın bütün güller Sensizliği yüzüme işledim Nakış nakış yaralarım. ''Goncadır ilk hali bütün güllerin'' Bil! Bil ki sevgiydi yiten. Eski yüzler anlar. Anılar. Anılar. Anılar. Boşa gitmesin yıllar...
-
BIÇAK
Ne zaman kalem alsam elime Seni yazıyor seni çiziyor. Ne kadar yazsam adını Bitmeyecek, bitmiyor, sızlıyor. Sırtımdaki hain bıçak Yırtıyor, deliyor, kanıyor Sen sapladın, sen çek. Dinmeyecek, dinmiyor, acıyor... 14.01.2005
-
ALARGA !
gök mavi deniz mavi yürek mayisinde yüzüyor hayaller. kerteriz almadan ilerliyoruz mutlu bir sokulganlıkla yanaşırken ufkun en kızıl çemberinden geri dönüyoruz. kendisiyle dolu yürek gel gitleriyle kabarmış mayisinde tüysü titreşimler. yeri boş kalmış resim gibi mavilerde asılı kalmış çerçeve izi. geçmeli içinden yelkenler fora! alarga! 10.12.2006 ********* kerteriz almak:bir yerin hangi yönde ya da geminin nerede bulunduğunu pusula ile ölçmek. mayi:su gibi akan, sıvı halde bulunan. fora:''yelkenleri aç, açıl! '' komutu. alarga:''uzaktan geç, yaklaşma! '' anlamında bir gemicilik terimi.
-
BİLME
Sıyrılıp çırılçıplak herşeyimden Okşarken ürperiyorum, Ürküyorum ellerinden. Sarılıp bağrına basarken Kırıyorsun korkuyorum Gitme n'olursun yalvarıyorum! Karnımda yediveren güllerim Kırılır, kırılır ellerim Daralır, daralır yüreğim, gitme! Hep aynı, yine, yeniden Kanarım, dolarım, boşalırım, eririm Bir fiske yeter, vurma paramparçayım! Arsız bir böcek gibi İnadımdan ayakta İnatla güzel İnadımdan bal akar hala dudakta, gitme! Hüzünlerim erir, kurur gözyaşlarım Kokuları köpük köpük denizlerim Sıcacık parlak güneşlerim Sabahlarım ne güzel, gitme! Gelsin iblislerin en hayasızı gece, Hadi hazırım herşeye Oyun, oyun, oyun Körebeyim ben Çıldırtan sen, kışkırtan sen, Kudurtan sen, saklanan sen... Görüyorum, biliyorum Orda bir yerdesin Çıplak, çırılçıplak Gerçek! Yarısı sen, yarısı ben Yarısı kanat, yarısı yürek Dışı kabuk, içi parlak Akar irin akar, Bağırır ses cırlak! Tanrım! Tanırım! Erkek! Aynam sana bakar Saçım sana taranır Gözüm sana kayar Etim ister canım çeker. İnce belli bardak Gerdan kıran kaltak Kaypak şeytan ben miyim, bak? Tüllerin ardında sen ve ben Buğulu sisli aynıyız. Üşürüz sabahları ayazda Yanarız ateşlerde Kanarız kırmızı Güler, oynar, söveriz Ağlarız acılarda Görmek istiyorum aç içini, gitme! Yaraların? Hep bildik yaralar Gül basarım, öperim Ya ötesi? Ötesinde ne var? Gitme, konuş yalvarırım! Bu öfke, korkun neden? Ölüm? Birlikte ölelim hadi! Ya da tutma uçsun kelebekler! Gel yere inelim beraber Kaf dağının ardındaki güzele Mağaradaki cine, hadi! Aç bakmak istiyorum içine, gitme! Mis kokum hanımellerim yetmez mi? Dayanırım, hala kanar yürek Kuşlarım göçtü, hala kıpırdar içim Denizlerim bitti Boşa çekerim, gitmez kürek! Gitme yoruldum! Gitme dur! Neydi bana diyeceğin Neydi, neydi? Haykır hadi, söyle! Kuşlar, karıncalar bile sırdaş Saklanma, kaçma, yaklaş Hep esrarlı, kaypak Bu kadar içimdeyken Bu kadar uzak! Yanıyorum ateşlerde Yalınayak Gitme, kavruldum! Yüreğim yüreğinde atar, Kanım kanına ateş salar, Yarılır çatlarım damar damar Yine uzak, yine uzak! Boşa koştun, yorulmadın mı? Bağlasam durmaz dalaşın Hırsından zincirleri kırarak, Avlanacak av kalmadı, bırak! İstemem, okşa saçımı Dizimde uyu, kokla koynumu İstemem gitme, bırak oyunu Gitme yoruldum! Gitme yoruldun! Hep tetikte yürek, gitme Tüm yollar bildik Sular hep aynı Heryerde aynı güneş Aynı soğuk, aynı sıcak, gitme. Kurudu toprağım Çatladı dudaklarım Susadım... Avutmuyor rüzgarın sesi Aksa da boş çağlayanlar, çeşmeler Kırıldı testim... Yitirdim seni, biliyorum Anladım... Aynı güneş değil doğan Aynı soğuk değil üşüdüğümüz Aynı yağmur değil yağan Aynı yolcu değiliz giden Anladım... Senin gözlerinden baktım içine Oradasın hep gitsen de Burada değilsin gelsen de Gördüm... Sorma gördüklerimi Bildiklerimi sorma Duyma dayanamam, işitme. Sen öyle kal. Git. Bilme... 19.03.2005 Ankara
-
DUVAR
Aramızda bu duvar Kapı duvar yüzün duvar Duvardan ses geldi Senden gelmedi yar Ne olur beni içine al Aramızda bu duvar Yar yarim duvarı yar Bırakma beni dışarda Özgürüm neye yarar Ne olur beni içeri al Aramızda bu duvar Kanar yaralarım sar Mahkumum sana yar Hapishanem bana dar Ne olur beni dışarı al 21.03.2005
-
AFFETSEM SENİ
Hava sessiz suspus Sinsi bir koku sis pis... Affetsem seni Yazık değil mi sana, bana? Yinelemek için günahı Fırsat mı şans mı sana? Zayıf cılız hafızam Unutmadı saklıyor hala... Çürümüş yapraklar ıslak, gri, yaş Ellerim kımıldamıyor, taş... Affetsem seni Acıyıp ta sana bana, Uzaklarda kalmış gülüşlerim, Yeşermedi bir daha Öldürdüğün düşlerim, Ellerim kirli ellerini Unutamadı hala... Toprak kokuyor küf küf İçim boş, bomboş, kof... Affetsem seni Affeder miyim kendimi? Bu suçluluk zindan Kara geceler biter mi? Körpecik korkularım depreşir. Unutmadım kanlı, kırmızı gözlerini... Ne bir ses havada ne de bir his Yokluyor kaçıyor sır,giz... Affetsem seni Yeter mi sana bana? Çekilmiş çileler kör kuyularda Günahın boynuna. Sensiz uyansam ne olur bir sabah ta! Unutmadım, nefesin sırtımda... Dipsiz bataklıklar göl göl Solmuş, kirli, kokusuz gül... Affetsem seni Biter mi acı,diner mi sızı? Neresinden baksam Acımasız haklılık,vahşi zavallılık Galip gelir sana bana. Unutmadım, kulaklarımda sesin... Havada barut kokusu,öç öç Bulutlar kaçıyor göç göç... Affetsem seni Bitse bu utanç bitse bu usanç. Yüzüm yüzüne dönse Bakar mısın gözlerime? Paylaşamam acını, unutmadım. Ellerim zincir, gözlerim kör... Güneş renksiz, fersiz,loş Işıksız, gölgesiz, sarı bir düş... Affediyorum seni. Bir ışık sızıyor karanlıklardan Yıkıyor, yakıyor ikimizi Görünür gibi oluyor içimiz Herşey, herkes haklı orda Sevdim bile seni hatta, unutmadım ama... Yağmur sağnak sağnak Güller açtı kucak kucak Hava burcu burcu yosun,toprak Çayırlarda guguk kuşu Sular ışıl ışıl, gümüş... Affettim işte seni! Boğma bırak artık beni Islansın gözlerim son defa Yeter bu acı sana da bana da Bitsin yeter bu pis hesaplaşma... 18.04.2005
-
BİRİ GİDER / KALANINDIR AŞK
seni düşününce içimde mavi bir kadife yırtılır ince ince ezilir yüreğim kanar. ne akşamın olduğu yerdedir ne şafakta teselli. biri gider, kalanındır aşk... binlerce provası yapılmış gitmelerin öfkeli, zalim, hain... kalmalarım acıklı, mahzun, gururlu... kafeste bir kuş gibi gözlerim yollar silik çağrılarla dolu. gittin, kaldım ya böyle... kalbim nefes aldırmıyor bırakmıyor beni bana yarasız kim sevebilmiş, kim sevilmiş doyana dek... söz yetişmiyor işte gittin, kaldım ya böyle. ölüm her yerde oysa gelebilir ansızın düşer gibi düşlerde uçurumlardan. kalbimin odacıklarında yankılanır resmin, resmin umarsız bir körebe. bir bıçak gibi şavkıyor öfke geçiyor damarlarımdan matem kıtaları. gittin, kaldım ya böyle... seni düşününce içimde mavi bir kadife yırtılır gürültüyle. çığlık çığlık akar mor oluklarda çürür kan... biri gider, kalanındır aşk... 30.07.2006
-
AŞKI YANLIŞ ANLADIM
Hangi ömrümde öğreneceğim aşkı? Kaç bahar geldim de dünyaya Aşkı ayrılık sandım... İlk kim düşürdü aklımıza aşkı Havva anamız mı ilk günahkar, kim? Nesil nesil devraldım Anamdan çok ağladım Ağladım ihanete, gidene ağladım. Oğul verdim soyladım Kızıma ihtiraslar bıraktım... Aşkı yanlış anladım Bir ömür yetmedi aldandım Az gittim uz gittim Bir arpa boyu yol gittim Bir de ardıma baktım Yalnızım, kalakaldım... Aşkı bir yer sandım Varamadım kayboldum O bir yönmüş meğer Anladım... Dönemedim Kalmadı zamanım... 17.05.2005
-
ACELEN NE
Aşkı dayanıksız olan, acelesi olandı Hayata diye koşan, ölümden korkandı. Aşk, acı çekmeye ya da çektirmeye Peşinen gönüllü olmaktı... Dönemeçleri süratle dönmen Değiştirmezdi hiçbir şeyi gerçekten Dingin ve sessiz bekleyişi bitirmeseydin Kendi bitecekti zaten... Takvim yaprağından hızlıydı sevdan Bir ömür yaşanacaktı, anlara sığan. Yıllar, aylar, haftalar, günler Ağır ağır sonlanacaktı zaten... Gitme telaşındaydı gelmen Zamanın önüne geçen korkun Bilinmez, ucu açık bir gelecekti Beklesen, dilediğince geçecekti zaten... 03.11.2004
-
DÜŞ
Bir şeyler olmalı Bahar gibi, yaz gibi Çiçekler açmalı, kokmalı Gül gibi, sümbül gibi Yeni şeyler yazmalı Şarkı gibi, şiir gibi Birileri gelmeli Dost gibi, sevgili gibi Kapı çalmalı Elinde nergisler. Güneşler doğmalı Sıcacık aydınlık. Düşler kurmalı Neşeli, iki kişilik Aşk gibi, sevme gibi Resimler yapmalı Nakış nakış, çiçek çiçek Emek emek toplamalı Toprak mis gibi kokmalı Sevinçleri kucaklamalı Meltem gibi, ışık gibi. Bir gülmeli bir ağlamalı Deli gibi, aşık gibi... 25.05.2005
-
ALDIRMIYORUZ
aşk iklimi meltem birden uçuşuyor eteklerim alev aleviz utangaç hem serin serin aldırmıyoruz nasılsa aşığız yağmurdan kaçıyoruz güzün pabuçlarımız delik ıslak ıslağız hem de sıcacık ellerimiz aldırmıyoruz nasılsa aşığız beş parasızız ne çok dükkan ne çok alacaksızız en çoğumuz bile az aldırmıyoruz nasılsa aşığız gidiyorsun kalıyoruz uğurluyorum titrek yollar uzak çekilir geleceksin yaza aldırmıyoruz nasılsa aşığız birden kışa göçmüşüz uçuşmuyor eteklerim yağmur ıslatmıyor herşey ne ucuz yollar kimsesiz aldırıyoruz nasılsa aşksızız 19.06.2006
-
DOKUNMA YÜREĞİME
Dokunma yüreğime kanar Sevmişti seni bir zamanlar. Seslenme anılara küser Mutluyduk seninle o zamanlar... Ekimler hep sensiz, tenha Zaten hüzünlüdür hep sonbahar Yarattığımız küçücük bir dünya Yetmedi bize avuçiçi kadar... Biz ikimiz, ortak geçmişimiz Ne kaldı geriye, şimdi elimizde Öfkemiz, kavgamız, sevincimiz Delice bir tutku belleğimizde... Bilseydik gider miydik elele Onca yolu düşe kalka seninle Bu nasıl nefret bunca sevgiye? Her yanımız yara bere içinde... Yeniden gelsek seninle dünyaya Buluşur muydu ellerimiz yine Tanır mıydı yaralar birbirini O kalabalık mahşer yerinde? Ekimler hep tenha, yalnızlık Nisanlar hep acı, ayrılık. Gün gelir kalmaz belki sızısı Bunu hissetmek bile ne acı. Biz, ikimiz, ortak geçmişimiz Meğer suya yazılan bir yazıymış Biz seninle, sevmeyi sevmişiz Ah ne inanmışlık, ne aldanış.. Dokunma yüreğime, kanar Sevmişti seni bir zamanlar. Seslenme anılara, küser Mutluyduk seninle o zamanlar... 01.05.2005
-
BEN BURDAYIM
Oturup duruyorum ben hep burdayım hoşgeldinizler güle güle gidinler için dinlemeye hazır kulaklarım sizi ünlemeye hazır dudaklarım isminizi oturup duruyorum bomboşum kapım açık çaldığınızda ekmeğim azığım hazırda sofralarım işe yaramak için ellerim camlardan sallamaya geldiğinizde sarılmaya sıvazlamaya sırtınızı silmeye gözünüzü açmazlarınızı açarım çıkmazlarınızdan çıkarım dertlere deva yaralara şifa için ben hep burdayım oturup duruyorum yarım kalan işler için boş vakitler için bomboşum burdayım öfkenizde soluk üşümenizde sıcak yandığınızda serin aldığım nefes de sizin dağılanı toplarım susmaları anlarım nasıl olsa bomboşum oturup duruyorum duacıyım sağlığınıza varlığınıza hep gelin ben burdayım beklerim oturup duruyorum bomboşum (Bir anneden sızlanmalar) 13.01.2005
-
EY AŞK!
gece alınyazımı sakla büyüsün aya üfle. gece ey gece. mil çek gözlerime gizle ayıbı günahı. kaç aşka yorgan oldun kaç aşka yataklık etti yüreğin? kaç masal mutlu bitti, söyle! kim çıktı kerevete, kim murada erdi? gece ey gece, sürme! sürme, zifiri korkuları gözlerime. gece çoğul aşklara gebe bense tek aşkın yeniği yüreğimde güve kelebeği. kaç hayat sığdırdın bir ömre? kaç ayna istersin, yansıtsın seni? söyle! sen aynı yüz oldukça. kırk aynalı odada çılgın nergis can çekişmede. gece ey gece! sürme! sürme yarama elini. neresinden bakmalı, neresinden tutmalı? iğneli beşikte beledim kanar bedenim ne yana dönsem iler tutar yanı yok aşk acılarını silkeledim delik deşik gömleğim. gece ey gece! bakma! bakma içime! bakma, aşkı yazar kalemim elim ermez dilim varmaz sana kötü demeye. aşk yakışıyor şiire, onur bir de... aşk masal gerisi gece... ey gece sür! sür gözüme ağuyu dilime suskuyu. bende misin değil misin? hangi rüzgarın peşindesin? nerede kaçışın? nerede çağırışın? ne seninle ne sensiz ey aşk! gece vur yüzüme yalnızlığımı düşsün eteğime gün doğunca tutundum sana ey aşk! bakma içime gece!
-
DÜŞTÜN
Düşümdeydin dün gece Öyle güzel bir düştü Bana yıldızları veriyordun Işıl ışıldı yüzüm Yıldızları tutuyordum Düşümü hayra yoruyordum Öyle güzel bir düştü Uyandım Kirpiğimden yere düştün Düştün Düştü Düş 30.10.2005
Jump to content