kulum tarafından gönderilen her şey
-
YAZMIŞ...
Kadir Mevlâm bu sevdâyı; Damar damar öze yazmış!.. Gül eylemiş hoş edâyı; Gönül denen köze yazmış!.. Kula vermiş cümle varı; Vecde salmış vefâdârı!.. Edep, erdem, namus, arı; Tesbih eden söze yazmış!.. Cana sunmuş emâneti; Duyan tatmış adâleti!.. Bir ibrette bin hayreti; Kalbe giden ize yazmış!.. Sabır demiş bende bana; Aşk odunu sermiş cana!.. Nefsi atmış bir cihâna; Ömrü çoğa aza yazmış!.. Gün müsâvi olmaz güne; Günü almış dünden öne!.. Bu hikmeti döne döne; Hakkı gören göze yazmış!.. Bilmiş gönül âlemini; Öyle çalmış kalemini!.. Ömrün o son gül demini; Yaza, kışa, güze yazmış!..
-
YÂ RAB...
Senden geldim dönüş sana; Koyma beni, bana Yâ Rab!.. Bir aşk tattım senden yana; Böyle yandım cana Yâ Rab!.. Senden seni istedim ben; Bu duamı çok görme sen!.. Bu can denen koca evren; Sığmaz oldu tene Yâ Rab!.. Kul neylesin bu hikmete; Gül yansımış her sûrete!.. Gönül bakmaz bu servete; Bu şöhrete, şana Yâ Rab!.. Sensin bende beni bilen; Tesbih ile kalbe dolan!.. Arzdan, arşa her var olan; Seni söyler Sana Yâ Rab!.. Varım sırdır mârifette; Nûrun yansır hakikatte!.. Bu aşk ile bu halvette; Doldum günden güne Yâ Rab!.. Akıl netsin her efkâra; Aşk sarılmış aşk esrâra!.. Saldın özge bir diyâra; Düştüm yönden yöne Yâ Rab!..
-
GÖR...
Ey gönül, çektiğim aşk denen derdi; O benlik dağını sel alsında gör!.. Bir can oda düştü, bin can yeşerdi; Sevdânın rengini gül alsın da gör!.. Bu dertte usûl var, ar var, adap var; Kulluk var, çile var, hesap, kitap var; Ölmeden ölümü duyan azap var!.. Nefsin bu menzilde yol alsın da gör!.. Sözüm dilden dile gider göçümde; Niyâzım âh eyler ağlar suçumda!.. Bir himmet ocağı tüter içimde; Gönül dost elinden el alsın da gör!.. Müptelâ olmuşum Mecnûn adına; Ney gibi dağlandım vuslât oduna!.. Düşmüşüm bir aşkın istidâdına; Leylâyı elinden çöl alsın da gör!.. Yakup aşk elinden böyle mi yanar? Yusuf'un hasreti dert olup kaynar!.. Bildim ki başımda bir âlem döner; Zamanın seyrini hâl alsın da gör!.. Takdir böyle yazdı tedbir sınadı; Kimi nasip dedi kimi kınadı!.. Bu aşkın yüzünden aklım bunadı; Emanet yükünü kul alsın da gör!..
-
KANDIM ERENLER...
Gönül dergâhında, vuslât yolunda; Mevlâyı aşk ile andım erenler!.. Her nefes can bulan hikmet dilinde; Sevgimi âleme sundum erenler!.. Halvette kaynadım, çilede doldum; Yakını buldukça yakından oldum!.. Tefekkür seyrinde manâya daldım; Yandım hâl içinde yandım erenler!.. Girdim ak ihrâma şevk ile saf saf; Hakkın mâbedini eyledim tavaf!.. Bu nice âlemdir, bu nasıl evsâf ?.. Lisân-ı hâl ile döndüm erenler!.. Takvâya büründüm, zühde donandım; Gâhi müjdelendim, gâhi kınandım!.. Bu aşk menzilinde canla sınandım; Can ile elendim, yundum erenler!.. Bir nûrlu doğuştur bu gülen bahar; Hakikat sırrını eyliyor izhâr!.. Ömrümün bahtına netsin bu efkâr; Bir gönül burcuna kondum erenler!.. Eyyuba can dedim sabra dayandım; Ashâbı-ı kehf gibi asra uyandım!.. Hızırdan Musaya bir ilme yandım; Bir âb-ı hayâttan kandım erenler!..
-
SIR BENİM...
Can özüme baht okları atılır; Aşk derdiyle güle dönmüş nâr benim!.. Söz gevherim, diyâr diyâr satılır; İnci, mercan, elmas, yakût, dür benim!.. Sel misâli coştum, taştım, duruldum; Kırk menzilde kör nefsimle soruldum!.. Çilem doldu aşk elinden vuruldum; Dört kapıda yanıp tüten kor benim!.. Çektim zaman perdesini edeple; Her ibreti, hikmet bildim sebeple!.. Takvâ gülüm seçilir mi neseple?.. Yazan yazmış hayır benim, şer benim!.. Mârifette bir can eler eleğim; Kara kışta gonca tutar yüreğim!.. Kaç kez doldu bu aşk denen peteğim?.. Ayet ayet bu okunan nûr benim!.. Gam bulutum, rahmet olur dökülür; Can evimden benlik taşım sökülür!.. Vuslât diye can bedenden çekilir; Nefis bende kolay benim, zor benim!.. Sevgi bende, sevda bende, aşk bende; Bir can için ten öğüten çark bende!.. Var içinde bir ilâhî fark bende; Tâ Elestten çözülmeyen sır benim!..
-
KUR'ÂN BENİM...
Gönül, dinmez aşkın gamı; Nişan bende, bürhân benim!.. Her bir nefsin var hitâmı; Yük bendedir, mizan benim!.. Günden güne döner şeklim; Daim Hakka gider naklim!.. Bu hikmete ermez aklım; İdrâk bende, izân benim!.. Yazan yazmış olan işi; Menzil menzil akan yaşı!.. Budur ömrün yazı, kışı; Devir bende, devrân benim!.. Benim arzın has mayası; Bende erir nefs kayası!.. Kaynadıkça aşk deryâsı; Arşa yağan fermân benim!.. Garip kulum, bî-ganeyim; Mecnûn oldum divâneyim!.. Aşk elinden pervaneyim; Dosta giden kurban benim!.. Ezel bildim aşk izini; Yakan yaktı ilk közünü!.. Şerh eyledim can özünü; Âlem bende Kurân benim!..
-
BİLDİM BENİ...
Garip kulum yokta, varda; Ezildikçe bildim beni!.. Kader denen bir esrârda; Çözüldükçe bildim beni!.. Ne sınır var ne bir boyut; Gönül dolan, yağan bulut!.. Nefsi saran korku, umut; Sezildikçe bildim beni!.. Baş koymuşum gelen emre; İmân nûru sığmaz ömre!.. Her amelim hayra, şerre; Yazıldıkça bildim beni!.. Hayat ölüm, ölüm dirim; Nefsim yerde sürüm sürüm!.. Nesimî tek yanan derim; Yüzüldükçe bildim beni!.. Ebet günüm ezelim var; Sekiz cennet menzilim var!.. Haram içre helâlim var; Süzüldükçe bildim beni!.. Budur yüküm, yolum, yönüm; Bende gider ilkim, sonum!.. Nefes nefes her bir günüm; Derildikçe bildim beni!..
-
BUNCA YILDIR...
Bende imiş gönül putu; Ezip durdum bunca yıldır!.. Nefsi sarmış gam bulutu; Süzüp durdum bunca yıldır!.. Umut dolmuş eleğime; Terim damlar emeğime!.. Bir sevdâyı yüreğime; Yazıp durdum bunca yıldır!.. Bu aşk beni benden aldı; Alıp dertten derde saldı!.. Yalan dünya kime kaldı? Gezip durdum bunca yıldır!.. Varda buldum kudretini; Aldım ömrün ibretini!.. Tende canın hikmetini; Sezip durdum bunca yıldır!.. Kınamasın dostlar beni; Bu od yaktı gül bedeni!.. İçimdeki öz madeni; Kazıp durdum bunca yıldır!.. Ezel soran ebet olur; Her arayan aslın bulur!.. Bu esrârı bilen alır; Çözüp durdum bunca yıldır!..
-
DALIP GELDİM BU KAPIYA...
Can neylesin hırs u hevâ; Silip geldim bu kapıya!.. Kulum, kulluk oldu revâ; Bilip geldim bu kapıya!.. Hakikattir varda olan; Mârifettir cana salan!.. Sensin nefsi satın alan; Alıp geldim bu kapıya!.. Aşk libâsı sardım cana; Can bezedim kurban sana!.. Nefes nefes yana yana; Dolup geldim bu kapıya!.. Nefsi bildim nefsim bile; Ceht eyleyip hakkı bula!.. Bir halvette dola dola ; Olup geldim bu kapıya!.. Aşkın aldı her sözümü; Hasret yaktı can özümü!.. Senden gelen ilk izimi; Bulup geldim bu kapıya!. Seni söyler bu ten, bu can; Canda yüklü iki cihân!.. Akıl aciz gönül hayran; Dalıp geldim bu kapıya!..
-
BALI BULDUM BALDAN OLDUM...
BALI BULDUM BALDAN OLDUM Mevlâm bir aşk verdi bana; Hâl içinde hâlden oldum!.. Düştüm özge bir mekâna; Menzil, makam, yoldan oldum!.. Nefs elinden bî-karârım; Vuslât arar intizârım!.. Akıp gider söz pınarım; Dile düştüm dilden oldum!.. Söktüm benlik davâsını; Derdim ömrün cefâsını!.. Kim sürmüş ki sefâsını? Tahtı buldum, yelden oldum!.. Ne direk var ne bir yama; İki büklüm olmuş semâ!.. Aşk okuyan her ilhâma; Gönül verdim, elden oldum!.. Işıldasın bu can nûru; Ayan olsun varın sırrı!.. Arşı tutsun edep, arı; Gülü buldum gülden oldum!.. Niyet yüklü her âmele; Bahtım bağlı tâ ezele!.. Kovanımı verin yele; Balı buldum baldan oldum!..
-
YOLU BİLSEN...
Sen A Gönül, bu âlemde; Sende açan gülü bilsen!.. Tedbir yüklü bir kalemde; Takdir eden eli bilsen!.. Bu devrânda yandı varım. Aşk elinden târumârım!.. Çekildikçe can damarım; Bu bendeki hâli bilsen!.. Ömür çarkım âh çekende, Hasret odum dert dökende; Bu göz yaşım şirk sökende; Çağladığım seli bilsen!.. El uyanır öz sesime; Söz kâr etmez hevesime!.. Bir nefsimden bir nefsime; Döktüğüm bu dili bilsen!.. Seven böyle söz dökmez mi? O beklenen gün sökmez mi? Can özüme gam çökmez mi? Başta esen yeli bilsen!.. Aşk yazılmış bir tapuya; Can sığar mı bu yapıya?.. O kapıdan bu kapıya; Menzil, durak, yolu bilsen!..
-
İNCİNSEN DE İNCİTME SEN...
İNCİNSEN DE İNCİTME SEN Gönül, yüz dön kin gütmekten; İncinsen de incitme sen!.. Dost bîzârdır incitmekten; İncinsen de incitme sen!.. Nûr nefesin aşk dolanda, Gülün yanmaz od alanda!.. Sözün başa dert olanda; İncinsen de incitme sen!.. Can olur mu candan ırak? Geç ağyârı, sen sana bak!.. O yan çıkan nefsi bırak; İncinsen de incitme sen!.. Sen ki terki terk eyledin; Günü dünden berk eyledin!.. Tâ elestte ne söyledin?.. İncinsen de incitme sen!.. Sendedir arz, arş-ı aâ; Böyle yazmış Kadir Mevlâ!.. Bir hikmettir bu dert, belâ; İncinsen de incitme sen!.. Marifettir hakkı yaymak; Hatır almak, hatır saymak!.. Sana düşmez gönül koymak; İncinsen de incitme sen!..
-
TÂKVA GÜLÜM...
Tâkva gülüm, bu yürekte; Damar damar koka böyle!.. Hasret odu bu dilekte; Her zerremi yaka böyle!.. Has bahçene geldi bu kul; Gül gül açmış erkân, usûl!.. İbret ile baksam asıl, Bir emanet yüke böyle!.. Gönül gerek vasfın göre; Himmet ekip, hikmet dere!.. Edep gülü düşmez yere; Dallar bağlı köke böyle!.. Her dem ömrü süze süze; İşte özüm, çıktı yüze!.. Nefs odur ki gelip dize; Taşı taştan söke böyle!.. Şaştım, nedir ayrı gayrı? Dost yolunda olmaz eğri!.. Bana bildim olan seyri; Dil çözülüp aka böyle!.. Ezel kandım bu iksire; Tedbir netsin o takdire?.. Söz kâr etse bu hakîre, Var yüklenir yoka böyle!..
-
MEVLÂ'M SANA...
Ben bu takvâ libâsını; Giyip geldim Mevlâ'm sana!.. Öze sözün en hasını; Koyup geldim Mevlâ'm sana!.. Bir aşk verdin arştan yüce; Şahidimdir gündüz gece!.. Günü günden daha ince; Duyup geldim Mevlâ'm sana!.. Karun yandı mülke mala; Mal kimin ki kime kala?.. Kulun kul olduğu yola; Uyup geldim Mevlâ'm sana!.. Dert eledi gönül seçti; Can arınıp tenden geçti!.. Nefis, nefse bir sır açtı; Yayıp geldim Mevlâ'm sana!.. Sana ayân düştüğüm hâl; Ben olmuşum bana misâl!.. Boynumdadır onca vebâl; Sayıp geldim Mevlâ'm sana!.. Tedbir işler her işimi; Sen sakladın gözyaşımı!.. Aşkın ile hoş başımı; Eğip geldim Mevlâ'm sana!..
-
HAYAT DENEN...
Hayat denen değirmende; Dönüp durdum bunca yıldır!.. Payım aşkmış bu evrende; Yanıp durdum bunca yıldır!.. Yâ Rab bildim bu yol senin; Kulluk çetin, can nazenin!.. Çağladıkça her düzenin; Kanıp durdum bunca yıldır!.. Senden aldım bu yüreği; Sana açtım her dileği!.. Elendikçe baht eleği; Sunup durdum bunca yıldır!.. Kerem eyle kul hâlına; Emsâl var mı emsâlına!.. Bu gam yüklü söz dalına; Konup durdum bunca yıldır!.. Hakkı söyler her bir sözüm; Aşk çarkında inler özüm!.. Bir esrâr ki sende çözüm; Anıp durdum bunca yıldır!.. Bulut sarmış gam başımda; Ömrüm erir nefs taşımda!.. Bu ne seldir gözyaşımda? Yunup durdum bunca yıldır!..
-
KUL OL DA GÖR...
Canda aşkın varlığını; Suya hasret çöl ol da gör!.. Gökte bulut zorluğunu; Sen yağmur ol, sel ol da gör!.. Mahşer, mizân nedir cana; Kaç yol çekildim divâna?!.. Gönül düştü bir irfâna; Od içinde gül ol da gör!.. Ben ki bana sır olmadım; Kör nefsime yâr olmadım!.. Bir âleme dar olmadım; Tesbih eden dil ol da gör!... Terk eyledim her bir terki; Nefsi bildim buldum Erki!.. Fark içinde sezdim farkı; Usûl, erkân, yol ol da gör!.. Cümle vara bir aşkla bak; Kalbe nedir yakın, uzak?!.. Her bir zerrem döner mutlak; Gir bu çarka mil ol da gör!. Hakk kudreti sindi cana; Ten eridi yana yana!.. Düştüm özge bir zamana; Bir Sultana kul ol da gör!..
-
KUL OL DA GEL SEN...
Ey gönül bu sırra ermek dilersen; Halil’in odunda gül ol da gel sen!.. Can ile cihânı görmek dilersen; Ar, edep bürünüp al ol da gel sen!.. Sınansın, elensin her bir dileğin; İhlâsla yeşersin secde çiçeğin!.. Mevlâ’nın adıyla yansın yüreğin; Tedbirde takdiri bul, ol da gel sen!.. Düş de yan, bu sırrın ma’nâ özüne; Hakk’ı tesbih eden varlık izine!.. Aldanma kör nefsin sözde nazına; Sen Hakk’ı seninle bil ol da gel sen!.. Bilmem, duyan var mı bu âh u zârı; Aşk koydu bağrıma bu intizârı!.. Öz içimde buldum özge diyârı; Her dem Hakk’ı anan dil ol da gel sen!.. Bir ömür nefsimle, hesâba durdum; Kaç gönül derdini, derdime sordum!?.. Kaygımı şerh ettim, hayıra yordum; Yusuf zindanında hâl ol da gel sen!.. Bir rahmet yağar ki yüceden yüce; Sınandım, öğündüm inceden ince!.. Şahittir her uzvum, her ses, her hece; Ey gönül kulluk bil, kul ol da gel sen!..
-
AŞK ÂLEMİNDE...
AŞK ÂLEMİNDE... Güzel insan, Bekir Oğuzbaşaran Hocama, Bana aşkı soran sâlik; Aşk elinde sır ol da gör!.. Kulluk nasip kıldı Hâlik; Gül içinde kor ol da gör!.. Sildim gönül darlığını; Ârif anlar zorluğunu!.. Mutlak Varın varlığını; Bir Var ile var ol da gör!.. Attım şöhret, şanı baştan; Aşıp geçtim her telaştan!.. Kör nefsimi söktüm taştan; Zümrüt, elmas, dür ol da gör!.. Beni bende aşk yandırdı; Yakıp candan usandırdı!.. Bu hikmete dayandırdı; Edep bürün ar ol da gör!.. Öz olmasa söz inmezdi; Aşkım âleme sinmezdi!.. Acım yarın da dinmezdi; Ecel ile bir ol da gör!.. Bu hâl sözle bilinir mi? Aşk bu kalpten silinir mi?.. Dost yanından gelinir mi? Gel ışık ol, nûr ol da gör!..
-
A SEVGİLİ...
Aşk derdiyle yana yana; Sevdim seni a Sevgili!.. Bir can verdin, verdim sana; Sevdim seni a Sevgili!.. Ömür doldu baht yayına; Elem düştü can payına!.. Dalıp manâ sarayına; Sevdim seni a Sevgili!.. Bu gönülde bildim seni; Sen donattın gül bedeni!.. Okudukça bu düzeni; Sevdim seni a Sevgili!.. Aç bildiler tok garibi; Çok gördüler çok garibi!.. Sensin mülkün tek sahibi; Sevdim seni a Sevgili!.. Kalbim titrer her anışta; Âlem döner bu yanışta!.. Bu sevdâya ilk kanışta; Sevdim seni a Sevgili!.. Bir kulunum geldim sana; Âb-ı hayat kana kana!.. Yol ver dolam bu irfâna; Sevdim seni a Sevgili!..
-
AY İNCELİR...
Bir sevdâya gönül verdim; Cennet kokar baharından!.. Çiçek çiçek edep derdim; Bal süzülür gülzârından!.. Gökler ona kucak açar; Arş süslenir, nûrun saçar!.. Söz, hâl olur özden geçer; Can tutuşur ikrârından!.. Gönül gönül yanışı var; Bir rahmetten kanışı var!.. Dostu öyle anışı var; Âlem döner esrârından!.. Bulut bulut için döker; Tevhît okur dosta akar!.. Gün aşk ile bağrın yakar; Ay incelir efkârından!.. Tenim soldu günden güne; Güç yeter mi geçen güne?.. Bu aşk beni saldı öne; Alıp benlik diyârından!.. Hatır sordum, bir sır açtım; Yol içinden yola geçtim!.. Has bahçede bir gül seçtim; Güle döndüm gül varından!..
-
SENİ BİLDİM...
Aşk derdiyle düştüm cana; Akıl bana akıl değil!.. Ömür damlar bu irfâna; Rüyâm nasıl asıl değil?!.. Benim bana yakın, uzak; Gönül oldu dosta durak!.. Yazılmışım varak varak; Can ma’nâdır, şekil değil!.. Bir yol çizdin tâ ezelde; Hasretin var her emelde!.. Kimse garip gurbet elde; Benim kadar sefil değil!.. İşte varım, dosta helâl; Bir âleme oldum misâl!.. Olur mu ki sorgu, suâl? Yüküm lâldır, çakıl değil!.. Hayat fânî, dünya yalan; Bir sen varsın ayan, beyan!.. Akıl aciz gönül hayran; Seni bilmek kâbil değil!.. Ârif kula bu söz yeter; Farkın farkı sende biter!.. Can senindir sana gider; Nefis nefse kefil değil!..
-
SEFER EYLER...
Mevlâ'm bana bir aşk verdi; Sözü özde güher eyler!.. Gönülde bir hâle girdi; Arşı, kürsü nazar eyler!.. Akıl yetmez izâhına; Rahmet yağar dergâhına!.. Sevgi sermiş tezgâhına; Elif elif pazar eyler!.. Olmuş arzdan arşa direk; Bu efkârdan ince dilek!.. Kubbe kubbe dolan yürek; Ömrü, ömre bahar eyler!.. Damar damar akıp, çağlar; Ciğerimi yakıp, dağlar!.. Gelip geçsin diye çağlar; Bir gönülü diyâr eyler!.. Odur vuslât odum, korum; Onda takdir oldu varım!.. Aşk harcına aksın terim; Dost dost ile sefer eyler!.. Tuttum sıcak, saf elini; Şerh eyledim aşk hâlini!.. Ârif odur hak yolunu; Kat etmekte karar eyler!..
-
KESRET NEDİR...
Yâ Rab sana açtım elim; Gurbet içre gurbet nedir?.. Gönül oldu son menzilim; Yâ bendeki hasret nedir?!.. Kalbim ile görür gözüm; Varı vardan seçer özüm!.. Seni söyler alınyazım; Bunca ibret, hikmet nedir?.. Kulak verdim her bir dile; Adın ile düştüm yola!.. Ne hâldeyim kim ne bile? Beni saran hayret nedir?.. Yaktım aşkın envârını; Gezdim ömrün diyârını!.. Verdin cennet baharını; Önümdeki sırât nedir?.. Seni sever senle olan; Gönül koymaz, gönül alan!.. Beni sana yakın salan; Hâlvetteki vuslât nedir?.. Ezel duydum bu hitâbı; Sözüm oldu aşk kitabı!.. Kaldır gönülden nikâbı; Vahdet varken kesret nedir?..
-
KULUM BEN...
Kadir Mevlâ'm, aşkın ile hâl oldum; Yaradan sen, yaratığın kulum ben!.. Edep bildim her geçene yol oldum!.. Yaradan sen, yaratığın kulum ben!.. Gönül verdin imân ile süsledin; Nefis verdin, hâl içinde besledin!.. Her zerremi elif elif işledin; Yaradan sen, yarattığın kulum ben!.. Sâlih kula: Velîm dedin, aşk verdin; Bir sonsuza dönüp giden çark verdin!.. Sekiz cennet makâmından, köşk verdin; Yaradan sen, yarattığın kulum ben!.. Vâde verdin usûl, erkân, yolum var… Vuslât verdin umut yüklü dalım var!.. Gülşen verdin bir solmayan gülüm var; Yaradan sen, yarattığın kulum ben!.. Tâ elestte seni bildim, can senin… Secde eden ağaç, yıldız, gün senin!.. El açmışım, kapındayım ben senin; Yaradan sen, yarattığın kulum ben!.. Hakim sensin, hikmet söyler her emel; Rahmetinle sana akar her âmel!.. Neye baksam sen ordasın Ey Güzel; Yaradan sen, yarattığın kulum ben!..
-
ALLAH DİYOR...
Bir sevdânın ocağında; Dilim Allah Allah diyor!.. Kalbin vuslât durağında; Hâlim Allah Allah diyor!.. Kim anlar ki bu şaşkını? Cana kurmuş aşk çarkını!.. Çağladıkça gül aşkını; Selim Allah Allah diyor!.. Garip kulum çok acım var; Kim sorar ki ne sancım var?!.. Mevsim mevsim, diyâr diyâr; Gülüm Allah Allah diyor!.. Hasret doldu aşk sarayım; İnler durur yanık nayım!.. Bir ömürdür günüm, ayım; Yılım Allah Allah diyor!.. Bende rüyâ, bende gerçek; Takvâ ister kutsal emek!.. Seçtim, aldım çiçek çiçek; Balım Allah Allah diyor!.. Yerler gökler dağlar, taşlar; Hakk’tan yana döner işler!.. Ey sonsuza uçan kuşlar; Yolum Allah Allah diyor!..
Jump to content