Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

buket12

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

  1. Akşam vakti olduğunda, Koyu kahverengi çökmeye başladığında, Issız gecenin, Güzergah kurmuş gündüzün üstüne, Dağılırken avuç avuç tüm kasvet, Hıçkırık sesi duyarlar, Uzaktan geçenler. Olmaz ki, olmaz ki o an, Tutabileyim kara renkli eteğinden, Göğsünden koparayım meyvasını, Ve siteme dönüşen uğultusunda rüzgarının, Boğulayım dipsiz derinliğinde, Seni kaybettiğim gecenin. Özden Şanlıtürk
  2. Göç dalgası vurmuş bir kere son kez bakışlarıma, Yol tutmuş kervanlar, ırgat olmuş yürek, Kendir sarılmış sıcak duygu, canocağımdaki gam, Sokulgan zaman sarmış, kır düşürmüş saçlara. Palavra zaman, palavradan kopça sevgi, Düşmüş önüme akkor bir aşk, saçmadan gevezece, Hep gezinildi ya nihayetinde günlerce gecelerce, Kan lapası yalanların zalim pençelerinde. Kum kumsal akgüneş gibi yakut işlensin madenlerinde, Çekilmesin iç, çekilmesin sevda denizi kendince, Militan gecelerde doğan ay nasıl görüyorsa seni, Beni de görüyor nasır bağlamış ve bencilce. Tokmağıyla, kılıcıyla dayanmış kapıya yırtınıyor, Azgın salyalı gençlik oburu zaman, Bürümüş gözlerini açlık, bilmiyor ki yenilmez, Gün kurusu, taze çiçek o sevdam bana yaman.. Özden Şanlıtürk
  3. Erken açmış tanyeri, Deniz kokulu sahilde, Keman sesleri susmuş, Sessizlikse dört koldan. Çabuk adımların durmuş, Koşmuyor ardından sırtındaki pelerin, Semaya çevrilen bakşlar, Yağmurdan önce gibi. Gitme kal, der ya gözlerin, Olmazlar mızraktır saplanır, Sevdan dolu üzerimde taşıyamam, Su damlam, çiçek tozum, kum zerrem? Özden Şanlıtürk
  4. Seni çekiyorum içime, Hasret ocağından ayrılmış, Hikayen oluyorum cıvıl renkli, Simanda ışık, bir yumak oluyorum içinde, Samanyolu şarkısı kokan. Seni çekiyorum içime, Gökyüzünden alarak resmini, Kemanın oluyorum ince nameli çalan, Ellerinde yakut, gönül taşından damga, Serperek kucağına sevgi. Seni çekiyorum İçime, Akvaryum renklerini takarak, Saçların oluyorum telleri altın ipekli, Gözlerin oluyorum ışıklı, siyahı yaran, Dökerek kalbine aşk dilekleri. Özden Şanlıtürk
  5. Can konaklarıma uzanan nefesin vardı ılık, Kehribar gibi kalıcı, sarı dut tadında bir buram, Ak sevdalar vardı yüzünde, manolyalara benzeyen, Üflüyordun göz nurundaki bakışı en renklisinden. Gölbaşı kahkahaları, lunapark çığlıklarına, Islık rüzgar kokusu karışıyordu karanfilli, Işığından soyunmuştu güneş bakışlarımıza haset, İzliyordu uzaktan kalbime işlediğin nakışı. İçli desen mihrabım yakıyordu ışıklarını, Gönüller bezenmişti kakma sedefli mintanla, Kına gecesi olmuş görkem sevda sellerimizde, Giymiştik lacivertlerini en koyusundan aşkın. Özden Şanlıtürk
  6. Kim demiş haykıracak bir ses, yutkunmaca yok diye, Miyadı dolmayacak şarkılar var hemde tomarca, Ne kadar dilersen, desen desen göstereyim istersen, Sindiğim boş banklar bir sıra, sanki ekmek teknesi, Tekme atılacak boş kutular hala var bak sokaklarda, Soğuk gecelerde dolaşmaca çöp karıştıran köpeklerle. Berduşlar kadar bile olamadım, onlar bir adım önde, Özgürce bağırmaca, şişe kırmaca yok ki bende, Yem didikleyen delidüve, arsız kenelerse çok hızlı, Sahte surat, taranmış saçlarıyla kopardılar gülleri, Zaten sollamışlardı bilirsin, bir zamanlar hep beni. Gemi almış tayfalarını gidiyor, bir veda kornasıyla, Boğazımda demir lokma, gösterişli bir maden, Limanda martı sesleri, gönüldeyse fırtına, Zor be dostum çok zor, günler ağırmaz artık, Buruk eller bir yumruk, zaten geç kaldım gibi, Bende gitsem mi sence, artık bu vefasız limandan. Özden Şanlıtürk
  7. Avuçlarıma koyar mısın, İki tane pirinç, bir damlada su, Güneşi bulamazsam, Gözlerimdeki son ferden, Yol direklerindeki ışıktan veririm onlara, İç çekişlerimden hava, kirpiklerimden toprak, Bitkin yüzümle çatı olurum üzerlerine, Kalplerimizden birer köz de koyarız, Sonra filiz verirler büyürler çığlıkla, Çizgisiz sevinçlere uzanırlar bir çırpı, Gündüz ve gece aşkına, Binbir çınar devrilir, o zaman yıkılırdı işte, Yalvarışlarımdaki o heykel, o amansız fırtına. Özden Şanlıtürk
  8. Sırların kara çamur rengiyle, Kaplı biliyordun şimdiye dek hep beni, Fazla konuşamıyordum, Çünkü.. Çünkü gücüm dayanağım yoktu. Rüzgar, yağmur, köpek sesleri, Ve ayışığının, Büyülemekten öte güzelliği, Seni yaşatan, ölümsüz kılan, Bir sevgi mayhoşluğu ile, Bedenimi saran etkenler, Ulaştırıyor onlar beni, Ruhuna ve sana.. Anlatması öylesine zor ki, Bütün bunları, Dilim dilim ifade edebilmek sana. Ama ümitsiz değilim, Duyduğunu sanıyorum yüreğinin, Kalıplaşmış tekdüze gündüzlerinde hayatın. O ümitle şekilleniyor duygular, Düşlemek, düşlemek rüya kasırgasında, Unutulan seni çimlendirebilmek, Yaşatabilmek amacım, Olsa da buseleşip kısalan anılar, Gözbebeklerimde.. Dönecek yaz güneşini bulmaya giden kuşlar, Çok yakında, Buzlardan çözülmüş köhne yuvalarına, Ya sen? Dönebilecek misin? .. Özden Şanlıtürk
  9. Karların olduğu yere gel, kimin kimsen olmadan, Doğduğun andaki gibi yalın ve masum yüzünle, Orada beyazlar olacak sadece, siyahlar görünmeyecek, Dönülmez yolu tut, önü ışıldayan apaçık ve genişce, Kimilerine göre kaçışsa bu, kaçman gerek sessizce. Mehtap duracak üzerimizde, etrafımızda gülşenler, Sonra gözlerin olacak içimde barınan, yıpranmayan, Yudumlarında gezineceğiz aşkın salsız sandalsız bir sefa, İzler bırakacak üzerimizde gülümseyecek kalplerimizin ateşi, Riyalar utanacak, gökkubbe sunacak sönmeyecek güneşi. Ilımanları, sadeleri örtün, kokusu çıkmayan fesleğenlerle, Okumakla tükenmeyen romanım, gitmekle bitmeyen yolum, Dilber yanaklı, al benli beyaz gelincik sevdam ol, Sevgilim ol, canım ol, sonsuzlukta son durakta ebediyen, Orada tepelerde, karlarda olacağım beyazlar içinde seni bekleyen. Özden Şanlıtürk
  10. Ay düşse önümüze bir huzme, Raks?ına insek, bir yudumluğuna kalbin, Uçuşlarımız kandilli, bakışlarsa fistanlı, Mayhoş kenarlarında bir tur, Gaipsiz okyanus çizgisi gibi, Pırlanta sadeliğinde aşkın. Dokunsak yıldız kuyruklarına, Onlardan ellerimizde bir parça, Un ufak konfeti, sallasak özgürce, Görünmez gölgeleri soğuk ve beyazca, Pervaz gibi sarıldığımız hasretin, Önüne koysak bir taş dursun ve donsun diye. Kurulmuş zemberek, bahtı günsüz ayrılık, Kaytan geceler, kabarık yas, ıslak yastık, Dövülmüş harman ve beklenti biraz, Koynumda sakladığım işte bu ayaz. Özden Şanlıtürk