-
OKUMA BU ŞİİRİ
Okuma bu şiiri. çünkü sana yazılmadı. çünkü, yoksun artık bende çünkü senden bir iz kalmadı. çünküsü var çünkülerimin ayrılık makamında. güftesinde dudaklarına susuzluğum. her ne kadar sevsemde seni sana değil bu şiir. izin vermiyor senime zayi uyruğum. İrfan Bakırcı
-
BU SIRADAN BİR HÜZÜN
Soluyor yüreğimde hayal meyal duran resmin. her gün biraz daha unutuluyor yüzün. bakma ıslaklığına gözlerimin. bu alışkanlık bende. bu sıradan bir hüzün. gidiyor sıcaklığı ellerinin ellerimden. her an biraz daha buz kesiyor dudağımdaki buruk tebessüm. bu unutkanlık bende. arıyorsam seni yeniden başlamak için değil teşebbüsüm. gidiyor ismin harf harf fikrimden. o kelimecikte artık yeni manalar keşfediyorum. her ne kadar gitmesede zihnimden o eski resmin. bir daha bakmayacağım senli albümlerime biliyorum.. İrfan Bakırcı
-
Y ENİ G ELDİM
Y eni G eldim yeni geldim acılar ülkesinden. terliyim sarılma.. ama korkmada... sızılarım beni yaralar içten içe. sızmaz dışarı kahırlarım, değmez kimseye. ben acımı yüreğimde yaşarım. korkma ancak sevdamla bir gönülde taşarım. lakin yeni geldim acılar ülkesinden. ne olursun darılma hemen, sadece birazcık zaman tanı. bilmiyorsun, eski aşklar çok yoruyor adamı... İrfan Bakırcı
-
BU İŞTE BİR YANLIZLIK VAR
Bu giden senmisin. böyle geldiği gibi. hissetmiştim gideceğini ama, bir ihtimal demiştim. yani okadar aşikar değildi. peki bundan sonra nasılgeçecek önümüzdeki yıllar. galiba bu işte bir yanlızlık var. biraz daha oyalansaydın. saklı kalmış yanlarımı, kimsenin tatmadığı, yada şekerini az bulduğu acılarımı oyalansaydın. bide gülüyorsun halime giderken. yüzünde dibine kadar arsızlık var. sonunu göremeyecek kadar yitirmedim daha aklımı. belli bu işte bir yanlızlık var. İrfan Bakırcı
-
İYİ ETTİN
kaçağım bu akşam. kusura bakma gelemedim yasına. öldürmüşsün beni yüreğinde ve açmışsın kapılarını bir başkasına. git desen giderdim zaten. vurman gerekmezdi böyle ta içerimden. faili sensin bu cinayetin. hala gülüpte halime beni bin parçaya bölmekmidir niyetin? gittin. ama boşver deymez bana iyi ettin. İrfan Bakırcı
-
HOŞÇAKAL CANIM
Hoşçakal Canım hoşçakal canım... hep olduğun gibi... benim dağınık bir gazel gibi kalışım döndürmesin seni yolundan. gözbebeklerimin büyümesi istemsiz iç çekişlerim tutmasın kolundan. hoşçakal canım., hep öyle kal... ses çıkarma... gizliden git.. belki gitme derim. belki gözyaşı dökerim. ağlarım. biliyorsun uykum hafiftir. uyanırım. hoşçakal canım.. görüyorum gidişini... hissediyorum. hoşçakal canım.. ben uyanmadan git yalvarıyorum..... hoşça...kalma canım..... git.......... İrfan Bakırcı
-
HOŞÇAKAL
hoşçakal, çok hüzzam bir kelimedir. hoşça kalınamayacağını bile bile söylenen aslında manası ifade edilmeden çokça kullanılan. kimine mutluluk verip; kimini yaralayan kanatan, sancıtan, acıtan. acıtan.......................... hoşçakal çok hazin bir kelimedir. daha çok yine görüşürüz. hoşsun, hep böyle kal maksatlı olsada; nadiren artık görüşmeyelim. unutalım hoşçakaldığımız anları. yarına bakalım ayrı ayrı ifadesidir. ne kadar hoş kalınabilecekse..... hoşçakalıyorum sevgilimartık dediğin, istediğin gibi kalıyorum. kalakalıyorum olduğum yerde, tuzlu damlacıklar süzülsede usul usul yanaklarımdan mağrur ve yavaşça. sen hoşçagidiyorsun ben (baka) .. kalıyorum ardından... hoşça.... İrfan Bakırcı
-
BEN ONUN YALANCISIYIM
yağmur yağdı sandım, ağlıyormuşsun. vakit geceyi bulmuş haberim yok. korkarım ben karanlıktan, yağmurlarda içimi üşütür. sil gözyaşlarını, ısınsın içim. bana bir avuntu bırakmışsın, nemli gözlü bir resim, ıslak ıslak bakan iki kara göz. sabaha çok var, senin de gözyaşların ürkeklikten galiba. kıs gözlerini, sessizlik olsun yanaklarında. hiçbirini harcamadım gözyaşlarının, bak hepsi avucumda. bir gün dönecek diyor rüzgar. sahi, dönecekmisin? sabah olacak mı? saatim durmuş, saniye hala sessizlikte. ben yapayalnız ve sensizlikte. ama rüzgar söz verdi. getirecekmiş seni bulutlarla, yağacakmışsın bana. ıslak ıslak okşayacakmışsın saçlarımı. göhsünde uyanacakmışım sabahlara. açtım bak ellerimi semaya, hadi gel,düş artık avuçlarıma. sakın üzme beni olur mu? incitme hislerimi. kırma sakın hevesimi. gel ne olur. gelde rüzgar mahçup kalmasın. pişman olmayacaksın. gel makbulum. tertemiz bir anne duasıyım. ben değil rüzgar dedi gelecek ve ben onun yalancısıyım. İrfan Bakırcı
-
LANET OLSUN
elde var avuçta yok akşamlardayız. rakı şişesinde kaybolan. bu zulüm niye? bu ihtiras... bu yaşayamazlık. kan kusan sevişlerin koynundan çıkabilme umudumuz sıfırın altında kuzey kutpu. aişkar sefaletimiz ve riyakarlığa mecburi kalma zaruretimiz artık yüzümüzü allaştırmıyor. yırtılan bir pankart gibi suratlarımız. utanmaz arlanmaz. oy benim ömrüm. geceler ayaz. yaz da nereye kadar kapkara yüzle apak kağıtlara. rezilliğimizi YAZ KALEMİM KEPAZELİĞİMİZİ YAZ. artık utanmaktan bile geçtik ya. hiç bir durakta durmaz bu vasıta. yok olsa ne olur sanki eylül akşamları, yok olsa dört mevsim yedi kıta. elde var avuçta yok akşamlardayız. kimse sormaz, bilmez,yaralım. adı var kendi yok ihtişamlardayız. bu gecelere bu gecelere mecbur edenlere. gece yarısı koyup gidenlere bin kere lanet olsun...... İrfan Bakırcı
-
BİRİNCİ DERECEDEN AŞK SUÇU
bir ihtilal sonrası bana mecbur kalıp dönmeyecektin çıkmaz sokaklar kavşağından geriye dönüp mecburi istikamet beni seçmeyecektin ben bir yangın sonrası konacağın son dalın değilim yaralı güvercinim çoktan nihayete erdi benim çocuksu aşk serüvenlerim umut kalmadıki katık yapayım gönül soframa kahırlarım taşıyor çokluğundan sığdıramam senide yanlarına artık çare sen değilsin acılarıma bari git. karatı olma seher loşu puslu yarınlarıma. hata ettin. ömrünün hatasıyken çekip gidişin daha beter dönüpte af dileyişin. affedemem artık kalma kusura affedemem gece yarıları yüreğim yansada arasıra. sendin terkeden. kahrederek, hatta vazgeçerek arından. şimdi gözyaşların manasız benim için, hem banane efkarından. ayaklar altında beşpara etmez bir pul misali, çiğneyip giden sen değilmiydin beni. şimdi neden geldin? yalvardım mı, ağladım mı, istedimmi sanki dönmeni. gönül mahkemede karar çoktan verildi. benim bir zamanlar sevdiğim, canımı vereceğim,bu sen değildi. artık sevmeyi, istemeyi bırak, acımam bile sana. umrum olmaz, içim sızlamaz, yüreğim yanmaz sararıp solmana, yaş döküp ağlamana. banane ahlarından. sen sorumlusun günahlarından. yalnızca sen değil; kimse beraat edemez böyle birinci dereceden aşk suçlarından. dedim ya kurudu, yandı, kül oldu gönül bahçem. güllerim,mahçup fesleğenlerim, asil mor menekşelerim kurudu, yandı, kül oldu. alacakaranlıklarda, zebun papatyalarımı hüzünler vurdu. yanlış zamanın, yanlış mekanında, yanlış semalara kanat açtın yaralı güvercinim. bu tenhada artık sana çiçek yeşermez. vazomda son bir kırmızı gül var; ama oda sana deymez. İrfan Bakırcı
-
BATIK SEVDA
bir sabahın selasıydı düştüm yola revan oldum. açık bıraktım evimin kapısını, geriye dönmeyeceğimi biliyordum. en çok kuşlarıma üzüldüm, sonrada menekşeme. yanıma hiçbirini alamazdım. hepsinde senden bir hatıra vardı. dayanamazdım... adımlarım ürkekti yüreğim titrek. gün savuşturuyordu beni gözyaşı dökerek. güneş şahit olduğu aşktan utanıyordu. utancından bulutların ardına saklanıyordu gökten delice bir yağmur yağıyordu. gökyüzü ağlıyordu, yüreğim kanıyordu. ıslanıyordu... geride bırakmıştım yoktu şemsiyem. her doğum günün gibi bu günde yoktu param. ve bir yaz yağmuruydu sana yine hediyem... bir sabahın selasıydı. sokak lambaları yeni yeni sönüyordu. ve lambaların ışığına pervane olan gece kelebekleri, bir sabahın, bir ayrılığın, ne kadar acılı olduğunu tahmin bile edemiyordu. hele doğan gün, batık bir sevdanın muştusu olduğunu tahmin bile edemiyordu. sokağını çoktan geçmiştim sevdanın vede ayrılığın, bir tren çığlığı duydum sonra sesin sandım aldandım. rayları uzayıp giden bir tren garındaydım. zaten gitme dersin diye dönüp, hiç ardıma bakmadım. batık bir sevdaydı bu, geriye döneceğim bir ümit bırakmadım. İrfan Bakırcı
irfan
Üye
-
Katıldı
-
Son Giriş
Jump to content