Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

gunluk

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

gunluk tarafından gönderilen her şey

  1. Seni sevmek en çok bana yakıştı İtiraf ettim sana biliyordun Senin gönlünde buna alıştı Sevgi bende bir ürkek bakıştı Sende utangaç bir kaçış Seni sevmek en çok bana yakıştı Yanaklarının al aldı elma değil Dudakların kıpkırmızıydı kiraz değil Kaşların hilaldi keman değil Sana benzeyen hiçbir şey olamaz Neye baksam sensiz sen değil İtiraf ettim sana biliyordun Senin gönlünde buna alıştı Sevgi bende çaresiz bir yalvarıştı Sende umursamaz bir bakış Sen istemedin ama pişmansın Bensiz geçen günlere düşmansın Yoksun artık yanımda olamazsın Sen istesen de eski yerini dolduramazsın Sana sevmek yakışmadı yakışmazda artık Seni sevmek en çok bana yakışmıştı Senle geçen günlerime yazık etmişim yazık Çilimli 17.05.2006 Levent Kapısız
  2. Öyle kolay değildir hayatıma girmek.. ve rüyalarıma girmek çok zorlar insanı.. Sevilmesi zor bir insanımdır.. öyle kolay kolay da alamazsın beni hayatına.. soğuğumdur, cehennem sıcaklığında da olsan senide buz keser sözlerim.. ben öyle kolay kolay sevemem, sevdirmem de kendimi.. ...soğuk ile aynı cümle içinde geçer adım.. konuşursam kalp kırarım.. Yürek ister beni sevmek.. aptal da olman lazım benimle olman için.. ben çok zor bir insanımdır.. ne sevmesini bilirim ne sevilmesini... işim gücüm can yakmaktır.. ...zalim ile aynı cümlede geçer adım.. konuşursam can acıtırım.. Cesaret ister karşımda durupta sevilmek.. tokat yemiş gibi olursun sevgimden.. mutlu olmasınıda bilmem mesela.. acılardır benim yoldaşım... ve yoldaşım yol ile benim aramda kalır çoğu defa... ...ruhsuz ile aynı cümlede geçer adım.. konuşursam mutluluğunu alırım.. Emek ister, sabır ister beni sevmek... öyle her istediğinide yaptırmam.. dediğim dediktir mesela.. kızarsam soğuk olurum, zalim olurum, ruhsuz olurum... ?...ne biçim bir insan? ile aynı cümlede sıfatım olur adım.. konuşursam ayrılırım... ...beni sevmek, ben olmak ister aslında.. ama bir rüya görürsün, bir melek gelir dünyana... herşey değişir.. ne sen, sen olursun.. ne ben, ben... böyle bir adamı yok etmenin hazzını yaşatırsın... beni sevmek.. yanımda olmayı istemektir.. sadık olmayı istemektir.. yalandan uzak olmayı istemektir... her daim sevmek, sevilmek istemektir.. beni sevmek, mutlu olmayı istemektir... ...aşk ile özlem ile aynı cümlede geçer adım.. konuşursam çocuk olur ağlarım... Alişan Yılmaz
  3. Aslolan yazmaktır... yazmak herşey.. Özgürce yazmak.. dilediğince.. gönlünce.. bir hikaye yazarsın mesela, kahramanı sen, öleni sen, mutlusu sen, ağlayanı sen... dilediğini mutlu eder, dilediğini ilah edersin kendince... yazmak öyle güzeldir ki..... herşey senin elindedir.. hiç bir kimse karışamaz hayallerine... ve hayallerini yazarsın gönlünce.. mutlu son nasılda yakışır bu hayale... ...gözler kalbin aynısıdır... sözler dilin yalancısı... ..bir çitf göz nasıl olurda ayna olur ki.. nasıl kalbini gösterir insanın.. yoksa gözler gözde... bakan kişi mi çok şey biliyorda haberimiz yok... aslında pekte önemi yok önemli olan neydi... gözler kalbin aynısı... ben bir göze bakacaksam o göz beni öldürmeli... bakmak yüreğimi yakmalı... ..sözler dilin yalancısı... diyorum... da sözler neylesin.. yürek yalan olmuşsa eğer.. yalanı söyleyen dil midir.. yoksa yürek mi... işin içinden çıkmayınca ikisininde üzerine atıyorum ben.. olsada olmasada suçlu... ne demiştim; ..gözler kalbin aynısı... sözler dilin yalancısı.. aslolan yazmaktır...! ..nasılda yazarsın delice... hani söz gider yazı kalır ya... ondandır belkide... Alişan Yılmaz
  4. Ağlamalarım vardı, Gözlerimden aktığında Yüreğini acıtan İçimde derdi var gülüşlerin Gözyaşları yerine Gülüşlerim geçti Yüreğimi kanatan Gülüşler yerleşti şimdi Gözlerimden akan Ve bir ömür akacak olan Alişan Yılmaz
  5. Seni düşünmek tıka basa Sarhoş kafayla, Sırılsıklam hayallerle... Seni düşünmek tıka basa, Buhulu gözlerle, Cennetten sözlerle.. Ah yar seni düşünmek yok mu.. Hani hasretinle, Hani tıka basa sen dolu bir gece.. Kokuna ağlayan yatağımda, Sen sanıp sarılmak yastığa yorgana Ah o cennet gözlerini beklemek yok mu Her gece hayallere dalıp, Karanlık sabahlara uyanmak Bir defa yaşamak, Ah bin defa ölmek uğruna.... Alişan Yılmaz
  6. Dedi ki; Gidersen boynum bükülür Yarım kalırım, yanarım.. Dedi ki; , Gidersen nefesim kesilir Hayattan soğurum, düşerim.. Dedi ki; Gitme.. Gidersen anlamsız kalırım.. Ne olur gitme.. Dedi ki; Bitti.. Dedi ki; Yetti.. Dedi ki; Gitme.. Gidersen, gidersen işte.. İşte beni böyle bırakıp gidersen.. ...hani şimdi ki gibi... ...gidersen.. ............gitme..! Alişan Yılmaz
  7. Canın acır, Gözlerin dolar Gün gelir isyan sarar.. Bulut olur, Yağmur olur, Yağarım her dem tenine.. Üşüme sakın usul usulum Sessiz sakin, Ilık ılık yağarım.. Canın acır, Gözlerin dolar Gün gelir hasret çöker... Üzülme sakın... Güneş olur ısıtır, Bulut olur, gölgen olurum. Sessiz sakin, Ilık ılık sararım... Canın acır, Gözlerin dolar Gün gelir sel olur akar... Ağlama sakın.. Rüzgar olur eser, Su olur öper, Uğrunda herşeyden geçerim... Ağlama sakın.. Ağlama... Toprak olur, ölürüm... Alişan Yılmaz
  8. Çocuktuk, bir dediğimiz iki edilmedi.. ne istediysek oldu? dünya etrafımızda döndü, ...ya çocuk diyeydik, yada gerçekten bazıları için değerli... ..şımartıldık... ailenin en küçüğü olmaktan hep nefret ettik.. her zaman kötü olmadığını öğrendik.. bakkala gitmek gerektiğinde adımız her defasında tekrarlansa da, isteklerimiz hep ?Değerliydi..? ...küçüktük.. her şeyimiz olsun istendi... ..yokluk nedir bilemedik.... Etrafımızda insanlar pervane oldu.. hiç yalnız kalamadık... hayatı öğrenemedik.. büyüyünce ne yapacaktık.. her düştüğümüzde onlar mı elimizden tutacaktı... ...çekip gittiler, öğrendik... Büyüdük adam olduk.. sevdik, sevildik.. kimisi sırtımızdan vurdu.. kimisi yüreğimize hüküm koydu... Gönülden sevdik, bir seveni on sevelim dedik.. bir bıçağa on bıçak çekelim... Değer bilende oldu... bilmeyende... Anladık...; Sevdiğin kadar da sevilmiyorsun... Öğrendik...; Kimseye hakkettiğinden fazla değer verilmeyecekti... Gördük...; ..hint kumaşıda bulunuyordu.... Uzun..; sevgilerimiz ve mutluluğumuz uzun sürsün istedik.. İnce..; bizde insandık, bizimde yüreğimiz vardı.. alıngandık, çabuk kırılırdı sevdiğimize... dikkat edilsin istedik... Fasulye..; kendimizi nimetten saydık... mutlu olan varsa, sayemizdeydi.. üzülen varsa sayemizde... her şeyin sebebi kendimizi bildik... Gördük ki...; ?...kendimizi bi halt zannettik...? ...pamuk ipliğine bağlıdır her şey, güven gibi.. böyle düşünüp böyle hareket etmeli... Seviyorsan, sevdiğini kaybetmekten korkmalı... Seviliyorsan kendini şanslı saymalı, değer bilmeli... Yalnızsan, aşk? ı aramamalı... o seni bulmalı... bulunca da sahip çıkmalı.. Evliysen ve çok mutluysan, ne yalana, ne gizeme, ne de ihanete yer vermemeli... öyle ki, baş tacı yapmalı... ..biz böyle gördük... biz böyle fasulye olduk... Belki de bu yüzden...; ?...kendimizi bi halt zannettik...? İnsan yumurta misali, çıt diye kırılıveriyor... Alişan Yılmaz
  9. Sözlere inanmadığı için Aşk' a inanmadığı için Kendine inanmadığı için Yüreğine sitem Seni dünyası yapıpta Dünyayı yıkamadığını görünce Utanmadan hala yaşayan Yüreğime sitem... Her günümü zehir ettiği için Yaşamayı haram ettiği için.. Sitemdir bu sitem.. Seni benden ayırdığı için annene sitem.. *** sahipsizlik için.. karşı gelememezlik için asalak gibi yaşamak için dünyaya.. insanlara sitem.. *** Sitemse al işte sitem.. Yüreğimi sana emanet ettiğim için KENDİME SİTEM...! Alişan Yılmaz
  10. Büyüktü yüreğim Büyüktü sevdam Oysa Oyunmuş Yorulmuş sevdan Çocuk gibi küçükmüş Yetişkin gibi küçülmüş Hayat kadar yalan Ölüm kadar gerçekmiş Boyundan büyüktü sevdan Boyundan küçüktü çaban Oysa Oyunmuş Yorulmuş sevdan Alişan Yılmaz
  11. Yer ayırma bana yüreğinde.. Öyle büyük olmasın ayırsan da.. Birgün bende yok olurum bilinmeze.. Ve yokluğum, Ayırdığın yer kadar derin olur yüreğinde.. İstemem üzülmeni.. Bilirim acıların neler getirdiğini, Ve bilirim yoksunluğun nasıl buz kestiğini.. Dedi.. Ürkek kumru gibi kaçarım senden, Acıların ortasında kalmışım ben, Seni de katmak istemem hüzünlerime.. Kumru olsam da, Uçamam sevdaya.. Birgün yolumu kaybederim, Kanadım kırılır kalırım.. İstemem üzülmeni.. Ve bilirim kırılmanın nasıl acı verdiğini... Dedi.. Korkak bir sevdaya tutuldum... Mecnun oldum, kör oldum, Uğrunda herşeyden geçtim de.. Gün geldi değmediğini gördüm.. Hayallerin, kalplerin tuz oluşunu bildim İstemem üzülmeni.. Ve bilirim kanayan yaraya tuz basmanın acısını Dedi.. Karşı gelemem, dayanamam kalırım.. Yine severim, yine mecnun olurum, Uğrunda herşeyden geçerim de belki.. Gün gelir değmediğini görürsem, Yolunda ölürüm.. Ecelim olursun biterim.. İstemem üzülmeni.. Geride kalmanın acısını bilirim.. Ve bilirim acılarla yaşamanın nasıl hazin olduğunu Dedi.. Bitti.. Çekti.. Ve gitti.. ... ..... ....... korkakça yaşadığı hayata, bir şans dahi vermeden... kapattı yüreğinin kapılarını.. Alişan Yılmaz
  12. Sevgilin olmalı... ...yanında huzur bulduğun... ayrı geçen anlarında onu düşündüğün yada bir dostun olmalı... sen gizlice sevmelisin.. o bilmemeli nasıl sevdiğini... aşık olmalısın delice... özgürce.. korkmadan söylemelisin sevdiğini.. ve hiç kimse umurunda olmamalı öyle bir sevmelisin ki... bıkmalı ayrılıktan... onsuzluktan... mutluluk olmalı birde... senin gözlerinde başlamalı... onun yüreğinde bitmeli cümleler... düşünmemeli yarını... hep bugünde olmalı... kaçırmamalı güzellikleri... mutlulukları... öyle sevmelisin ki... kelimeler yetmemeli onu anlatmaya.. neden sorularının cevabı hep ismi olmalı... aşk olmalı... sevgi olmalı.. aşık olmalı... sevgili olmalı... birde kaçmamalı... korkmamalı.. benim gibi olmalı... senin gibi olmalı... aşk sen... sen, ben olmalı.. aşk? ın da... aşk? ımda... çınar gibi olmalı... Alişan Yılmaz
  13. Ben sevdalı bir çınar yaprağı Biraz deli, biraz haylaz, Esen her rüzgarda savrulan Dalından kaçan, Ama hep sevdalı kalan.. Ben sevdalı bir çınar yaprağı Sevdalısı uzaklarda kalmış sevdalı.. Biraz hasret yüklü, biraz gam.. Yağan her yağmurda Islık çala çala göçen.. Ben sevdalı bir çınar yaprağı Sevdadan yoksun kalan Bir gül arayan yıllar yılı Daldan dala savrulan Dikenlerde kanayan.. Ben sevdalı bir çınar yaprağı Gülü de seven, dikeni de Konan, göçen, Mavi bir güle dolanıp Yıllar yılı gülü gülle yaşayan.. Ben sevdalı bir çınar yaprağı-ymışım Biraz deli, biraz haylaz-mışım Esen rüzgarda savrulur-muşum Derin maviye dolan-mışım Prangalarla Derin e bağlan-mışım.. İşte ben sevdalı, İşte ben aşk yüklü, İşte ben yağmurlu, İşte ben böyle bir çınar yaprağıyım.. Alişan Yılmaz
  14. Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri! Sadece, beyni zonk zonk sızlayanlardan biri! Bakmayın tozduğuma meşhur Bâbıâlide! Bulmuşum rahatımı ben de bir tesellide. Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası! Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası? Evet, kafam çatlıyor, gûya ulvî hastalık; Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık. Büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem; Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem. Üstün çile, dev gibi gelip çattı birden! Tos! ! ! Sen, cüce sanatkârlık, sana büsbütün paydos! Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle; Ve cemiyet, cemiyet, yok eden güruhiyle... Çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç! Genç adam, al silâhı; iman tılsımlı kılınç! İşte bütün meselem, her meselenin başı, Ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı! Tırnağı, en yırtıcı hayvanın pençesinden, Daha keskin eliyle, başını ensesinden, Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına; Yerleştirse başını, iki diz kapağına; Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi? Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi? Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen, İçimde homurtular, inanma diye gülen... İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe! Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe? Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem! Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem, Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları, Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları. Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim; Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim! Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş! Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş... Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım! Mukaddes emanetin dönmez dâvacısıyım! Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana; Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana. (1947) Necip Fazıl Kısakürek
  15. Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece, Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler. Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince, Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der. Ondan bir temas gibi rüzgar beni bürür de, Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp. Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de, Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp. Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım; Onu bir başkasına râm oluyor sanırım, Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı. Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan; Bana rahat bir döşek serince yerin altı, Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan... (1927) Necip Fazıl Kısakürek
  16. Başını bir gayeye satmış kahraman gibi, Etinle, kemiğinle, sokakların malısın! Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi, Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın! Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri, Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında. Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri; Onun taşı erimiş, senin kafatasında. İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var; Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz. Dünyada taşınacak bir kuru başınız var; Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz. Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur! Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları. Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur, Ne senin anladığın kadar, kaldırımları... (1927) Necip Fazıl Kısakürek
  17. deprem oldu yüreğimde gözlerime baktığın an sığındım gönül hanene can evimi yıktığın an türküleri yaktım inledim çok aşk öyküsü dinledim sevda ne imiş anladım kabus gibi çöktüğün an her yolda sana giderim gönlündür meskenim yerim isyan etti gecelerim kabus gibi çöktüğün an senle her an yandı bu can anladım uslanmaz yanan sanki gönlüm viran yurdu ne gün bitti nede durdu sanma ondörtlü yarası beni o gözlerin vurdu Uğur Işılak
  18. Güneşi verseler Sevdamı yerseler Yine de vazgeçmem Dünyadan sürseler Ben sensiz niderim Sensizlik kederim Ya sana can olur Ya benden giderim Bir ömür ararım Değişmez kararım Sen varsan ben varım Göznurum Ömrümün varı Gönlümün narı Gözümün nuru benim Sen olmasan viran olur Her anım her günüm Uğur Işılak
  19. güneşle doğarken rüzgarla savrulduk bir eylül yağmuru yağarken ayrıldık ufukta gözümüz kan ağlar özümüz bir beden gibiyken ne idik ne olduk beraber yürüdük isyankar yollarda şimdi her birimiz riyakar kollarda kırıldı kanadım bitmedi inadım sevdigim gel artık gözümüz yollarda gelen yok giden yok halimi bilen yok çaresiz yalnızım derdimi bölen yok Uğur Işılak
  20. Bakma arkana yumruklarını sık yürü sevdanı sakla al meşaleni yak yürü Güvenme Hakk'tan gayrısına sen tek yürü Yeter ki inan varım diyebil Dik tut başını tek Hakk'a eğil Yaratılan herşey sahipsiz değil Acılar biter yeter ki varım diyebil Enginde durma meydan senin şan senindir Bu topraklarda döktüğün al kan senindir Değerini bil dün gibi bugün senindir Yeterki inan varım diyebil Uğur Işılak
  21. Kanmak için yandım aşka Özü sana feda ettim Seni gördüm senden başka Gözü sana feda ettim Gözün oldum baksın diye Kışa döndüm yoksun diye Sıcaklığın yaksın diye Yazı sana feda ettim Yüreğim para paredir Ayrılık çetin yaredir Kelimeler biçaredir Sözü sana feda ettim Yokluğunda buldum seni Benden bile aldım seni Gönlüm ile çaldım seni Sazı sana feda ettim Uğur Işılak
  22. Sabahın gecesi Aşkın son hecesi Hayatın bilmecesi Yolculuk var bugün Zaman çok dar bugün Hesapla her nefesi Ecel korkusunun Kıralım kanadını Sonsuzluk aşkının Çıkaralım tadını Ve şimdi koyalım Ve şimdi duyalım Bu sevdanın adını Sevdamızın Adı berrak Sonu toprak Dönen alçak olsun Uğur Işılak
  23. boşa mecnun olup leyla arama dizginle aşkını çöl şımarmasın sevda lehçesinde çok söz var ama beyhude konuş ki dil şımarmasın gönül zarar eder dünya karıyla yoğrul aşıkların ahuzarıyla yanıp tutuşursan dostun narıyla savrul boşluklara kül şımarmasın hayal ülkesinde mevsim hep bahar aklını başına topla vakit dar kurak topraklarda bülbül olmak var gönül ver dikene gül şımarmasın yol bilmezse sazındaki perdeler türkü isyan eder yüzüne güler yüreğinden süzülsün ki nağmeler mızrap şımarmasın tel şımarmasın Uğur Işılak
  24. Bir meçhule gider yollar Beşikten mezara kadar Gaflet ile geçer yıllar Beşikten mezara kadar Ne bu celal, ne bu hiddet Bitmez mi sandın bu müddet Taht, saltanat, makam, şöhret Beşikten mezara kadar Var mı şu dünyada kalan Mal da yalan, mülk de yalan Var biraz da sen oyalan Beşikten mezara kadar Yarıda kalır dilekler Boşa çıkar tüm emekler Azrail pusuda bekler Beşikten mezara kadar Ha bugün olmuş ha yarın Üç metre bez yoğun varın Sonu gelmez arzuların Beşikten mezara kadar Uğur Işılak
  25. sensizi unutmak boşlukla avutmak silinmez yazımsın mümkün mü unutmak bu yolda vurgunum sanmaki yorgunum tek sana küsmedim tek bana dargınım çırandım yakmadın gözündüm bakmadın can çıktı bedenden bir tek sen çıkmadın başımın belası ey gönül yarası unuttum unutmayı ömrümün cezası Uğur Işılak