Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

gunluk

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

gunluk tarafından gönderilen her şey

  1. böyle insanlarız biz hüznü ekmek yapanlardan kahkahalarımız bozmaz kafiyeleri öyle bir güleriz ki hüzün bile borç bilir tebessümü halimize biz bir seni anlayamadık gülüşünle dertlerimizin üstünü alırdın gittiğinde yağan yağmur kopardı sakladığımız fırtınayı biz senin gidişini anlayamadık biz ki vedaları selam yapanlardandık biz bir seni selamlayamadık Ceyhun Yılmaz
  2. Yalnızca yağmur yağdığında seviyorum bu şehrin insanlarını.. Herkesin yüzü gözü ıslak, Başları eğik omuzlarının arasında.. Yağmur yağdığında... Herkes.. Benim hep olduğum gibi...
  3. Yazdığım kadarınıda yazamadım aslında Seni göremediğim kadarını sevdim Işığından aydınlık karanlığım Sen değil ben sevdalıyım Merhaba Canım Hüzün benim Adım
  4. Acımdanmı bilemem, Yürüyemedim bu sabah Çok sevdiğim sahili.. İçim sıkıldı bak şimdi.. Ya balıklarımı tutarsa birileri.. Ya martılarıma taş atarlarsa... Hepsinden önemlisi Ya benden önce biri görüp severse seni KIRMIZI hırkanla o balkonda............
  5. Öylece durmayı seviyorum ben.. Durup ardından bakmayı.. Sen yürümeyi seviyorsun ama arkana bakmadan.. yaprak seviyorum ben yaprak.. Kuru, yaş ayırmadan.. Sen ezmeyi seviyorsun, neye bastığına bakmadan..
  6. Gözlerine bakarken umurumda değil mevsimler Gülüşün hep deniz kenarı bana Sen bir adım attığında göreceksin Elinde balonlarla bekleyen o adam benim Aldığım en derin nefessin sen Dudaklarının dudaklarımdaki işgali hala yüreğimde Nefes alıyorum ama hala bulamadım seni 'ben sana yanarken şimdi...sen kim bilir nerede üşüyorsun'
  7. Anla işte bak anla! İŞTE HAYAT BU! Anla yüreğim anla..dimdik duruyorum karşında Geçen günler bileklerimi kesiyor yavaş yavaş.. ..ve akan kan sadece gülümsetiyor beni Dayandıkça artıyor gücüm ..ve bu hayata gülüyorum Ben kazanacağım, sen kaybedeceksin.. Önümüze gelen engeller! ! Önüme çıkan engeller! ! KAYBEDEKSİNİZ! ! Ceyhun Yılmaz
  8. Herkesin uyuduğu saatte uyuyamadım bile Uyku tutmadı. Yüzüme sürdüğün elin...sıcaklığı hala duruyor yanağımda desem, Durmaz! Çok gözyaşı aktı üstüne O ellerin üşüdü mü bensiz desem, Üşümez! Kim bilir kimi ısıtır yine? Ne acı bu hayat Bana kalsaydı sıcaklığın...? Başka biri ısıtsa desem, Belki! ! ! ! unuturum seni. Herhangi biri, herhangi bir yer olsa, Belki! ! ! uyuturum beni OLMUYOR, OLMADI! ! Kaçtığım kadar yakalandım BU GECE YİNE UYKU TUTMADI...
  9. Islak bir sokakta bulursun kendini Yüreğin taş, dudakların yok Yaşadığını zannedip yürümek istersin Ellerin titer, gözlerin dolar Yüreğinde ne varsa yaş olup akar gözlerinden Üşüdüğünü zannedersin; ölmektesindir Sıkı dur bebeğim buna AYRILIK derler.....
  10. Ayrı kara parçalarında Ortak gökyüzüne bakmanın Avuntusu var şimdi Ne denir ki bu aşka... Yokluğumun kültablasında Kırmızı rujlu sönmüş sigara izmariti Üzerine yatamadığımız bir yatak gibi kaldı aşkımız Ne denir ki bu aşka... Çarşafı bozulmayan bir sevdamız var şimdi
  11. Uzun zamandır yoksun Yoksun lu sabahlara uyanıyorum Aynı Bildiğin gibi Yeni bi şey yok Eski bi şey de yok Sen gibi.......... Bir ben kaldım O da... Ben miyim değilmiyim belli değil artık Arta kalan ne ki? Daha ne kadar özleyebilirim seni Şimdi yalvarsam geçmişime Bir gün daha yaşamak istesem misket oynadığım sokakta İlkokuldaki yerli malı haftasına katılsam? Bana 3 beden küçük gelir çocukluğum Sende öyle sevgilim Boşluğunu dolduramaz kimse demiştim giderken Gelme......... Sana bol gelicek artık bu aşk! Ceyhun Yılmaz
  12. bir tek senin görebileceğin bir yerden sana gülümsüyorum... onların duydukları kahkahalarım değil aşkı tarif gerekirse sana anlatayım aşk ne biliyor musun benim sana yaşadığım, senin durmadan üstüne bastığın...
  13. Al beni gidelim buradan Yada ben gideyim senden Gideyim, Gidiyorum diye üzülme Çekmem gözlerimi gecenden... Hatırlatırım sana kendimi, Anlamsız bir rüyanın son hecesinde... Yarın sabah olmasada Bir sabah kalkacaksın Her sabahtan erken, hiç gerek yokken Dudaklarındaki tebessüm güldürecek insanları Hep sevecekler seni Benim seni hep sevdiğim gibi... Anlamadın di mi? Gittim ama mutluluğu bıraktım kanına! .. Ceyhun Yılmaz
  14. hiç anlamadın beni bir geminin limandan ayrılmasına ağladığımı görmedin sen bilmezsin liman olurum ben giden her vapurun ardından bazen deniz.... ve bir geminin pervanesi değidir betona çarpıp üstünü ıslatan o damlalar! el sallamalar arasında göz yaşlarımı dalga sanır herkes Ceyhun Yılmaz
  15. Sessizce seviyorum seni Söylesem de duymazsın zaten Senin gözlerin gibi bakıyorum sana Senin bana bakmadığın gibi Dokunmuyorum sana Zaten tutmak istesem de Yapamam kıyamam sana Dokunduğumda öleceksin biliyorum O yüzden seni hep Bir camın ardından seviyorum Ceyhun Yılmaz
  16. garip bir ağustos tadı damaklarımda hiç yaz gibi değil bu mevsim yaz ben gibi değil.. ya ağustoslar bozuldu.. ya da ağzımın tadı
  17. Her gecenin en yorgunu ben Aşk nakliyatçısıyım Omuzumda sen diye bi yük Benden başkası taşımaz Bıraksam omuzum belki rahat ama Kalbim ağrır o zaman
  18. Bir sabah hıçkırıkla uyansan Pencerelere koşup güneşi arasan Umudun kenarını kemire kemire Akşamı alsan odana Beni ne kadar seversin kim bilir... Sonbahar olsan, bütün kış sana ısınsam Yağmur düştüğünde pencereme Geldiğini anlayıp koşa koşa Kısa kollu yüreğimle yollara koşsam Döktüğün yaprakların kuruluğuna aldırmadan Avuçlarıma alıp yüzüme sürsem Gözyaşlarımla yaprakların ıslansa Bu sonbahar gelsen Gelsen de artık ağlamasam... Ceyhun Yılmaz
  19. arkamı döndüğümde yüzüme geç kaçarken tut beni yorma kendini beni tanımak için beni sorma sevgisiz sokağın sakinlerine bilmezler içine atılarak büyütülen kayıp aşıkların adreslerini
  20. Bi sensizlik ki sorma Neyi sevsem sana acıkıyorum Yastığa yorgana sarılmadan uyumaz oldum Seni sevmek yetti artık unutmaya acıkıyorum
  21. 1

    gunluk gönderdi Ceyhun YILMAZ
    Sokak aralarında kayboldu gençliğim Alanlar aldıklarını yerine koymadı Sensiz geçen iki gecem Sensizliğim kadar koymadı Kimleri yedi bu yürek Kimleri yedi de Bir sana doymadı...
  22. Bin kez öptüm yine İstanbul'u bugün Yağmur mu yoksa ben mi ağlıyorum Yalnız bütün şehirden özür dile Bir gün gelirsen buralara Sayende İstanbul sırılsıklam... Herhangibir akşamüstü Sensizlik yine beni yakaladı suçüstü Şu an baktığım denizden Ne vardı sevdalarım bir bir çıksa İçimdeki karanlığı alsa Kızıl saçların omuzlarımda dolaşsa Birdaha ağlarmıyım acaba? Ceyhun Yılmaz
  23. Hala aşksın sen,ama sadece şarkılarda Sırılsıklam bi özlemdi gözlerimden akan Damla damla bir ümitle içimde oyalanan Dokunmanın coşkusuyla taştı boşaldı birden Saklanamaz bir haykırışla kurtuldu esaretten Evet sendin beklenen Evet sendin özlenen Eksikliği gözlenen Yokluğunda özlenen Asabiydim ondandı Hep mutsuzdum ondandı Yıllar yılı saklandı Gözyaşlarıyla kutlandı Gidişin de çok ani oldu ya gelişin gibi İşin doğrusu varlığına alışmaktan Daha zordu yokluğuna alışmak Ha,alıştım mı?-bilmiyorum Ama mecbur olduğumu biliyorum Boşver,coşkusuda çok güzeldi varlığının Yokluğunun acısı da hiç fena değildi hani Soranlara neden böyleyim bilmediğimi söyledim Yalandı bu sensiizlikti,keyifsizlik sebebim Gelişinle eksik parçam bir anda tamamlandı Sende gördün ya o an sevinçten nasıl da ağlandı Sezi Çeşitli
  24. gittin biliyorum fakat hala rüyamdasın bu sabah ızdırapla kahrolarak uyandım anlatmak zor geliyor rüyamda gördüğümü fakat anlatmalıydım ki bu rüya çıkmasın dün gece gördüklerim sanki gerçek gibiydi garip ama yanındaki benden başka biriydi olmaz tabi,rüya bu ya sende onu sevmişsin ve seni hak etmişte onunla evlenmişsin bugün beni aramalı -işte döndüm- demelesin bu rüya ters çıkmalı teselli etmelisin ne kadar paranoyak olduğumu bilirsin ara beni,hemen ara sonsuza dek benimsin seni nasıl sevdiğimi unutmuş olamazsın yapma bunu kendine inan mutlu olamazsın benden başka herkeze sen sırılsıklam yabancısın saçmalama çık rüyamdan yanındaki sensiz kalsın sezi çeşitli
  25. kırılgan günler edinmişsem altmışından sonra.bir çiçeği koklar gibi tutacaksınız demektir bu tutarken saydam ellerimi aşkın önüne geçen şiirler beklemesin artık benden sevdiğim kadınlar ve bütün güzel kadınlar,beni öper gibi öpsünler yaz ırmaklarını sevgilim olan, kızım olan, ıssız ormanım olan ülkemin o kadınları ölümü ardına almış,çağcıl soluğumdur yarışır durur hala atlarla ben yalnızca bir tanımı arıyorum belki de, büyülü yorumlar yorumunu diyelim ki:aşk bir mektuptur bir şairin göndermeyi unuttuğu ey ülkemin en güzel şair kadınları bana bir mektup yazın ve unutun onu Kaynak: Bahçe 13, ilkyaz 1999 Ahmet Uysal |