Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

ogniela

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

ogniela tarafından gönderilen her şey

  1. yorgun bir lamba... paslı bir ranza... ve kulaklarımda hiç dinmeyen o tahta masanın gıcırtısı, nasıl özletiyor seni bir bilsen, hasretin nasıl ağır geçiyor gelince havalandırma saati bir bayram havası sarıyor koğuşu kapılar ufacık oluyor, bizler kocaman ta ki her zaman ki yerinden bağırana kadar baş gardiyan, ? havalandırma bitti, herkes koğuşlara? çatlak bir bardak... solmuş düşlerle dolu, yarısı kırık bir vazo, elliye elli pencerenin önünde duruyor öylece, duruyor, belki güneş bir aralıktan sızar diye ahhh sevdiğim... bir bilsen... bir bilsen, nasıl boy verdi hasretin nasıl, nasıl bir sevdadır ki bu düşünmeye başlar başlamaz sarıyor her yanımı karanfil kokuları.
  2. yitip gidene ne denir arkama baksam suskun yüreğin çare yok lal oldu sevda dönüş yok parçalandım ardarda ben eski ben değilim hiçbirşeyim değil senin parçalanmış kalbimde kalmadı hiç yerin bir yerde tükeniyor söyleyeceklerim avuçlarımdan kayıyor kalbin söyleyecek çok şey varken susmayı yeğliyor gönül
  3. Hani güneş batarya koskoca bir günü geride bırakıp, Hani akşam olurda karanlık çöker. Bir, bir yanmaya başlar sokak lambaları, Ve bir,bir söner tüm pencereler. Bomboş bir sessizlik çöker kente, Yalnızlık başlar. Uzanırsın o soğuk yatağına, Hali dünden kalma. Ellerini başının altına koyar, Uzatırsın ayaklarını, Gözlerin takılır gökyüzünde kayan yıldıza, Bir dilek tutar ağlarsın. Gözleri gelir aklına ve son bakışı, Düşlerin karışır o an. Birden irkilirsin. Ve hayallerin bir başka geceye kalır. Kalkar yakarsın bütün ışıkları, Meydan okurcasına karanlığa. Bir sigara yakarsın. Koparırsın bütün perdeleri, Açarsın tüm pencereleri. Üfürürsün sigaranın dumanını, Bozarsın karanlığın yalnızlığını. Ay nöbetini güneşe bırakır, Yıldızlar kaybolur birden. Ve hayallerin, Bir başka geceye kalır?. Süleyman ÖZDEMİR
  4. dün gece misafirim di ayışığı senin yanından geliyormuş seni anlattı biraz ağladığını söyledi ayrılırken gözyaşlarını da getirmiş toplayabildiği kadar birkaç damlasını aldım kızmazsan ödünç alıyorum sanada uğrarsa ayışığı benim yanımdan gönderirim bende biriktirdiğim gözyaşlarımdan
  5. sen benim son noktaya sakladığım kimliksiz halimsin ruhsatsız hayatları yaşarken köşe başlarında gizlenen nemli kurşunların korkuttuğu küfürlerini kabadayı nidaları gibi ağzında taşıyan son noktaya ölümüne gizlediğim vukuatsız yanımsın karanlık yüzlerin kadınlığından kurtulup ömrü boyunca bir şarkıyı ezberleyebilmiş diğer şarkıların notalarında gençliğini gizlemiş bilmeden yaşadığı aşkların hikayelerini dinlemiş hangi elin ona uzandığını bilmeyen son noktaya sonuna kadar direnen ve ağlayan canımsın küçücük kalbini paslı bir çiviye asacak kadar yürekli asla kirletmediği onurunun masum gözleri zorla sahip olunan acılarının ve "bu dünya böyle gelmiş böyle gidecek"şarkısının baş ucunda sessiz sedasız bekleyen son noktayı bu son olur diye özleyen yanımsın seni yordular soydular kandırdılar seni bensiz yolların başlangışlarında sandılar ne bırakırım seni ruhsatsız hayatların ortasında ne kadınlığını karanlık yüzlere nede paslı bir çiviye astığın yüreğini bırakırım hatta zorla sahip olunan yanlarını şarkıların değişmeyen notalarını çoğaltılmış fotokopi yaşamları bizimkine benzeyen imkansız aşkları son noktaya saklarım sen benim son noktaya sakladığım kimliksiz halimsin
  6. yağmur değerdi gözlerime ıslanırdım senin teninle sen nerdesin bende seninle yağmur değerdi ellerime ellerim ellerinde ruhum ıslanırdı sessizce sen nerdesin ben seninle yağmur değerdi yüreğime yüreğimdeki resmine benim çizdiğim senin sevdiğin sen nerdesin ben seninle ve değerdi yağmur seninde gözlerine beklerdim bende ben seninle sen benimle
  7. sende kötü zamanlarda dinletiyorsun bütün şarkıları ya rüzgarın huysuz atları gezinirken dumanlı bakışlarımda yada arsız bulutlar dolaşırken göz yaşlarımda aynı anda iki işi yapamayanlardanım gülüm hem sana ıslanırken günlerim sakladığım anlarımızı çıkartırken gün ışığına hem de nasıl dinlerim şarkıları zaman kötü şu an sensizliğin tohumlarını suluyorum yeşerecek biliyorum içinde sen olmayan ama inadına sana benzeyen renk renk çiçekler açacak hepsinde kendini ararken yolun yine bana düşecek ben içlerinden en çok sen olanı vereceğim sana beni de alıp yanına götür rüzgarın huysuz atlarıyla ama şarkılar dinletme bana hemde kötü zamanlarda
  8. nasıl hırpaladım seni nerelerine sakladım anılarımın yüreğimin sana yanan kısımlarını parçalara ayırdım öfkemin azgın sularında seni ne kadar boğmak isterdim bilemezsin ben seni sevdim sen beni sevemezsin istemeyerek yazdığın gönül tahtandan iz bırakmadan sil beni ve yoldaki işaretleri kanatlarına bindiğin gidişlerin dönüşlerin de arama her seferin de kucak açamam sana ben seni sevdim sen sevemezsin ama zavallı yüreğimi kandıramıyorum senden yana al tüm yaşanmışlıkları alda git sensizliğin karanlıklarında alıştım yaşamaya
  9. ben varım güzelliğinin gölgesinde bütün gölgeler ararken beni seni yaşamak isterim delice tutkun nerden gölgelere deme bana bakamam gözlerindeki ışık eritirken saçlarımla aşk yaşarken parmakların ince dokunuşlar ayar çekerken ruhumuma yansımalarında nefes alışlarım uçurur kanatsız konarım yanaklarına bakamam yinede gözlerindeki aynalara önce taşımalıyım ki gölgeni sonra da belki seni hatta gülüşünü dahi alarak sırtıma karanlığın ortasında arındırarak gölgelerinden seni sadece seni yaşayabilmeliyim kandırarak herkesi ve kimseler tanımamalı seni
  10. yağmurun gözlerinde büyüttüm seni seline kaptırarak unutabilir miyim ezberledim yüzündeki damlaların izlerini ve aynı izlerde gezdiriyorum kendimi sana değen kısmı yağmurun bana da değer mi ki nasılda yağıyor sadece sana çarparak beni de yakıp yıkarak nasılda siliyor geçmişin izlerini gözlerimin arkasında sakladığım resmini gün vurmasın sararmasın diye bakamadığım hep bir sonraki güne sakladığım senin damlalarınla hoyrat tavırlarınla hırpaladığın beyaz sayfalarımı bırakıyorum suyuna yağ o kadar yağ ki önüne katıp sürüklerken beni kenardan tutacağım el onun olsun yağmurun gözlerinde büyüttüm seni o kadar büyüdün ki beni de korkutuyorsun
  11. Geldiğinde, Ayrılığın taze yarası kanıyordu Yüreğimin küçük avuçlarında. Hala gidenlerin numarasız bileti duruyordu Öksüz sevdanın dipsiz uçurumlarında. Hüküm giymiş kelimelerim susuyordu Uykusuz gecelerin sabıkalı sabahlarında. Korkuyordum aşktan, Kaçıyordum sevdadan. Zamana bir kere yenilmişten Korktum seni delicesine sevmekten? Ama yalnızlığın sokağından kaçıp Gülüşlerine sığındım. Ayrılığı satırlara gömüp Yüreğinde yaralarımı sardım. Sen gelmiştin artık. Her şey daha güzeldi artık. Seninle nefes alıyor, Seninle yaşıyordum sanki. Gülüşün ? güneşim ? olmuştu perdelerimde. Gözlerin ? ateşim? olmuştu üşüyen tenimde. Öyle güzeldi ki seninle her şey, Pamuksu bulutların üzerine Gözlerini çiziyordum küçük ellerimle. Hasretimin rüzgarı ilişse de tenine, Yüzüne güneşi seriyordum öksüz yüreğimle. Yağmur yağıyordu kentime Ayrılığını müjdelediğin saatlerde. ? Seni severken gidiyorum ? deyip Yalnızlığımı hediye ettin yüreğime. Gidiyordun , Ben ardından ağlayamıyordum bile. Susup kalmıştım bıçağın keskin yüzünde. Gidiyordun, Ve ben tek kelime bile söyleyemiyordum. Ellerimle ördüğüm sevdamı Ayrılığınla söküp gidiyordun. Ve ben ardından ağlayamıyordum bile. Sevdanda bir bahar göremeden gittin. Mevsim bahar olsa da, Sonbaharla anılacaktır ömrüm. Her şeyi zamana gömüp gittin. Ben ise ,boynumu yalnızlığa büküp Yalnızlığında kanadım durdum. Bedenimden yüreğimi söküp Yokluğunda kelimelerimle sana sustum. Tek bir cümle kurmadım gidişine. Hiçbir zaman suç giydirmedim sevgine. Gitmeliydin? Ve bir sabah çekip gittin. Ardında beni, Ardında Elif?imizi mevsimsiz unutarak. Gittin bizi sensiz bırakarak.. Şimdi uzaklarda bir yerdesin. Gün gelecek adımı unutacaksın. Gün gelecek, Hiç yaşanmamış deyip Sevdamı kibritsiz yakacaksın. Hakkındır sevgili, Unutabilirsin beni. Bana ait her şeyi de yakabilirsin sevgili.. Ama bana seni unut deme.. Ayrılığına kurşunları örüp Ölüm olsan da ömrümün, Bana seni unutmamı söyleme.. Çünkü biz seninle hayat kadar yalan, Ölüm kadar gerçektik. Ölüm kadar gerçek sevgili?. Gittin ama ben hala sendeyim. Sen beni unutsan da sevgili, Ben sana inat , Yokluğuna inat yaşatacağım seni. Çünkü benim yazgımda Benim kitabımda, Unutmak; ölmekti sevgili. Unutmak, ölmekti?
  12. Önümde bir beyaz kağıt, Özlemini yazıyorum satırlara. Yokluğunda yanan bir ağıt, Gözyaşlarını asıyor duvarlara. Bugün de yokluğunu içtim Bulutların dudaklarından. Bugün de gözlerini araladım Zifiri karanlıklardan. Koskoca şehir ve yokluğun. Üşüyorum içten ice , Sen olsaydın yanımda Üşütür müydü beni sıcak soluğun? Bizler iki uçurumda açmış Sevda çicekleriyiz. İmkansızlığın içinde Umudu yaşatan iki aşk neferiyiz. Aldırma sen karanlığa. Boyun eğme yalnızlığa. Ben seni , Güneşi dilenen çicekler gibi Yağmuru bekleyen toprak gibi İçimde seviyorum. Yüreğinin imkansızlıgını , Gözlerindeki ıslaklığını, Yanaklarının utangaçlığını seviyorum. Dayan ne olur, Ellerimiz terlemese de avuçlarımızda, Eğme mahçup yüreğini, Gögsümüzü dikenler kanatsa da, İçinde çek sevdanın kor nefesini. Ölümle ayırsalar da bizi, Yüreğime mühürle o güzel ismini.
  13. Yalnızlığın anbarında küflenen Bir buğday tanesiyim ben. Haydi acılarınla vur üzerime. Öğüt beni gecenin en utangaç vaktinde.. Puslu sabahlarda eriyen Bir çiğ tanesiyim ben. Gözlerinle kurula kirpiklerimi. Kurumuş dudaklarına, Merhem diye sür yaralarımı.. Doğan güneşle ölmeyi bekleyen Mahçup kar tanesiyim ben. Üşüyor ellerim, Gülüşlerini ört üzerime. Umudu bahara işleyen Bir kelebeğin gözyaşıyım ben. Kırıp düşmeden, Yüreğine ilmekle ıslak gözlerimi. Kirpiklerinde öleyim ben..
  14. Sen ki, gül yüzlüm Karanlıklarıma gülümseyen güneşim, Acılarımda sığındığım nefesim, Gülümsediğimde gamzelerimsin..." Yıldızlara kapat gözlerini. Sabah uyandığında, Güneşle birlikte doğamazsam gözlerine Arama beni yalnızlığın sokaklarında. Ben, Gözlerini ıslatan yağmurlarla kavgalardayım. Ve bir gece yüreğine döndüğümde, Kan revan içinde görürsen sinemi Ağlama ne olur gül yüreklim. Gülüşlerine kanatlanan düşlerim, Yetim düşmüştür sana koştuğum yollarda... Kurak topraklara ser gülüşlerini. Baharlar , gölgelerine gülümsediğinde Nefesimle gülümseyemezsem yüreğine, Arama beni karlı dağların zirvelerinde. Acılarının icinde Bedenimle " sana " yanmaktayım. Ve alevlerle düşersem omuzlarına, Durma ne olur, Gözlerindeki umut pınarlarıyla söndür Sana yanan yüreğimin alevlerini.. Bir yaz gecesi, Saçlarını rüzgarlar çözerse Kızma ne olur onlara. Saçlarının her teline yıldızları giydirmek icin Rüzgarın koynuna girip Saçlarını yavaşca çözen benim. Haydi, uyu ne olur. Birazdan safaklar sökecek karanlıklarından. Yıldızlara kapat gözlerini. Sen uyurken, Ben, gözlerindeki Cennetin içinde Sana ve hayata gülümsüyor olacağım.
  15. Sevsen de , hadi git ne olur Yağmurlarda üşümeni istemem gülüm. Kıyamam sana , bilirsin. Senin gözlerine yağmurlarım inmesin. Kara bulutlarım yüreğini incitmesin. Ben yağmurlarda yaşamaya alışkınım. Sen güneşli sabahlara uyanmaya layıksın gülüm. Hadi koş ne olur aydınlık sabahlara.. Kıyamam sana bilirsin, Dokunma seni seven yüreğime. Dikenimle kanamasın narin ellerin, Acılarımla yanmasın yüregin. Daha fazla ağlamadan gözlerin, Hadi git ne olur. Sen, baharların kınalı çiceği, Ben, karlı dağların yaralı dikeni. Ben acılarla yaşamaya alışkınım. Sen ise baharlara layıksın gülüm. Hadi koş kırlara, mevsim baharlara Her sabah, Sen gözlerinle baharlara uyanırsın. Ben ise karakışlara... Kıyamam sana, bilirsin. Karakışlarda üşümesin ellerin Ayazlarım üşütmesin yüreğini. Seni ölümüne sevsem de Hadi gine olur git. Ben karakışlarda yaşamaya alışkınım. Baharlarına hazanlarım erişmeden Hadi koş kınalı saçlarınla Güneş huylu yetimlerin pembe düşlerine... Su, hiç ateşi ağlatabilir mi ? Yağmur, hic güneşi ıslatabilir mi ? Hadi git ne olur. Durma daha fazla karanlıklarımda. Hadi koş ne olur güneşli sabahlara. Mutluluklar sadece sana yakışır gülüm. Merak etme sen beni, Baharın koynunda gülümsüyorsan, Gülüşünle ayazlarda ısınırım ben...
  16. Gidersen, Kırmızı yağmurlar yağacak gözlerimden. Kanatlanacak umutlarım idamlılık düşlerimden. Mutluluğu yazdığım kalemimi alacaklar ellerimden. Gidersen, Yetim kalacak adına yazılmış şiirlerim. Ruhumu hükmedecek artık sinsi geçmişim. Umuttan eser kalmayıp Gözyaşına boğulacak gözbebeğim. Gidersen, Fırtınaya dönüşecek suskun bildiğim sema. En hırçın dalgalar vuracak gönül kıyıma. Ayrılığın tohumu bırakılacak avuçlarıma. Gidersen, Dört mevsim kuru ve metruk bir zemheri. Rahatça dolacak damarlarımda ayrılığın zehiri. Hiç temizlenmeyecek acılarımın pası ve kiri. Gidersen, Yalnızlıklar umutlarıma hudut çizecek. Söyle hadi ıslak gözbebeklerimi kim silecek? Son yolculuğunda beni toprağa kim defnedecek? Gidersen, Ellerimle ektiğim umut çiçeklerini bana yolduracaklar. Sayfa sayfa şiirlerimi gözlerimin önünde yakacaklar. Ruhumu sensiz yargısız infazlarda yargılayacaklar. Gidersen, Buzların gözyaşlarından sızan baharlarım solacak. Sevgiye açan tüm dallarım bir bir kuruyacak. Sensiz bu avare halime bulutlar bile ağlayacak. Gidersen, Ertelenmiş ölüm fermanım ayrılığınla ifa edilecek. Seninle aldığım nefesim isminle sona erecek. Bu yürek can verirken yine seni sevecek.
  17. Mevsimler sen kokarken Ay, geceye sürgün biliyorum.. Zemheri artığı umutlarımla Geceye inat yürüyorum. Gözlerini arıyorum, Karanlıkların düştügü kaldırımlarda.. Cehennem yangınlarından Kirpiklerine firar ediyorum. Ateşini söndüremezsem hasretinin, Korkma canım, Ateşlere gözlerini verdim diye... Sen; saçlarını bırak rüzgara, Küllerimden saçlarına gülleri işlemeden Ölümü dudaklarından öpmeyeceğim. Takvimler, yaprağından acıyı elerken Yıldızlar, karanlığa küskün biliyorum. Alnıma, kavgalarını alıp Cellatlığına soyunuyorum Gecmiş yıllarının.. Suskunluğunu almayın kurşunların. Yarimi yaralamadan, Gözbebeklerinden öpeyim ölümün... Menzil, bir kez ıskalarsa da gögsümü Ben serileyim elvedası topraga... Şafakları sökerken karanlıklardan Her sabah sana gülümsüyorum. Şimdi gülümseme zamanı ey yâr. Dünden miras kalsa da acıların, Hep güllerle anılacak ömrün. Aydınlığa çevir yüzünü, Meleklerin kirpiklerine yazılacak Bahar kokan o naif gülüşün...
  18. :AFD: Gidiyorsun. Giderken, Yıldızlar düşüyor saçlarına. Sesi kısılmış bir rüzgar gibiyim. Konuşuyorum, duymuyorsun. Akıyorsun gözlerimden. Durduramıyorum akışını. Bentler kuruyorum hücrelerimden. Yıkıp geçiyorsun yüreğimi. Yıkık bedenimi toparlarken İçimi gidişinle kanatıyorum. Kan revan içindeki yüreğimi, Kurak toprağa siliyorum. Ve yağmura susayan toprak, Yalnızlığımı içiyor tozlu dudaklarıyla. Gidiyorsun, Umutlarım tozlu raflara kaldırılıyor. Düşleri çalınmış bir yürek gibi ağlıyorum. Bulutlardan yağmurları sağarken Islak göz pınarlarımı Taşların yüreklerinde kuruluyorum. Kayboluyorum karanlıklarında. Gitme desem de gideceksin. Hadi vur yüreğime gözyaşlarınla. Perdelerini kapat gözlerime. Yak onca yaşanmışlıkları. Yüreğimden gitmeden Hadi vur yalnızlığını.. Ben, her kuşluk vakti Ayrılığınla yıkarım Kan çanağı olmuş gözlerimi. Her gece anılarınla yakarım Sensizlikte üşüyen yüreğimi. Hadi, durma ayazlarda. Gidişinle yüreğimi yakmışken, Acılarınla inatlaşan Bedenimi yalnızlığınla yıkmışken Durma, üşüyorum içten ice. Gidişinle ört sessizliğimi. Durma, koş yıldızsız gecelere. Ölmemi bekleme sensizlikte. Yıldızlar şahidimdir. Sen yaşarken, varlığında. Ben; yokluğunda Seni nefesim diye soluyacağım Yalnızlığını emen dudaklarımla.
  19. Baharları giyindim geleceksin diye. Yollarına karanfilleri, Acılarına gülüşleri serpiştirdim. Yüreğime geleceksin diye. Sensiz özleminin nöbetindeyim. Karanlıklardan yüreğime dönmeyecek misin ? Dağlara kaldırdım arsız sancılarını. Gölgelerini güneşte, Gözyaşlarını ateşte küllendirdim. Bana döneceksin diye. Sensiz hasretinin ateşindeyim. Yüzüme umutlarınla gülümsemeyecek misin ? Ayazları yaktım gönül fırınında. Günahlarını bedenimde, Uykusuz sabahlarını gözlerimde alevlendirdim. Sevdama gülümseyeceksin diye. Sensiz baharların gölgesindeyim. Sevdama gülüşlerinle seslenmeyecek misin ? Vuslatları ektim Meriç'in topraklarına. Sevdanı yüreğimde, Adını dilimde ezberledim. Ölümüne seveceksin diye. Islak yüreğinde seni beklemekteyim. Gözlerinle yüreğimi öpmeyecek misin ?
  20. Yoksun gözlerimde bu gece, Karanlık ezer içimdeki türküleri. Uzat ellerini, Üşüyor yüreğim, Umutlarını ört üzerime. Islanıyor kirpiklerim. Yüreginle sil gözlerimdeki yanan denizleri. Yoksun, Gülüşlerimde bu gece, Yalnızlık deler icimdeki düşleri. Hasretine gebe gönlüme, Baharımsı gülüşlerini giydir. Ne olur dokun gözlerime. Yoksa, kayacak aynalarımdaki Sevdana gülümseyen yıldızlarım. Gözlerinle yıka karanlığa boyanmış ellerimi. Yoksun, Bozkırlarım yeşermiyor bu bahar. Köklerini yollunmuş tomurcuklarla Sarıyorum hasretini. Gözlerimde solmuş anılarla Soluyorum icimdeki sevgini. Bırak dökülsün gözyaşların Tozla toprağa karışmış yüreğime. Yoksun acılarımı son kez icime cekerken. Bir cüz daha iciyorum Hüznün okyanuslarından. En tuzlusundan, En acısından, Kana kana sensizliği iciyorum. İsmini sayıklayan dudaklarımla. Ne olur son kez ört üzerimi Üşümesin karanlıklarda gözlerim. Gözyaşlarınla yıkayıp, Acılarınla kefenleyip, Yüreğindeki en sıcak yere göm beni.
  21. Haydi, sil gözyaşlarını. Eğdiğin başını gökkuşağına kaldır. Bu aşka hasretin prangaları vurulsa da Bir gün vuslatın şerbetini içeceğiz Zümrüd- ü Anka;nın avuçlarından. Güneş küsse de tenimize, Gözlerimizin aydınlığında ezeceğiz Karanlığın yaralı duvarlarını; Ne olur içinde yaşat beni. Sırtlarımız nemli duvarlara dayansa da Aşkı imkansızlığın içinde yaşatmadık mı ? Ayaklarımız karların altında yanarken, Bir avuç güneşle, Sevdamızı kurak topraklarda Zamansız yeşertmeyi ummadık mı ? Karanlığa inat, Yüreğimizi yıldızlara yaslayıp Sevda bozkırlarında umuda kök salmadık mı ? Uzaklardan bir çağırsan beni, Gözyaşlarını dudaklarımla emmez miyim? Göçmen kuşlarla haber yollasan, Karları üzerime giydirip Kanayan yaralarını bedenimle örtmez miyim ? Haydi, ağlama sen canım. İmkânsızlığın içinde yürüt beni. Kavuşmamız sürgün olsa da hasrete, Ne olur yüreğinde büyüt beni.. Birazdan yokluğunu sereceğim Hasretinin duvarlarına. Ve yüreğimi ateşleyeceğim Katransı yokluğuna.. Gözbebeklerimi ıslatıp Seni sayıklayacağım Gecenin koynunda.. Hasretini dudaklarımda öldürüp Güneşle boynuna sarılacağım Bahar kokulu sabahlarda.
  22. Kelimelerim kan revan içinde. Yüreğim yorgun, gözlerim solgun. Notaları öksüz bir şarkı gibi Ağlıyorum bulutların koynunda.. Ve kimseler görmesin diye, Gözyaşlarımı kaldırımlara siliyorum.. Mürekkebimle yıkamıyorum Hasretinin karanlık duvarlarını... Gözlerimi kapattım geceye. Şiirlerimi hecelerinden vurup Toprağın beyaz sayfalarına uzanıyorum. Bulanık sularda yıkıyorum Kan çanağı olmuş gözlerimi. Hasretin düşerken avuçlarıma, Mor tonları giydiriyorum Acıyı emen dudaklarıma. Sessizliğe bürünmüşken sevda, Baharlarda filizlenen taze dallardan Darağaçları sunuyorum yüreğime. Yokluğunu öperken dudaklarından Pusular kuruyorum aldığım her nefese.. Oysa umuda gülümseyen bu adam Boyun eğer miydi kanlı pusulara ? Diz çöker miydim karakışlara ? Ama yokluğunda Vuslatları öper gibi, Karanlıkları öpüyorum Adını ezberlettiğim dudaklarımla.
  23. Herkes kendince seviyor baharı Kimi ufuklarda yaşamı karşılıyor Kimi bakışlarda yeni başlayan aşkları Ey yasa bürünen mayıs sabahları Kimler onarıyor şimdi Dallarda dağılan kuşsuz yuvaları Yapraklar üstünde yanan gözyaşları Tutulan yasın gizli sözleri Damlalar Yine tan vakti analar mı ağlıyor Ben bu baharlara bahar diyemem Dersem şivan düşer bahçelere Nerde yaşamın o fidan coşkuları Aşkın gelincik yangınları sevgiler Kırlara bahar yetmiyor ne yapsak Kara haberlerle soluyor güller Kim kimden alınıyor bu topraklarda Bu topraksa tohumu biz Her bahar boy verip yeşermişiz Şu çiçeklerse gözlerimiz Gizli gizli açılıp sevinmişiz Siz bu sevinmeyi yaşayabilir misiniz Geleceği besleyen emeğin sabrını Bir suyun akışında bulabilir misiniz Ve karanlığın ihanetine karşı Tetikte nöbetçi bütün sabahları Ölürcesine sevebilir misiniz Siz bu sevdayı öldürebilir misiniz
  24. Hep açlığında büyür yaşamın Hep korkulusunda dolanır Gezer durur elden ele Şiirsiz sancılar kıvranır Zavallı tutsak yürek Bugün onlardadır yarın bizde Çırpınır ha çırpınır Bir ağlamaklı şiir dizesi Bir yıpranmış imge diye Alır başını bazen çekip gider Taksit taksit konuşur arkadan Yaşanmış coşkuları taklit eder Yanıbaşında boğulurken şafak Ve katledilirken ter Oturur kanın üstüne şarap içer Mevsimleri de bilmez ama Her mevsimde üç renge girer
  25. Acılı yağmurlarla düşmüşüm yere Tatlı su göllerine akamıyorum Yüzüm yüreğim deprem dalgası Bu gül kıyımlarına bakamıyorum Her sevi bir türküdür bağrımda Her öfke bir ağıt Ağıtlar kuşatmış dört yanımı Kendi türkülerimi haykıramıyorum Şarkılarla bezeniyor ufuklar Yüreğim patlıyor dağbaşlarında Yüreğim Sancımı duyar mısın yaralarında Kuş seslerinde yas nağmeleri Şarkılar sabır ve çile makamında Mendilimde öfke çıkınımda bilinç Uykusuz kalır mısın kitaplarıma Dudaklarımda hüzün Avuçlarımda sevinç Kulak verir misin çığlıklarıma Dağları aşarak gelmişim sana Demir kapıları kırarak Işık olur musun karanlıklarıma İsterim ki senden Yaylalarda otlak olasın Ovalarda ırmak olasın Yayılasın göğsümün kırlarına Sarasın beni sarasın Dalların sevdası düşmüş toprağa Olgun meyvelere hasret gençliğimiz Zamanın billur çağlayanı Gürül gürül akarken avuçlarımızda Bir damla yağmur adına Yakarmış dağbaşlarında yüreğimiz Gökyüzünde sanılmış bütün yaşam Gökyüzüne çivilenmiş ellerimiz Kulak verir misin çığlıklarıma Dağları aşarak gelmişim sana Demir kapıları kırarak Işık olur musun karanlıklarıma ADNAN YÜCEL