ogniela tarafından gönderilen her şey
-
UMUDUN EVİ YOK
Ah? çocuk vakitsiz açan bir çicçek tarlası gibi yüreğin beyaz kardelenler sarı papatyalar bükmüş boyunlarını ip - ince boynundan güneşe bakıyorlar her iç çekişte dünyanın bütün çiçekleri kanamada bütün kuşları havalanmada umudun evi yok sevincin adresi ah? neylersin çocuk ah?. çocuk vereceksen rüzgarlara ver sesini tomurcuklara baharı muştulasın yarınlara benim yıldızım yitik yıllarım yorgun ne yaşadıysam dünyada ince sızı yoksulluklar örter ince sızı dostluklar mümkünü yok artık gittiğim her yere soluk yüzünü taşıyacağım ve seni her düşündüğümde çağımın utancını yaşayacağım
-
YALNIZLIĞIMIZ
Bitpazarlarına düşmüş kitaplara benziyor yalnızlığımız kimselerin açıp okumadığı. Bu çizgiler alnımızda uzanan bir gün bitimidir belki belki bir gecenin yarısıdır yastıklarda, yırtılmış, uykusuz.. Bir şarkının melodisidir belki dudağımızda dargın ve kırgın ya da sızılı bir şiirin dilsizliğidir dilimizde... içimizde sakladığımız acılardan kalan... Ellerimizde, gri bir hüznün kokusu. gözlerimizde, bir boşluğun tortusu yitirdiğimiz benliğimizdir belki yüreğimizde yalnızlığın korkusu... Rüzgarın dallara hicran dokuduğu kapıların kapalı tutulduğu bir ?neozoik?te hiç beklemeden yeniden öğrenmeliyiz yeniden yüreğimizle ısınmayı... kar demeden kış demeden?
-
HOŞÇAKAL GÖNLÜMÜN NAZLISI
Gidiyorum buralardan yalınayak ve üzgün önümdeki uçurumlara aldırmadan varsın hayallerim kurduğum yerde kalsın o gerçekleşmeyen hayallerim. ardımda yaralı bir yürek kederli bir ömür ve yoksul anılar bırakarak çekip gidiyorum sevdiğim hoşçakal gönlümün nazlısı, bağrımın sızısı hoşçakal gidiyorum başım önümde, gözümde nem duramam artık ey aşk, ey sevdiğim hüzne ve kedere boğulduğum bu şehirde duramam hiç bir anı kabul etmiyor beni bedenim buz gibi soğuk yüreğim param parça keder kış kadar soğuk ellerim ardımda yoksul bir sevda ve bana ait ne varsa bırakıp gidiyorum sevdiğim hoşça kal anlımın yazısı, kaderimin küskünü hoşçakal bütün yaprakları dökülmüş dalları kırılmış bir ağaç gibi hıçkırarak ve bırakarak ardımdan sırtımı yasladığım çınar ağacını yaslı meçhule giden acılar yüklü bir gemide uğuldayan rüzgarlara sarıp sesimi şarkıların sustuğu, aşkların vurulduğu limanlara gidiyorum sevdiğim hoşça kal kırık sazım, sevdamın yaralı türküsü hoşçakal bir yıldız daha kaymadan gözlerimden yüreğimden bir arzu daha sönmeden gidiyorum ey aşk, ey sevdiğim bir daha yağmamalı bu ihanet yağmurları ağlamamalı bu yürek bir daha bir acıyı, başka bir acıyla sarıp alıp dağların ve yıldızların gölgesini yüzümde kış, bakışlarımda kar yorgun akan bir ırmak misali kimsesiz sokaklara bırakıp yanlızlığımı gidiyorum sevdiğim hoşça kal gecelerimin yıldızı, karlı dağların yalnız kızı hoşça kal bütün borçlarını ödedim bu sokakların, alacağımı aldım geri dönmez bir mevsimdeyim artık, duramam ey aşk bu şehre sığamam bu hüzünle yoksa acılar üşütür beni kar kavurur anılarımı donar bakışlarım üşürüm... üşürüm ey aşk sorma nereye, hangi dağın ardına? ne kadar uzağa varır yolum? kim yoldaş olur bana? dönüp gelir miyim yine bahar geldiğinde? çiçek açtığında mor dağlar sorma sazımdaki hüznü içimdeki sızıyı boynu bükük karanfilimi ve yüreğimin yangınını bırakıp rüzgarlara sırılsıklam yalnızlığımı alıp yanıma gidiyorum hoşça kal bağrımın ateşi, kalbimin ahı, mühür gözlü yar hoşçakal
-
GÖNÜL İNİLTİSİ
Alıp başını gittin hüzün veren hazan yellerince bir hasret ateşi düştü ki yüreğime külden ateş, ateşten alev, alevden kor oldu tutuştu yandı gönül ağacım yaprağıma acılar üşüştü kırıldı dudağımdaki mor nenekşe ardından kuşları ürkütülmüş bir dal gibi kaldım acılarıma tipi, saçlarıma kar düştü yüreğime efkar, feryadıma zar düştü yapraklarıma sarı sonbahar düştü ırmak olup çağladım rüzgar olup estim çığlık çığlığa duydu herkes feryadımı bir sen duymadın bir sen duymadın Leylim gidişin kalbime düşmüş güz yaprağıydı gidişin kar üstünde bir damla gözyaşı gidişin tuz bastırılmış ayrılık acısı gidişin dinmeyen gönül iniltisi gidişin Nijmegen sokaklarında hüzün sisi gittin, ardından suların sesi, rüzgarın nefesi baharın neşesi, yaşama hevesi de gitti kimselere anlatamadım içimdeki uçurumu kimseler dinlemedi beni, kimse anlamadı gittin, baharı, yazı, kışı unuttum yaşamayı unuttum bir sen kaldın unutmadığım bir sarı sabır bir de kanayan, kapanmayan bu yara yüreğimde yoksun işte; kahretsin ellerin yok, gözlerin yok, gülüşün yok, üşüyorum. Bil ki, aşkını dağlayıp yüreğime kazımışım adını aldığım nefesime yazmışım Ve şimdi ben Ve şimdi ben baharımda karakışta kalmışım son çaremdir diye sığınıp anılara avunsamda; dinmiyor bu gönül iniltisi leylim?
-
EFTELYA
Koyup herşeyi bir yana çekip ellerini hayatımdan git Eftelya artık ne kaybedecek ne de konuşacak bir şeyimiz kaldı gözlerini ıstırabımı hicranımı seven yanımı al git hayatımdan yüreğimdeki yarayı sar git Say ki hiç yaşamadık bu aşkı sevişmedik geceler boyu git Eftelya mim koyup efkarıma bir güvercin gibi kanadımda taşırım ateşimi bir mecnun gibi çölde de yaşarım leylaysa aşkım yeterki sırtımdan vurmasın beni hayat zaten ben bu dünyanın bu yeryüzünün kara sevdalısıyım iflah olmam Eftelya yüreğimi kimsesiz sevgilere bırakıp git alevler içinde tutuşan iksirler istiyorum artık değilmi ki, her aynaya baktığımda niftrit asit ter döküyorum bardak bardak git Eftelya oklarını duygu bahçemden topladıklarını ve yüreğimden kopardıklarını bırak koy bir yana sancılarımı kelepçeni vur git hayatıma sevdamıza ihanet prangaları vur git bırak çözülsün dizlerimin bağı hasret dilimin ucunda suküt gibi naçar susku gibi suküt kalsın Eftelya bırak hayat beni aşkın oklarıyla vursun vuracaksa kalbimin tam orta yerinden sevda bahçelerinde gül toplarken git Eftelya indir yükünü yüreğimin bir avuç ateş değil midir? aşk gömülüp soluğuna hasretin bırak yaksın kanatlarımı varsın acıdan parça parça olsun içim açmasın daha hiç bir çiçek bütün kuşlar terkedip gitsin bahçemi git Eftelya mevsimlere yazarım adını, sonbaharlara bulutlara yazarım, yağmurlara, yalnızlıklara bir veda sözcüğü düşer gibi uçurumdan rüzgarlara saklayıp adını giderim ben de Aslı yolunda Kerem meyli değil midir? AŞK
-
BU YÜREK SENSİZ YARALI
Mutluluk ağacımda sevinç çiçeğimdin bir zamanlar bir zamanlar bütün dudaklarda şiir bütün yüreklerde sevgi gülüydün 'umut nedir? ' diye sorma bana umudum sende saklı bak çiçek çiçek dağlar yine sevda yudum yudum umut bahar bahar bilki, dağları bekleyen çoban benim yaşlı kavalında inleyen ses mezar başlarında ağlayan baba Munzur yamacında yorgun derviş su üstünde yüzen güz yaprağı benim her gece özlemlerle yıkanan... 'umut nedir? ' diye sorma bana umudum sende saklı milyon kere çoğaltıp hüzünleri sorma, ellerim niye yanar sorma, gözlerim niye arar tek mümkünüsün ömrümün üşüyorum, umudumu bana geri ver Yaralı, suskun bir kekliğim şimdi ben hüznün rüzgarla öpüştüğü yerde hep uzakları arar gözlerim uçurumlar büyütür durmadan ürkütülmüş,üzgün bir şiirim kimsesiz bir kış ortasında ince bir sızıda üşüyen gel ey uçurum çiçeğim ay beyazım gülbeyazım gel ey yoluna güller döktüğüm ay koksun mutluluk yine dağlarda sorma bana 'umut nedir? ' diye umudum sensin bulutum sen yağmurum sen ey güz bahçemin sevinci gönlümün güvercini gözlerime yağmur diye düşürdüğüm acılarıma tipi, saçlarıma kar yağmadan gel gel, kırılmadan dudağımdaki son menenekşe bu yürek sensiz yaralı bu can sensiz ölü bu ses sensiz bir ah! gel kırılmadan dal solmadan yaprak gönül haneme konuk ol sorma 'umut nedir? ' diye umutlarım sende saklı gel/ Gün/ eş/ im Ol.... eşim Ol.... kurusun gözlerimin pınarı...
-
GÖZYAŞLARIM
Dışarıda, çiseleyen ılık bir yağmur Ağlarım bende gökle, yüreğim doludur Sevda selim, hiç durmaz akar durur Gözyaşlarım, aşkımı anlatır aslında Çok sevdim diyemem, sevgim tektir Gönül vermişse bu kalp, candan sevendir Günü birlik ilişki, aşkıma çok terstir Gözyaşlarım, aşkımı anlatır aslında Üzülme dedim, hep yaşlıydı bu gözler Yalan sevgilerle, insan kendine eder Taviz verse kalbi, duyguyu hisseder Gözyaşlarım, aşkımı anlatır aslında Hayatı boş verme, yaşa umursa doğayı Rabb'im duygulu yaratmış, kulu insanı Sev-sevil, aşkı tatmadan bırakma hayatı Gözyaşlarım, aşkımı anlatır aslında Kalbi bir güzelin sevseydi kalbimi Tutku olurdum, bırakamazdı sevgimi Aşksa; derin yaşanır, çıkamazdı belki Gözyaşlarım, aşkımı anlatır aslında Yaşamalısın, bilmem değer mi anlatmaya Var artık sende korkma, aşkın tadına Tek bir evetle seninim, bana öyle bakma Gözyaşlarım, aşkımı anlatır aslında
-
ATATÜRK'ÜME
Vatanı bu kadar ucuz bulmadık, Asker için çarık,çorap, topladık, Bir tas çorba ile, savaş kazandık, Niçin saldırırsın Atatürküme? Beş tane milleti,bu yurttan attı, Sana tertemiz bir vatan bıraktı, Geliri sadece,yalnız maaştı, Niçin saldırırsın Atatürküme? .. Evi yok,köşkü yok şu Türkiye'de Anası yatıyor taşın dibinde. Varmı ki üstünde, bir kötü leke? Niçin saldırırsın Atatürküme? .. Kalkınalım diye,devrimler yaptı. Altı ilkesiyle,huzur yarattı. Sanayiyi kurup, bir çağ atlattı, Niçin saldırırsın Atatürküme.
-
KASIM YELİNDEN
Hep aynı gemiler gelir ayrı yerlerden, Huzurludur yolcuların memnun yüzleri. Boşalırken birer, birer güvertelerinden, Çığlık çığlığa bağrışan çocuk sesleri. Farklı bir yerden gelen bir gemi benimdir, Yelkeni kasım yelinden. Hep aynı kadınlardır çapkın gülüşleri, Kim bilir, kimlere ne umutlar dağıtır. Sallanan bir mendil, ya da veda mimikleri, Kimine yürek dolusu acı yaşatır. Farklı bir dünyadan gelen bir kadın benimdir, Saçları Kasım yelinden. Ne lodoslar eser, kabına sığmaz Marmara. Bir kar fırtınasında amansız köpükler, Lodos çağırır beni azgın dalgalara, Tutarım kendimi, tüketilmedikçe düşler. Farklı bir zamandan esen bir lodos benimdir, Köpükleri Kasım yelinden. Şen kahkahalara karışır piyano sesleri. Su gibi içer parmaklar abanoz tuşları, Bin bir ses içinde de olsa tanırım o sesi, Usta parmaklardan dökülen vuruşlarını. Farklı bir piyanoda gezen o parmaklar benimdir, Uçları Kasım yelinden.
-
10 KASIM
Atam, Bugün 10 kasım. Çocukların yüreklerinde ebedi yaşıyorsun, Fikirlerinle çağın beyinlerini aşıyorsun. Pahalıya aldıklarını ucuza satıyoruz, Satsakta mirasınla medeniyete taşıyorsun. Doğu cephesinde değişen bir şey yok. Şark kurnazlığı her zamankinden çok. Dost başa düşman ayağa misali, Görmüşsündür yüzleri gözler zehirli ok. Nur içinde yat.
-
10 KASIM HEDİYESİ
Bugün 10 Kasım?. Bir devrin kapandığı yasım? Yüreğimdeki umutların asıldığı, Sevdamın sevdasına kavuştuğu Kasım? Bugün yine ağlıyor çocuklar? Bugün yine umutlar sönük! Bayraklar inmiş yarıya, Gençler çaresiz bitap? Bugün, Dirilişin günü olmalı! Bugün, Onun hedefi olmalı! Ey Türk Gençliği! Onun ilk son öğüdüydü? Türk Gençliği Atamın son söğüdüydü? En son Çanakkale?ye hediyeydi onlar, En son Anadolu?ya? Karanlık günlerin soluklaştığı, Aydınlık Türkiye?ye hediye? Atam İzindeyiz diye? Her an boşa söylenmemeliydi! Atam İzindeyiz diyenler, Kahvelerde pineklememeliydi? Biz dünün çocukları bugünün gençleri! Siz bugünün çocukları yarının gençleri? Siz dün bugün yarının gençleri, 10 Kasımlar ağlama günü değildir? 10 Kasım 2006 umut olmalı, 10 Kasım 2006 hayat olmalı, 10 Kasım 2006 gelecek olmalı, 10 Kasım 2006 GENÇLERİN OLMALI? Adım atma zamanı değil bugün! Bugün koşma günüde değil! Bugün düşünme günü hiç değil! Bugün tek dişi kalmışı ezme günü? Medeniyet dediğin dikilmiş karşımıza, Topu tüfeği tüm ordusuyla! Sanmış ki alacak sarıkamışı da! ... Sadece imanına boğulduğu vatanı? Bugün 10 Kasım! ... Dün den tek farkı bugün yasım! Aslında benim en büyük aşım? Damarımdaki kudretli asil kanım? Derler Ermeni katili, Demezler Ermeni Türkleri katletti? Hatayı kurda kuşa yem sunarlar, Unuturlar Atanın öğüdünü? EY TÜRK GENÇLİĞİ! Tut sözünü! Ağlama kaldır yaslı başını, Ağlat seni ağlatanların anasını? Sanmasın ki Atan sen uyudun, Unutmasın düşmanlar senin çığlığını! Bugün gün, gündür Bugün Çılgın Türk?ün günüdür! Atam yat uyu toprağında rahat, Suyu uyutan ahlaksız tek dişi kalmış olan, Kalk zırhını al çık karşıma, Atamın artık ruhu rahat! ... 1000 nesli bir gecede sunduk.. Bir gecede bin nesil doğurduk! Biz Türkün evladı Türkü tutturduk, Gençliğimizi vatana armağan sunduk?
-
KONYA SOKAKLARINDA YİNE SENİ ARIYORUM
Konya sokaklarında yine seni arıyorum şunu bilmeni istiyorum çok uzaklara gidiyorum seni kalbimden siliyorum sakın beni arama her tanıdığına sorma birgün hatırlarsan sakın ama sakın ağlama biliyorum geleceksin buralara o zaman bir bak odama masamda bir kağıt,birde kalem duvarda ise resmin asılı olacak kağıtta ise seni seviyorum yazacak sen bunu okurken sevdiğin çoktan kara toprakta olacak
-
YANMADI KİMSE SANA BU KADAR
Hayatta herşeye koyduğum nokta, Bir seni bulamadı bir seni unutturmadı. Yüreğimde madalya gibi taşıdığım sevgin.. Ahh o sevgin yok mu bebeğim, Ruhumda yaşattı seni, bedenimde mahvetti beni. Yağmur yüreklim, yağdın yüreğime damla damla, Sen unutturdun mavileri, aşk ise boyadı kırmızıya, Nasıl geçer bu geceler sensiz, aşıkmıyım siyaha, Biter mi gündüzler, yaşarken seni beyazlarda, Biter mi bu sevgi, aşkı yaşarken doyasıya. Ölesiye sevmek, uğruna ölmek, bu olsa gerek. Sensiz sabahlarda seninle uyanmak ölmek demek. Başımda sevda yelleri, dumanlara boğarsa bedenimi, Seni sevmedim diyemem defalarca öldürdün sevgimi, Kahrolduğum gecelerde, zifiriye buladın yüreğimi, Bir sen vardın dümyamda, bir de şiirlerim. Yazdıkça hep seninle bütünleştiğim, Okudukça ruhuma işleyen bakışınla yaktığın, Dizeler bile almadı bu sevdayı, almadı aşkım. Yanmadı kimse sana bu kadar yanmadı aşkım.
-
GÖZLERİNDE AY TUTULACAK
Bir kere güleceksin İçim ısınacak baktığımda gözlerine Gözlerimde gezecek gözlerin Kendine mahkum olacak sevdan İçinden gelip Bir selam vereceksin İsmimi söyleyeceksin merhaba deyip Uzatacaksın ellerini Varsa öyle sıkılacak Dostça eller Varsa öyle kolay tutulacak Hayatımın akışını sana çevirip Bedensel hazda bulmalıyız sevgiyi Aydınlığa yürümeliyiz aydınlığa Kendi içimizde saklı hayatın mucizesi Biliyorum gene de Küs kalacak umutlarımız yarınlara Bütün dünya girecek aramıza Güneşler girecek güneşler Gözlerinde ay tutulacak
-
YÜREĞİN TA KENDİSİNE
bir gün sorarız öylemi neden yaşam bu kadar acı neden sevgilerden sonra bir sigaranın tükettiği ciger gibi adını bilmediğim yerlerde alıyorum soluğu ve kan tomurcukları grtlağımı tıkarken birgün beni öylesine düşün kara kara düşüncelerde sapmalarda gör durmadan bir bakışla ezilirken dudak dediğin konuşamayacak kibar gözlerin anlamsız kalacak gülümseyeceksin ağladığın şişeyi doldurup tozlu bir raf arasına kaldırıp hayallerine yaşamına ne diyeceksin gözbebeklerde bir yalnızlık tuhaf bu yazgı dediler kader denilen incecik çizgide hesap sordular mahşer yerine yüreğin ta kendisine
-
İNANACAK UMUDUM
Bu akşam senin yanında, Senin yanında oturdum Dokundum sana; Dokundum ve sustum Sen uzak diyarların adamı Sen yalnızlığın kusursuz dramı Beni"sevgi" üzerine bir dolu sözle Sen bu akşam beni;beni ağlattın Bu akşam kollarının arasında Uysal bir kedi gibi gözlerimi kapadım Sen farkında olmadın Senin oldum,sana doydum Sonra yine terkettim seni Aldattım,kandırdım Sevmediğime inandırdım seni artık herkes inanıyor buna Ben inanmıyorum, Başka birine aşık olacağıma Bu akşam yine aynı oyunda Yüreğimde atan bir umuda yakalandım Yaşıyormuş meğerse Yaşıyormuş nedense Ama ölecek biliyorum Biliyorum beni sevmediğine İnanacak bir gün umudum...İNANACAK UMUDUM
-
KOKUSU GELMEZ SEVDANIN
dinmedik hala biz yorgun gece yorgun tuşlar ve parmaklarımız düşünemez olduk bellekler durgun sanki bitmiş her şey neyi anlatıyorduk ta burada durduk ha şu anlık sözler gidip gelen şiirler öyküler beklemek vardı günlerce postacı yolunu bir mektuptu özlemlerin düşü yaşananı her günün açarken titrerdi değil mi ellerimiz gözyaşı damlatırdık kağıtlara şimdi gitmez ki iletelim ışık kadar hızlı şu aletle gider mi dersin kokusunu özlerdik sevdanın hatırla canım "bilmez miyim" derdin kelimeler seçkin idi ben bir beyefendiydim sen se hep hanımefendi nezaket ucundaydı kalemin dudaktan kalplere nasıl bir afettir ki bu zamane soysuzu seni de yendi beni de
-
BEN NE AŞKLAR YAŞADIM
Ben ne aşklar yaşadım kalbim yaralıyken Yürüdüm dikenli yollarda canım yanarken Yaralı yüreğim hala seni sayıklarken Sen yandım diyorsun ben bugün ölürken Ben ne aşklar yaşadım yalın ayak gezerken Deli diye her kes bana gülüp geçerken Sevdamı ben değil sen anlamazken Sen yeni oyuncağını ben aşkımı anlatırken Ben ne aşklar yaşadım hepsi birer melek iken Sen içlerinde hala kalbimde yalnız iken Gönül sarayım senden başka kraliçe bulmaz iken Sen içeri girmemekten hala ısrar ederken
-
ÖLMEYE DEĞER BE GÜLÜM
GÜL BAHÇESEDE GEÇSEDE ÖMRÜM İNAN ÜSTÜNE GÜL KOKLAMAM GÜLÜM SENİ KOKLAMAK OLSADA ÖLÜM İNAN UĞRUNA ÖLMEYE DEĞER BE GÜLÜM
-
HAYATA DAİR
doğdum... nazım gibi doğduğum yere, uğramadım bir daha... ara sıra figürandım hayatın senaryosunda, bazen de başrol oynadım... başrol oynarken keşfedilmedim, figüran olduğum kadar...
-
GÖZLERİM DÜŞÜNCELERİMİN NÖBETÇİSİ
Süzülürken gün ışığı göklerin perdesinden, Düşüncelerimin esiriydi hala bedenim. Gözlerimin bitmedi daha nöbeti, Seni, beni, bizi yazarken kaderim. Sabah rüzgarı titretti içimi, Usulca, nazikçe okşarken saçlarımı, Seni hatırlattı bana rüzgarın yaptıkları, Tıpkı senin gibi yumuşaktı dokunuşları. Kuş sesleri bir melodi kulaklarımda, Güneşi selamlıyorlar, hoş geldin aramıza. Kalplerinde zikir, kanatları hazır, Başlıyorlar gün ışığıyla özgürlük turlarına. Sende güneş gibi doğdun yüreğime, Aydınlattı yüzün karanlıklarımı. Rüzgar gibi okşarken saçlarımı, Usulca, nazikçe, sevgiyle aktın içime. Güneş giderek saklıyor yüzünü yavaşça, Kuşlar yuvalarına dönüyor bir kargaşa. Bedenimse yine düşüncelerime esir gecelerde, Ne zaman dinecek bu nöbetler böyle. Sana susuzluk, sana açlık varken yüreğimde, Olmuyor ey sevgili sensiz bu şehirde?
-
ÜŞÜYEN YÜREĞİMİZDİ BEDENİMİZ DEĞİL
Üşüyen yüreğimizdi,bedenlerimiz değil Yoksunduk bir yudum sevgiden Ve tamamlayıcı yarım değildin sen Aksine her geçen gün eksilten... Tutamadım ellerini sevgi dolu Zaten sende hiç uzatmadın Ve ben dokunamadım yüreğine defalarca denesem de Yolunda gitmeyen hayat değildi;bizdik Oysa hiç 'BİZ'olamadık seninle İki yabancıydık adını aşk koymak istedik gereksizce Şimdi beklenen sondayız işte Etkisiz elemanı oynadık birbirimizin hayat kümesinde Nasıl ki sıfırın yanına başka bir rakam gelmeyince Yaramıyorsa işe İkimizde sıfırdık anlam kazanamadık böylece Hiç bir şey katamıcakken birbirimize Ve zıt kutuplardayken düşüncelerimiz bile Yine de adım attık gelecek diye Üşüyen yüreğimizdi;bedenlerimiz değil Ve fazlalıktık birbirimize eksiklik değil....
-
İNADINA SEVDA
Bir sevdalı yüzü gördüm Kararmış rüyaların dipsiz kuyularında Yaralı bir yürekle ararken Sonsuz bir özlem doldu Bilmediğim acıların tadında. Gözlerini ezberlemeye çalıştığım her gece Bıçak yarasından daha kahpe Hoyratça savurdu sensiz kalan benliğimi. Seni ararken Yitik bir hayal oldum sevdanın gergefinde Kayboluşlarımı tanır oldu Arkamda bıraktığım maskeli yüzler. Seni sorarken Silik bir iz bıraktı ayak izlerim. Görenler tanımasa da Her sevdalı yüzün arkasından koşan Bilir benim sinemdeki yarayı Ses etmez intihara bürünmüş sevdalar. Yasaklansa da meskun mahallerde ağlamak Her sevdalı sözünü geri alsa da Bitmeyen yürekle koştu inadına Ben o dipsiz kuyularda Silik bir iz oluşuma aldırmadan Sevdim seni inadına?
-
YANMADI KİMSE SANA BU KADAR
Hayatta herşeye koyduğum nokta, Bir seni bulamadı bir seni unutturmadı. Yüreğimde madalya gibi taşıdığım sevgin.. Ahh o sevgin yok mu bebeğim, Ruhumda yaşattı seni, bedenimde mahvetti beni. Yağmur yüreklim, yağdın yüreğime damla damla, Sen unutturdun mavileri, aşk ise boyadı kırmızıya, Nasıl geçer bu geceler sensiz, aşıkmıyım siyaha, Biter mi gündüzler, yaşarken seni beyazlarda, Biter mi bu sevgi, aşkı yaşarken doyasıya. Ölesiye sevmek, uğruna ölmek, bu olsa gerek. Sensiz sabahlarda seninle uyanmak ölmek demek. Başımda sevda yelleri, dumanlara boğarsa bedenimi, Seni sevmedim diyemem defalarca öldürdün sevgimi, Kahrolduğum gecelerde, zifiriye buladın yüreğimi, Bir sen vardın dümyamda, bir de şiirlerim. Yazdıkça hep seninle bütünleştiğim, Okudukça ruhuma işleyen bakışınla yaktığın, Dizeler bile almadı bu sevdayı, almadı aşkım. Yanmadı kimse sana bu kadar yanmadı aşkım.
-
DÜN BİR YÜREĞİM VARDI
dün bir yüreğim vardı yok oldu artık rahatça sevmeleri için bıraktım kalbimi özgür kıldım bir dönemdi hayatımdan geçtin sen şimdi yok olup gittin ellerimden sevda dediğin şikayet ve sızlanmaydı senin için gökteki bir tek yıldız şahitti aşkımıza ışığı yok olan sabahın aydınlığında kendi bırakıp gitti beni yalnızlığımla uzun sürelide değildi zaten benide sevmemişti kalıcılığımıda istememişti düşlerden ibaretti benim sevdam uyandığımda zaten gidecek bitecekti nice geceleri uyumadan geçirdim bir hasretiyle yandım sabahlara kadar dediler yaklaşma uzak dur dediler ve kulağıma beni istemediğini belirten o ses var ya o hala kulaklarımda çınlamakta seven gözlerime artık sevmemesini öğrettim uyku düzenimle boğuşurken ve sen hatırlatma eski sevdiğim beni sakın kendime eskiden yüreğimi sene doldururdum zehir olsada kadehinden mutlaka içerdim bulutların yağdırdığı asit yağmurunda yürürdüm dündü bütün bunlar sis gibi parladı ve söndüler geçmişimi silip süpürülürken artık bir damla su bile şifa olmaz söndürdüm içimdeki ateşi ne kül kaldı nede bir yangın yeri ve uğruna ölecek biride yok artık yüreğim kaldırımda olsa dahi artık seni sevecek biri yok hayatında.
Jump to content