ogniela tarafından gönderilen her şey
-
MENEKŞE GÖZLERİNDE ÖLMEK
Bir dağ serinliğini vurup gönül ülkeme upuzun yollara vurdum kendimi mecalsiz üşüdü bakıp kimsesizliğime turna kuşları üşüdü börtü-böcek ve tüm dağ çiçekleri gitsem ayaklarım ıslak, başım dönüyor sevda hayatın neresinde duruyor ey yar herkes bildi sevdiğimi, bir sen bilmedin ıpıslak hayaller düşerken düşülkeme yağmur olup aktı gözlerim dünyanın üzerine ırmak olup ağladım, sel olup çağladım rüzgar olup estim çığlık çığlığa herkes duydu feryadımı, bir sen duymadın kaç yıl gözlerim yollarda seni bekledim kaç yıl oldu sensizim, avareyim, divaneyim kaç yıl oldu sözlerim dudaklarımda suskun şiirlerim dudaklarımda öksüz hayalin gözlerimde perişan gidenler dönüp geldi ey yar, bir sen gelmedin yüreğime yazdım seni ey vefasız yar aldığım nefese yazdım sen artık benim vazgeçilmezimsin bilki ömrüm yettikçe seni her gün bekleyeceğim alnım çizgi, yüzüm hüzün, saçlarıma ak düşse de yine seni delikanlı yüreğimle seveceğim Ve bir gün ölürsem de menekşe gözlerinde öleceğim...
-
ÜŞÜYORUM
Üşüyorum geceleri, Ellerim bomboş,yüreğim telaşlı, Ne yapacağını bilmeden dolanır geceleri, Rotası olmayan bir gemiyim artık, Şehre bir yalnızlık düştü, Uykularımda değil,düşlerimde hiç değil! Seninle bir başkaydı yakamoz, Sarılınca bana,ürperirdi bedenim, Acaba! Acaba gidecek misin?... Gidişini özlüyorum, Üşüyor yüreğim, Gözlerini,bakışını, Ürkek ellerinde bedenini, Yavru bir ceylan tadında özlüyorum, O gemi,o rotasız kaptan, Dönmüyor limanına bilesin! Üşüyorum! Okyanus ortasındaki bir güvercin gibi...
-
SEVDALI BİR GÜNEŞTİ ZAMAN
Bir kalem arardım kararlı bakışların izlerken mavi denizi Yorardı düğmelerin parmaklarımı, duyargasız kalırdım Kaygılı sözcüklerime dolanırdı kaygan öpüşlerinin izi Meçhul yolculukların özlem limanlarında sana sarılırdım. Bir sesin çığlığı düşerdi akıbeti belirsiz uzun gecelerin döşüne Yorgun yüklerimizi şarkılara yükler, loş ışıklara bölünürdük Kımıltısız bakardı ay ikimize, yürürdük karanlıkların içine Çılgın bir mevsimin son deminde, nefes nefese aşka yürürdük. Soylu dirençlerin coğrafyasıydı yüzün, binlerce çocuk gülüşürdü Ulaşıp menzillerinin sözcüklerine, yangınlardan seni toplardım Soğuktan üşümüş ellerinin çizgilerine efsane yıldızlar üşüşürdü Uzanırdım sözcüklerine, yüreğini okudukça ellerine hohlardım. Çürümüş denizlere seferlere çıkardık, esir kalyonlarını basardık En büyük akıntılara kürekler çekerdik, iki kişilik bir yelkenlide Sevdalı bir güneşti tepemizde zaman, geceleri şiirler yazardık Keşiflere çıkardık bıkmadan, şiirler biriktirirdik ıslak cebimizde. Yenilenmiş özlemlerin fırtınalarına tutulurduk, köpüklü denizlerde Adil savaşlara pupa yelkenler açardık, suskun kanamalar geçirirdik Bir masaldı sevda, aşk derdik ismine, birbirimizi arardık seslenişlerle Sarılışların özgür kentlerinde pastil sevinçlerle açlığımızı geçiştirirdik.
-
YÜREĞİMİN KIBLESİYDİ YÜREĞİN
Gözlerim dolu dolu, Sırılsıklam âşıktım. Seninle yağmurlara bulanıyordum. Toprak kokuyordu her yanım. Sonra güneş? Gökkuşağına sarılmış bir halde, Gözlerimden akıyordu. Yüreğim yeşilleniyordu. Seviyordum seni, Hem de çok seviyordum. Mutluluk elbisemi, Giyiniyordum üzerime. Gönlüm; Kır çiçekleriyle bezeliydi. Aşkı en yalın haliyle yaşıyordum. Doyamıyordum bakmaya. Sanki bir daha görmeyecekmişim gibi, Yüzünün en ince kıvrımlarına kadar, Almıştım hafızama seni. Su rengi bakışlarınla, Alıyordun aklımı, aklımdan Kayboluyordum ruhunda. Yüreğimin kıblesiydi yüreğin, Dualarımın, sessiz diliydin sen. Ne oldu birtanem, Ne oldu da? Gittin yüreğimden?
-
BENSİZ AĞLAMA
Ağlama Nedendir gözlerinin feryadı Bağrını mı deldi özlemin Yoksa aşk derdine mi düştün nicedir Sen ağlarsan eğer Bana susmak yakışmaz Yazmak yakışmaz bana Kalbinin kırılışına mı üzülürsün yoksa Tuttuğun dalların kırılışı mı bu nalanın öncesi Sil artık gözlerini Ağlama Hayallerinin yitmesi mi seni bu hale düşüren Ayrılık mı var yoksa Çığlığının ucunda Sevdiğin gözlerini mi kaçırdı son bakışında Son tren de mi kalktı istasyondan Tutunacak ümit mi bırakmadılar sana Birer birer gitti mi sevdiklerin Yalnız mı kaldın hayat vapurunda Belki biri, belki hepsi Ne olursa olsun Ağlama Beni de sardı figanın Bekle geliyorum yanına Bensiz mi ağlayacaksın yoksa Bensiz ağlama
-
GİTME KAL DİYEMEDİM
Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim uzun kara trenler alıp götürdü seni hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim bütün insanlar ağladı sen giderken. bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu bir ben ağlamadım inanki, bir ben ince bir duman gibi kaybolup gittin oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha sensiz yaşamayacağımı, sana aşkımı anlatamamıştım gitme kal, giden ben olayım gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim arkanı dönüp giderken hıçkırıklar düğümlendi boğazıma kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim ardında ağlayan bir çift göz paramparça bir yürek ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım ama gitme kal diyemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu bir çocuk üşüyordu elleri cebinde dalında bir gelincik ağlıyordu bir dağ yanıyordu içimde gitme, gidersen baharda git sonbaharda gitme yapraklar düşmesin ardında diyemedim kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim yine de seni sevdiğimi söylemedim kahrolası gururum, kahrolası dilim gitme kal diyemedim .../ bir rüzgara açarım şimdi kalbimi bir de sulara alıp getirsinler diye sevgimi sana bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde bir yudum hasret oldu döküldü gözlerimde tane tane gittin, bir tren garında ömrümü rayların arasında götürdün oturdum bir köşede öylece ağladım, kahroldum bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi diyemedim dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi suları çekildi canağacımın asitli yağmurlar döküldü dallarıma acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece gözlerime kan oturdu ey yar!.. her gece bekleyişler öldürür beni gelmeyişler bir de eriyişler hasretinden her gece ah! gurbet ah! sen olmasaydın ayrılık olmasaydı hasret olmasaydı ben olmasaydım sen olmasaydın aşk olmasaydı kahrolmasaydım...
-
MAVİ SEVDA
Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize pupa yelken yol alıyoruz sabaha güneşli günlere çıkıyoruz, mavi gecelere güzelliklerin el değmemiş ormanlarında düşlenmemiş renklerin çılgınlığı düşüyor bakışlarımıza kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan sevgiyle beslenerek, bin çiçek büyüyor özlemin kor bahçelerinden küskün çocuklar gülümsüyor yıldızlara seviyoruz bütün insanları, bütün hataları affediyoruz şarkılar bizim oluyor, şiirler bizim, yarınlar bizim su gibi yudum yudum, hava gibi nefes nefes mutluluğu tadıyoruz tüm pınarlardan sevgimizi koyup tüm sevdaların üstüne yelin suyla öpüştüğü kıyılara atıyoruz acılarımızı kaldırıp duvağını gökyüzünün öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından birer birer dudaklarımız gül oluyor, gözlerimiz yıldız, bakışlarımız ay uçuk bir mavide tutsak kalıyor hayallerimiz sokaklar dolusu mutluluk çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına martılar uçuruyoruz samanyoluna mavi düşler boyu bir Adem ile Hava faslındayız şimdi seninle mavi bir rüya görüyoruz, mavi bir bahar yeşeriyor tenlerimizde yeni bir aşk masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan dudakların kalplere sığındığı bir adada şimdi binbir arzuyla köpürüp kabarıyor dalgalar şiir?in yedirenk çakılları vuruyor kıyılarımıza bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak yıldızları yol yapıp umutlarımıza mavilere tırmanıyoruz ince alımlı ayaklarıyla aşkın
-
AH SEHER YELİ
Çekip gittin çiçeklerin döllendiği bir mevsim. bir daha dönmedin geri... yarısı sende kaldı kalbimin yarısı bende ezgili... ah! Seher yeli... bir bulut gibi nehirler gibi akıp gitti saçların elimden bir yanım yaslı hazanda kaldı bir yanım deli boranda savrulup gitti ömrümün gazeli... gülüşün bir çiçekti güğümlenirdi içimde her bahar gittin hayallerimde gitti kar yağdı kirpiklerime umutlarıma ağrılar birikti gittin güz geldi yitirdi sevincini ağaçlar ardında sarı yapraklar ve hüzün kaldı bulutlar arasında kaybolan ay gibi yitirdim seni denizler suskun maviler küs gökyüzü yaralı şimdi gittin deprem olur her gece denizlerde başını taşlara vurur dalgalar gittin göçüp gitti ardından gönlümün kuşları uzak diyarlara bir yanı aşk acısı kıyılarımın bir yanı özlem şimdi yokluğundur içime yağan her gece suların ötesinde şimdi su gibi yudum yudum şimdi hava gibi nefes nefes seni özlerim karşı kıyılarda...
-
HAZALIM
Yalan değil gönüller,bir sana bakmayınca... Yalan değil sevgiler, Unutulmayınca... Yoldasın güllerle,lalelerle yoldasın, Dön desem gelir misin yanıma? Sever misin yeniden? Eskisi gibi olsak seninle, Çıksak kırlara,tepelerde dolaşsak... Yeniden, Yeniden girer misin kanıma? Damarlarımda olur musun? Gecikme hazalım, Gecikme... Yakala beni, O eski Dünyamdan gitmeden , Başka gönle , Sebepsiz fırtınalara girmeden, Yakala beni hazalım... Hatırlar mısın ne güzeldi hayaller? Sen benim olacaktın,iki de küçük sen... Şehrin en sakin yerinde, Rüzgara karşı bir ev, Bahçesinde fidanlar, Şöminesinde alev... Yalansızdı hayaller... Ama, Kurmasını da bilemedik hazalım... Sen bulutlarda, Ben ise yerin altında, Çok,çok uzaktın bana... Şimdi tek silahım, Tek ama tek silahım, Seni sevmek HAZALIM !!!
-
GÜN
Hafif rüzgarlıydı gün, Sahildeki o gizemli yürüyüşte, Romantizme boğulmuş bir insandı yüzün, Kulağına fısıldarken minik bir şiir, Dolardı gözlerim,ağlardım, Ama yoktu içimizde hüzün, Hızla akan zamana inat, Sevgi seline kapılırdık, Sabahlardık geceleri, Kumsalı mesken edinirdik, Titredikçe kalplerimiz, Masumca sarılırdık, Biraz umut olurdu içimizde , Biraz da heyecan, Korkuya yer yoktu hayallerde, Yaşarırdı gözlerimiz, Ne kadar olmaz desek de, Yüreğimize gömülüydü sevgimiz, Acıydı aslında birlikteliğimiz, Sen asık yüzlü,ben ise gülen,
-
OLMALISIN
Gözüm sevdaya daldı senden önce, Apansız gitti hayalin, Bakışlarım , gülüşlerim darmadağınık... Ben , sende kayboldum, Yok olmadan önce... Bir adını tutuyorum aklımda Ve Bir sen olmalısın sayfalarda, Uğultuyla alevlenen satırda... Tutunamadığım, Görmek istediğim mazimde, Hep sen olmalısın, Masallarda , romanlarda , Karlı,puslu ormanlarda, Hep,hep sen olmalısın... Sabah gideceğim bu şehirden, Yolumda sen olmalısın... Bilemiyorum sonsuz musun? Maksatsız , ufuksuz musun? Benim kadar mutsuz musun? Umutlarımda hep sen olmalısın...
-
DİNLE
Aşk?ın damarları canlanıyor içimde, Gözlerin aklıma geliyor her içişimde, Vuruyorum düşlerimi yıpranan kalbime... Seni arıyorum gözlerimin daldığı yerde... Sevmiyorum diyesim geliyor bir anda , Sonra sus diyorum...olmaz diyorum... Yapamazsın bunu,ne kadar hırçın olsa da... Aldatıyor beni bahçedeki hain papatya... Dağa yansıyor aşkımın Güneş?i... Isıtıyor her karışını,o güzel doğanın... Yankı yapıyor sessizken yüreğimin sesi , Kulak ver...Dinle...Ağlayarak dinle...
-
YAS
Bir hüzün bulutuyum,ben gökyüzünde, Yağmur olur damlarım,yeryüzüne, Yoluna düşer de,basarsan eğer, Yokoldum demektir,gönül gözünde. Hicrana dem düşer,ah ile tasa, Bu feryat bitmez,sevgim olmasa, Ebedi ızdırap,dolar bu kalpler, Şahika güllerim,açmadan solsa. Kahraman olmuşum,kahırla dolup, İbret-i aleme, lütuflar sunup, Doğdan,Batıdan destan savurup, Zelzele kimliğe,sözler ne hacet. Bedenim kaybolmuş,toprağa girip, Ağıtlar,figanlar ile giderken, Nedenim olmamış,sualler gibi, Matemler,hüsranlar ile giderken. Eşkiya sanılıp,taşa tutulan, Ölüme yakışır,yasa tutulan, Eşine,dostuna,boşa tutunan, Elleri kum tutar,ona ağlaya. Bir şiir bitiyor,dostlar,hısımlar, Ahiret gününe,gitsin dualar, Günahın çok ama sevabın yoksa, Hazırlan ölüme,bitsin bu vahlar...
-
GÜLLERİ SANA BIRAKIP DİKENLERE GİDİYORUM
Gidiyorum bütün acılarımı vurup sırtıma umutları bırakıp başucuna ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp şiirlerimi sarıp bohçama yüreğimin yangınına gidiyorum hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal gidiyorum gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum gidiyorum başımda gam gözlerimde nem toplayıp önüme düşen gölgelerimi bütün hatıraları bırakıp geride ardımdan çekip kapıyı usulca başımı alıp gidiyorum buralardan şafak sökmeden kimseler görmeden yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için hoşça kal suyundan çimdiğim dere kana kana içtiğim pınar say ki, hiç yaşamadım bu yerlerde nazlı çiçeklerini okşamadım baharın bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü çekip gidiyorum buralardan çekip gidiyorum bir bilinmeze doğru hem yol, hem yolcu olmaya acılarımla başbaşa kalmaya bütün yıldızları takıp kanatlarıma rüzgarların uğultusunda kaybolmaya gidiyorum Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde gecelerin zifiri saçlarında çıkıp yola dağlı bir ırmak gibi çarpa çarpa kıyılara bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime ne okuyacak bir şiirim gözlerimin içinde iki damla gözyaşı gibi bakmadan ardımdaki uçurumlara alıp götürüyorum yüreğimdekileri de hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal
-
DUDAĞIMDAKİ GELİNCİKLER
Bir yanım gül bir yanım uçurum şimdi ben ömrümü hangi seherlere bırakıp giderim sen yoksan gazel düşmüş yapraklar gibi gün olur anılarda ararım belki solmuş çiçeklerde, incecık gülücüklerde öksüz çocuklar gibi bükerim boynumu gün olur yağmur olur dökülürüm sokaklara hüzünlenirim belki dumanlı bir dağ gibi nerden bileceksinki kayıp sevdaların yurdu olduğunu yüreğimin acıyıp durduğunu bu yüzden kanayıp durduğunu bir ömür ben ki hayatın solgun gülü gözleri öksüz çocuğuyum dünyanın güvendiğim bütün dağlara kar düştü nerden bileceksinki ruhumun zindanda soluduğunu zifiri bir gecenin uğultusu olduğunu ömrümün kısılmış sevdaların sesinde unutulduğumu yaşlandığını dudağımdaki bütün imgelerin ve beni hiç bir aşk şiirinin kabul etmediğini artık nerden bileceksinki kalbinin orta yerinden ihanet kurşunları yemiş bir tarihi taşıdığımı içimde vurulduğunu sevdiğim bütün seslerin ihanetin kol gezdiği sokaklarda .../ sen en sevdiğim serçe kuşusun en sevdiğim dağ kırlangıcı al götür buralardan uzaklara sesimi rüzgarlara götür, dağlara, baharlara götür kırılgan yanımı gülüşünü ver bana gülüşüm olsun üşümesin dudağımdaki gelincikler
-
BUĞULU CAMLARDA KALDI ADIN
sendin hayatımın kaynağı algülüm, gülgüzelim, gözgülüm papatyanın akı, karanfilin alı özlemim, vazgeçilmezim seninle uçardım güvercin kanatlarında her akşam bir ipekböceği sabrı bir güvercin aklığı bir anne sıcaklığı ve bir kumru saflığıyla severdim seni bilmezdin dudağımda bir ıslıkla bin sevda masalında beklerdim seni gelmezdin her gece sevgimi göğe yıldız diye serperdim görmezdin gülüşün bahar buğusu olurdu gülüşün bir avuç su gülüşün gül gülüşün karanfil kokusu seni görmediğim gün iki damla özlem iki damla hasret çiçeği olur düşerdin yüreğime tane tane kirpiklerimin kıyısında martı olurdun susardı bütün denizler seni özlediğimde gelmezdin bir sevda masalında arardım seni bir çınarın dalında, bir gülün alında saçlarını koklardım tel tel dudağına en güzel şarkılar yakıştırırdım ayışığı dökerdim bakışlarına her gece bilmezdin güz biter kış gelir giderdi yaz biter bahar gelir geçerdi gelmezdin buğulu camlara yazardım adını yüreğime kazardım yüzünü gözlerimde sesini ruhumda saklardım görmezdin İsterdim ki, baharda toprak olayım rüzgarda yaprak olayım kırmızı balonlara yükleyip yüreğimi her gece sana yollayayım isterdim ki, en güzel aşk öyküsü olsun aşkımız yüreklere yazılsın şiir şiir dünyada bütün sevenler, sevmeyenler gelenler, geçenler hep seni okusun isterdim ki, sonsuzluğun öyküsü olsun hayatın kaynağı, sevginin bağı gülün saflığı en güzel aşk hikayesi olsun aşkımız
-
OL
Gün olur , devran döner hasret gelir omzuma, Sabah kalkar duman olurum , Gece ise , Aşk'tan bi harab... Senin olduğun yerdeyim ansızın, Ve sana doğruyum uzaktan, Garip dağların sırtında oluyor gözlerin, Benim gibisin aynı odada,aynı, hep aynısın... Gençliğin gidiyor farketmeden ,seni almadan, Sana sormadan ; galip geliyor umutlar, Sana sormadan ; yıkılıyor,hazin sevdan... Sensiz gömülüyor duygular Hançer vur sözlerine, Bırak duygularını, kalsın orda, Kapat gözlerini, Bak şöyle sema'ha,unut herşeyi... Herkesi unut yasak sevdam, Düşünme... Geri döner zannet acılarınla beraber, Salkım söğüt olur gönüller, Yalan olur,hep yalan olur... Sen al Güneş'i yanına, Yalnızca ve yalnızca, Onunla ısıt özlemlerini,ısıt gitsin... Tüm güzelliklerinle,yasak ol, Yasak ol... Kimse seni bilmesin yasak ol, Anımsama Aşk'ı,sevme,kapılma,aldanma, His zannettiklerine... Düş zannettiklerine sarıl,bırakma, Yalan da olsa hayat de,hayal de... Ufuklarda ol... Hiç üzülme kızıl okyanusa, Üzülme yanardağlara, Darılma sazına,kırık baharına, Cevapsız olma uçsuz sorulara, Sanki kapılırcasına,bırakma onu, Herzaman ama her zaman, Mavilerde ol... Ser kendini denizin sularına, Uzat saçlarını sonsuza doğru, Hiç yıpranmayan,hiç bozulmayan , Kimliksiz bir duygunun, Kanatsız bir gölgenin sezgisine var, O anda başlar,o an alevlenir, Yok sanılan Sevgi'n... Sen O'sun işte , Olmaz dediğin kırıntılar, Olamaz dediğin, Sihir dediğin serpintiler, Hepsi sensin kaderim... Denk düşen senelerimsin, YÜREKLİ OL ... Fatih Turgay Akçay
-
HAYAT
Karanlık gecelerin koynundayım... Sevdaya yelken açıp giderken maziden, Kıvrınan bir Güneş gibiyim sanki... Mehtaplarda , yalnızlıktayım. Saatlerini durdurup,hayata meydan okurcasına geliyorum ... Sessizliğe,sensizliğe geliyorum... Geceleyin çıkan yıldızların parlaklığında, Doğanın tadında,toprak kokusundayım... Herşeyimle,hislerimle,heveslerimle Bazen kendimle,bazen herkesle, Bazen seninle,bazen seninle hatta bazen de seninle... Yani hep seninleyim... Dertlenip elime aldığım sigaradasın,dumanındasın... Her zaman benimlesin ama belki sen de sensizsin...sessizsin... Yarına doğru giderken Mavi Gemi,seni de götürür dalgalarla... Bak şöyle bir semaya , bak şöyle bir koca Dünyaya... Görüyor musun hayalleri,görüyor musun ışığı...karanlığı... Sokağın karanlığında oturan masum insanı... Göremezsin güzelim ,göremezsin... Sen yalnız kalmayı , hasreti,sevmeyi,aşkı da bilmezsin ya... Ne olur derken hayata,ne olur derken Hakim Bey?e ve ne olur derken ... Annene...babana...belki de o tombiş elleriyle seni ısıtan yaşlı nenene... Düşündün mü beni...düşünemezsin ya... Sana tek kelimeyle ,belki de sadece iki kelimeyle sesleniyorum ... SENİ SEVİYORUM... Fatih Turgay Akçay
-
KARAMSAR BENLİK
Bir Aşk hücresinin matemiyle yanmak... Geri dönememek , seni görememek Yakınlarda olduğunu bilmek , gelememek Sahipsiz olduğunu bilmek , sahiplenememek Yalnız olduğunu bilmek ,kahrolmak... Sevgi ile uçmak , sevememek... Güneş ile yanmak , ısınamamak Belki üşümek , titremek... Karanlıkta yürümek , sonu olmadan, Belirsiz biryerlere gitmek , geri gelememek... Ne yaptığını unutmak , benliğini kaybetmek... Uçmak, belki de hiç yere inmemecesine uçmak... Kaybolmak yanlızlıklarda , sebepsizce kaybolmak... Hepsinin bir nedeni vardır elbette, Elbette bir nedeni olmalı karamsarlığın... Nedeni , Aşktır,sevgidir,saygıdır... Nedeni , kalptir,gönüldür,kaygıdır... Fatih Turgay Akçay
-
MAHKUMUM SANA
Hazan Güneş'imdin mevsimlerimde, Baharı müjdeleyip giderdin, Kahır dolu rakı şişelerine dolup, Issız çöllere benzerdin ansızın, Nerde bir çiçek görsen, Koparırdın hiç acımadan, Hiç sızlamadan yüreğin... Yarım elmaya dönerdin, Baktığın , Göremediğin soyutlarında, Gündüzün ,gecenin, Karanlığın ışıklarında, Mahkumum sana... Gör diye,duy diye seviyorum seni, Bakma bana öyle, Aldan bir kere de yazılana, Bil onu,öğren onu, Yağmur gibi olma, Ayrılma, Her yere,karış karış, Milim milim dağılma... Ateşe benze, Yak heryeri,kül olsun, Kalmasın hiçbirşey, YAK... Gönlümü yaktığın gibi, Yak hataları ,ümit ver onlara, Sahip çıkma doğaya, Beni de yak, çekinmeden , Korkmadan ! Nedir ki bendeki... Koskoca bir hiç, Koskoca bir his ! Yine de çiçeğim, MAHKUMUM SANA... Fatih Turgay Akçay
-
SENİ ÖLESİYE YAŞAMAK İSTEDİM
Seni yaşamak içimde ölesiye... Saate hiç bakmadan hiç bıkmadan yaşamak seni ölesiye... Yarınların acısıyla, belki de yarınsız acılarla seni yaşamak... Güneş doğmadığında gece sessizken matem yokken kurşunda... Kahırdan uzak,zehirsiz günlerde seni ölesiye yaşamak... Kaç kere ağladım seni anarken ...seni ölesiye yaşarken... Koca bir çınar gibi Aşk?ı müjdelerdin bana... Söyle nerelerdesin şimdi... Yalnızlıklarda mı ...yoksa bir ceylanın yanı başında mısın... Seni ölesiye yaşamak için neler yapmadım ki... Gemi kalkarken limandan dalgalarla yarıştım ebedi... Sonsuz olmanı istedim sensizken yüreğim... Bensiz olmanı istemedim gece yarıları... Uyumak istedim sensiz ...sessiz... Dağ yamacında oturup ölümü beklercesine ... Seni ölesiye yaşamak istedim ... Yangınlara atıp kendimi , hiç korkmadan yanmak istedim... Senin olmadığın yerlere gidip,zamanı durdurmak istedim... Seni ölesiye yaşamak istedim... Binbir parça olana kadar kalbim , yaşamak istedim seni ölesiye... Solana kadar çiçekler ve yıkılana kadar tüm evler.... Volkanlarla birlikte yanmak istedim... Seni ölesiye yaşamak istedim ... Sevda yelleriyle birlikte olmak istedim...uçmak istedim kuşlar gibi... Yalan olup kaybolmak değil , gerçeklerle bir olmak istedim... SENİ ÖLESİYE YAŞAMAK İSTEDİM GÜZELİM... Fatih Turgay Akçay
-
BIRAKMAM SENİ
Seni Buldum bırakmam artık... Dağlar önüme yıkılsa,Güneş artık doğmasa... Seneler geçmese , ağaçlar açmasa.... Seni bırakmam artık... Hayaller ümitsiz , ümitler hayalsiz de olsa..., Gerçekler yalan ...yalanlar gerçek de olsa ... Çalmasa da müzikler ... Seni bırakmam artık... Bir daha da bir daha demesek... Sevmek için ölmesek... Seveni sevsek , saygı duysak... Hayat için yaşasak , gün için yaşasak... Yarın için yaşasak , bugünden ümit kesmesek... Seni bırakmam artık... Seni bırakmam artık yalnız... Sessiz kalmayacak sevgimiz ... Sensiz olmayacak doğa... Sensiz olmayacak karanlık , matem... Belki de Leyla yok artık... Yok artık Mecnun , kerem,aslı... Ama yaşayacak Aşk?ımız Sevgimiz yüreğimiz yaşayacak... SENİ BIRAKMAM ARTIK...
-
KIYMETLİMSİN
Üşüyen akşamların suskun saatlerinde buldum seni Sevgiye hasret gönlüme, Aşka suskun dilimle Seni seviyorum diye haykırıyorum tüm dünyaya Yalnızlığa demir atmışken çıkageldin kalbimin en güzel köşesine Gülmeye hasret gözlerimle, Sevdaya yoksul bedenimle , Canım diye sesleniyorum gecenin ayaz vakitlerinde Yaralı yüreğimi tatlı gülüşlerinle iyileştirdin Karanlığı emziren geceme parlak gözlerinle giriverdin Sen benim kıymetimsin.. Aldığım nefesim, sevdiğim canımsın.. Ölüme davetiye bastırırken tuttun ellerimi Mutluluğa hasret tenimle, Umutları fakir gülüşlerimle, Seni senden çok seviyorum diye yazıyorum kalbime
-
CAN PARÇAM
Sen gözlerimde bir renk, Dudaklarımda bir şiirsin. Hayata küsmüş yüreğimde, Geleceğe dair tek ümitsin. Bugünüm seninle güzel, Yarınlarım seninle anlamlı, Düşlerim daha bir berrak, Gönlüm gönlüne sevdalı. Aşkım ezeli değil ama ebedi, Sevgim ummanlar kadar derin, Çiçekler kadar saf ve duru, Yağmurlar kadar engin. Yüreğimde demledim aşkımı, Gözlerimden süzdüm, Sana öyle verdim, Adına da ?can parçam? dedim.
-
SAMATYA VE PAPATYA
Cam gibi düşerken yürek Ve uzarken şehrin gri gölgeleri Düşler umutsuzdular Ve mutsuz.. Sonra siz, Bir gizem gibi çıkageldiniz Samatya sabahında pencereme doğdunuz Karanlık odamın nur-i ayni oldunuz Ve tüm enginliğinizle, Samatya ortasında bir denizdiniz.. Ben size akmaya korkan bir ırmak Bundan gözlerim tuttu yosun Lal etti beni, Bakışlarınızdaki efsun.. Vuslatın güftesini terennüm eder leb-i mecruh Gönül sevdaya çekmek ister kürek Bir yaz faslında gülsünki gözleriniz, Şenlensin şehir Başlasın nisaburek.. Lakin bir ceylanın ürkekliği var sizde Sevdadan kaçar hep kalbiniz Ne olur uzak bir düş olmayın Olmayın yitip kayan bir yıldız Yoksa ağlar samatya Teselli etmez kalbimi, İhtimal çiçeği papatya..
Jump to content