Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

ogniela

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

ogniela tarafından gönderilen her şey

  1. Sardığın Anı Yaşarsın İçinde Hiç mi hiç önemsenmez, İlk başlarda Yaz yağmuru sanılır, Sevgilinin dudağından dökülen sözcükler Basit, lakin serinletir ferahlığı Cana can katar sözlerin ağırlığı. Farkına varmadan bedene giren Gittikçe büyüyen mutluluk virüsü sanki. Alırsın yüreğine hiç umursamadan. Varlığıyla huzur bulursun. Sevgi kıvılcımken öyle bir an gelir ki, Yanardağın kızgın lavlarına döner. Kabına sığmaz gizli sevda canavarıdır artık! Yer, yakar, titretir hücrelerini. Ne kadar küllesen de Her gece, alır götürür pembemsi düşlere Ne olduğunu bilemeden, Döndürür feleğini. En çok da gün akşama vardığında, Çöker hüzün vakitleri, Adeta kırarsın saati, Durdurdum sanırsın zamanı, Sardığın anı yaşarsın içinde... 01 Eylül 2003 Ankara
  2. Paylaşamam ki Bülbül kafesinde, Sense, kalbimde güzelsin; Bir tanem seni; Çektiğim her nefeste, Biçtiğim her mevsimde, Kokladığım her çiçekte, Yazdığım her satırda, Gördüğüm her şeyde, Kurduğum her düşte, Seviyor, özlüyor, istiyorum... Ey yüreğimin eşsiz kaptanı, Gönlümün seyir defterini, Seninle yazdım bunca zaman, Mevsimler boyu gezdim aşk limanlarını, Senden sonra kalbimin yelkenini, Dolduracak fırtınayı tutamam ki... Canıma can katacak, Ukdelerimi yaşatacak, Ruhumu uzak diyarlara götürecek, Canımın cananını bulamam ki... Sensiz sevda şarkılarını, Duygularımın satırlarını, Kokunu getirecek rüzgarlarını, Bir kalemde silip de, Senin sevdanın üzerine, Can verecek sevda kuramam ki. Seninle sensiz geçen akşamlarını, Yüreğimin çaresiz çırpınışlarını, Ne zemheriyi, ne de sonbaharı bekleyen, Umuda yol veren hırçın sözlerini, Zamanın acımasız akışını, Sevgi dolu sözlerini, İşitirsem, durduramam ki... Bana geleceğin zamanı bilsem, Kollarımda canımı cananımı sevsem, Sonbaharımda baharımı bulsam, Duaların kabul olduğunu görsem, İçime akan gözyaşlarını kurutsam, Aşkının doyumsuz sıcaklığını alsam, Bir an olsun seni paylaşamam ki... 27 Aralık 2002 Ankara
  3. Özlemim Kalbimdedir Geceler bazen acımasız, bazen de güzeldir, Sensiz geçtiği zaman, hep yalnızlığı hatırlatır, Bir dalıştır çoğu zaman, sensizliğin hep ağlatır, Farkında mısın? Gülerim ama özlemim kalbimdedir. Bu sisli bekleyiş, bilmem daha ne kadar sürecek, Çatlamış dudaklara ne zaman bir damla su düşecek, Şu fani dünyada sevgi dolu bedenim toprağa girecek, Farkında mısın? Gülerim ama özlemim kalbimdedir. Sensiz geçen kara geceler, hep yüreğimi dağlasa da, Varlığımızdaki değerler, bizi kördüğüm olup bağlasa da, Yüce Tanrının bildiğini, melekler bile saklasa da, Farkında mısın? Gülerim ama özlemim kalbimdedir. Bugün seni çok seviyorum, içimdeki mutluluk tarifsiz, Sen içimdeki yaşama tutkusu, ama yokluğun anlamsız, Sen avuçlarıma düşen bir kartanesi, umudumda kal sensiz, Farkında mısın? Gülerim ama özlemim kalbimdedir. Aldığım her nefeste, her solukta seni duymalıyım, Hep yüreğinde saklanmalı, varlığını hissetmeliyim, Rüyalarımda bile güzelliğini meleklerden kıskanmalıyım, Farkında mısın? Gülerim ama özlemim kalbimdedir. Cafer Tayyar Özkan
  4. Öğrendim Ben böylesine çılgınca sevmeyi vefasızlardan, Sevilmeyi ise sevdiklerimden öğrendim, Ölümüne sevmeyi sevilmeye yeğledim, Bedenim sana doymadan girecekse toprağa, Ha altında, ha üstünde sensiz farketmiyor sevgilim... Ben kalbimin duvarını yakmayı vicdansızlardan, Özlemlerimi ise sevdiğimden öğrendim, Dağında mahsur kalmayı, özlemi yaşadım, Bedenim vuslatına koşup erecekse zamanla, Uzaktan busenin tadı bile kandırmıyor sevgilim... Ben gönül ayrılığının unutulmaz acısını insafsızlardan, Tatlı ayrılıkları sevdiceğimden öğrendim, Kalbinde mahpus kalmayı, ayrılığın acısını bildim, Bedenim hasretinle, zinciriyle sürgün olacaksa, Senle sonsuzluğa ermek bile kafi gelmiyor sevgilim... 25 Eylül 2002 Ankara
  5. Nereye Gidersen Git Nereye gidersen git, Bu kubbenin altındasın, Nerede olursan ol, Canparçam, sen içimdesin. Ne zaman seni duyamam, Bilirim ki Mevlam?lasın... 26 Ağustos 2003 Ankara Cafer Tayyar Özkan
  6. Nefes Kadar İhtiyaç Senin Sevgin Hasretinden göz pınarlarım kurur, Çöle dönmüş toprakların, Yaz yağmurunu beklediği gibi Sevgini, kokunu, sıcaklığını özledim... Bak! kokluyorum seni çekiyorum içime Yaşamak için nefes alır gibi. Nefes kadar ihtiyaç senin sevgin. Kırçiçeğimi kokluyorum, gözlüyorum... Bana gelince, çöldeyim sanki! Umut denizi gibi görünüyor her taraf, Göz yanılması mı desem, Serap mı görüyorum desem, Yok yok! Yine hasretten damarlarım depreşti, Hasret ateşiyle titriyorum Seni hissediyorum yine. Resminin karşısında dalmışım, sevgilim. Seni düşlüyorum yine. Uzaklardan alıp başımı gelemiyorum bir türlü. Umut, nasıl fakirin ekmeğiyse, Benim de umutlarım, hayallerim, çok uzaklarda.... 28 Nisan 2003 Ankara
  7. Ne Senden Öncesi Ne senden öncesi, Ne de senden sonrası olacak... Bakışından süzülen, Sevgi gözyaşları, İnan sevgilim, Mezarıma yağmur gibi yağacak... Ne hasret sancısı, Ne de sevda cezası olacak... Dudağından dökülen, Aşkın çığlıkları, İnan birtanem, Gönlümde nilüfer gibi açacak... Ne senin aşkından, Ne de muradından vazgeçecek... Uzaklardan duyulan, Hicran feryatları, İnan canparem, Gecelere kabus gibi çökecek... Ne sevdan öncesi, Ne de sevdan sonrası olacak, Rüzgardan savrulan, Hazan yaprakları, İnan kadınım, Sonsuzluğa gider gibi solacak... 14 Kasım 2002 Ankara
  8. Nasıl Unutabilirim ki Nasıl unutabilirim ki seni, Sözcüklerin aralanmasının ardından, Hazandan sonra gelecek ayrılığın, Ölüme götüreceğini bilir misin? Sevgine hasret yüreğimi... Seni sevmesem çeker miydim? Mutluğun özlem kokulu anlarını... Beni sevmesen bilir miydim? Gecelerin bu kadar soğuk olduğunu. Uykusuz gözlerin ağlamaklı halini. Tan yerinin kızıllığına özenircesine, Gittikçe donuklaşan bakışların rengini, Beni sevmesen bilebilir miydim? Böyle olacağını nereden bilebilirdim, Gözyaşımın uykusuzluktan kızıllaşan gözlerimden Süzülerek, damla damla yanağımdan akıp, Dudaklarımda senin tadını bulacağımı, Tadına varmak için çırpınacağımı, Nereden bilebilirdim ışıl gözlüm... Nereden bilebilirdim ki, Bir hayal olup düşlerimde biteceğini, Resimlerin bile dindiremediği özlemini, Unutulma korkusunun benliğimi saracağını, Kavuşamamanın dayanılmayan acısını, Sonsuzluğa ermenin dayanılmaz arzusunu, Tutulmayan ellerin, avunmayan gönüllerin, Uzaktan acımasızca kokunu getiren yellerin, Sevdiğini haykıran bal akası dillerin manasını... Nereden bilebilirdim ki ışıl gözlüm... Vaktinden evvel esen deli rüzgar gibi, Belki yüreğine ansızın girdim, Sanki gül bahçesine girercesine, Hazan mevsiminde sararan yaprakların, Kuruyup toprak olacağı rüzgarını beklerken... Bu duygularımı çok zaman önce besledim, Bağrına her esen yeli vefalı dost bilen, Yüreğindekini sevdiğine cömertçe veren, Bilinmezlere gebe gönül dünyamda... Dalında usulca duran çiçeğim, Sevgi fırtınamla kanatlarımda, Bambaşka dünyalara götürmekle, sana Hüzün veriyorsam, sevgiden çırpınan Tertemiz serçe yüreğine, Tüm kalbimle sesleniyorum, Seni nasıl unutabilirim ki kadınım... Yüreğimin tüm hücreleri pes edene kadar, Duygularımı yine sözcüklerinin ardına saklar... Gönlümde yaşar, düşlerimde severim... 26 Eylül 2002 Ankara Cafer Tayyar Özkan
  9. Kolay mı Sanırsın? Sensiz geçen gecenin karasını, Sessiz geçen ayların sancısını, Kalbe giren sevdanın kancasını, Gönüle saplanan ukdenin acısını, Çekmek kolay mı sanırsın... Hasretimi yüreğinde gömdüm, Muradımı gözlerinde gördüm, Hicranımı sözlerinde buldum, Bebeğimi hayalinde sevdim, Görmek kolay mı sanırsın... Kaderimi toprağına diktim. Umudumu vicdanına serdim, Vuslatımı baharına ektim, Hislerimi mektubuna yazdım, Silmek kolay mı sanırsın... Eşi olmayan nazlı meleğimsin, Tadına doyulmayan şarabımsın, Dilimden düşmeyen son dileğimsin, Bir türlü çözülmeyen bilmecemsin, Çözmek kolay mı sanırsın... Uçan kuştan hatırını sordukça, Buluttan gözyaşlarına doydukça, Sevdanın şarkılarını duydukça, Sen sahibinin yanında durdukça, Sevmek kolay mı sanırsın... Kul sıkışmayınca hızır yetişmez, Çözüm görmeyince gönlüm yatışmaz, Hüzün gitmeyince kalbim durulmaz, Hayra yormayınca canan sevilmez, Yanmak kolay mı sanırsın... Geldiğimi görecek mi gözlerin, Ellerimi tutacak mı ellerin, Verdiğimi bilecek mi bedenin, Sardığımı duyacak mı tenin, Sevdiğimi yazacak mı kaderin, Ölmek kolay mı sanırsın... 18 Kasım 2002 Ankara Cafer Tayyar Özkan
  10. Kalbimdesin Seni özlemek, Hele özlemle sarıp koklamak Çok daha güzel Birtanem Gönül ister ki Hep kollarımda ol, yaşayayım seni. Aslına bakarsan o kadar da uzak değilsin Sen, her an çektiğim nefesimde Küt küt atan kalbimdesin Sen, hayatımdaki en tatlı varlığım Kalbime düşen harlı aşk cemremsin Gerçek sevdayı yaşatalım kalplerde Canla muradı taşıyalım bedenlerde Nerede, kiminle olursan ol Sen benimsin, benimlesin Gönlümün yegane aşkı Canparçam?
  11. Kalbe Hasret Çökmeyince Gönül ferman dinlemez, Kalbe sevdan düşmeyince... Canım halden anlamaz, Kalbe hasret çökmeyince... Vuslat serden silinmez, Kısmet keyfi yenmeyince... Ruhum senden vazgeçmez, Can bedenden çıkmayınca... 26 Şubat 2003 Ankara
  12. İnadın Uğruna Tükeniyoruz Yüreğime seni çok seviyorum diye girerdin, Yeminlerinle birlikte gözyaşlarını dökerdin, Sevgin biterse, o zaman bende biterim derdin, Sevdamıza kavuşmak için ne yapmam lazım, Farkındaysan, inadın uğruna kayboluyoruz... Madem cesaretin yoktu, aşkımı içmeye, Ne diye çırpınıp durdun, seviyorum diye, Acımaz mı için, dönüp baktığında maziye, Bizi biz yapmamız için ne yapmam lazım, Farkındaysan, inadın uğruna kahroluyoruz... Önümde yazılamayan mektupların duruyor, İlk defa sensiz akşam güneşi tenime vuruyor, Bir tarafım kavrulurken, diğer yanım donuyor, Muradıma kavuşmak için ne yapmam lazım, Farkındaysan, inadın uğruna tükeniyoruz...
  13. Hüznün Yağdığı Bir Sabahtayım Yine Hüznün yağdığı bir sabahtayım yine, Boğazıma ukdelerim tıkandı. Nefes alamıyor, İçin için ağlıyor, Muradımı unutamıyorum... Saçları altın gibiydi, Daha dün gibi hatırlıyorum, O benim canparçamdı. Onu sevdiğim kişide yaşatmak, Bana onur, huzur ve mutluluk veriyor... Beni de yanına çağırıyor zaman zaman, Yanına gitmem için... Çok denedim olmadı, Ya onu yaşatacağım muradımla, Ya da ruhuna varacağım sarılmaya, Beni hiç anlayamadılar bunca yıl, Hem de hiç... Bana muradımı verene candan bağlandım, İnandım onlara... Canımdan çok sevdim muradımı verecek olanı, Bir yanımı da böyle umut üzerine, Sevmiş, içime almıştım. Sonunda hüsran ve acılara boğan rüzgar, Aşkın acı şerbeti gibi yakarak geçtin boğazımdan... Sen de gönlüme ince bir nakış gibi işledin muradımı, Tatlı sözlerinle bağladın en güzel duygularımı, En güzel nakışlarla doldurduğun bağrıma, Sımsıcak sevgime başını koyamadın, İşlediğin duyguların tadını alamadın, Belki de ömür boyu alamayacaksın, Ruhumun seni mengene gibi sıktığını, Duygularının koskoca anafora kapıldığını, Başın dönercesine, Sahip olduğun keşkelere beni de ekleyip, Boğazına bir şeylerin düğümlendiğini anlayıp, Cevabını kendinin bile veremediği sorularla, Boğulup gideceksin... Ben kokan yastığıma baş koymadığın müddetçe, Sana da en büyük ahım bu yüzden olacak... Ruhuma en yüce değerleri sen işledin, Yüreğin bende, mantığın başka ellerde, Işılgözlerinse, hasret gözyaşlarında, İçindeki çocuğu tekrar güldüren sevgim, Bundan sonra ağlatacak, Belki de karşımda duran, O gülen gözlerin olmayacak, Ama sevgin bundan sonra, İçimde kanayan yara, Hiç bitmeyen ukde olarak kalacak... Göz görmedi ama gönül sevdi, Bedenim ister istemez sardı seni, Gönül yaralarım, senin sevginle iyileşti, İnanç tohumları ekildi, Nilüfer gibi aşk gölümü sardı, Sanki muradımın ruhu gelip kondu, Oydu işte seni seven, sana bağlanan, Gerçek sevgimdi. Sana sarıldığımda, Muradıma sarılmış gibi hissettim, Ruhum huzura erdi, Unuttum her şeyi, Karagözlerim hiçbir şeyi görmedi... Sana her zaman söylerim; Bu sevgi, hiç bir sevgiye benzemez diye Evet canparçam. bu sevgi hiçbir şeye benzemez, Fani gözlerle görünmez, tarif edilmez, Ancak gönülden sevenlerce hissedilir, Gönül gözüyle gören ruhlarda yaşanır, Kimseye kolay kolay canparçam demedi dillerim, Muradıma derdim gençliğimde, Bir dünya güzellerime, Bir de sana söyledim, Böylesi sevgilerdir, insanı yücelten, Her kula nasip olmaz, hakikaten. Sana her canparçam deyişimde, Aslında ruhumun parçası demek istedim, Kolayca telaffuz edilir gibi görünse de, Yürekten söylenirse, Çok büyük anlam taşır, sevilesi gönüllere, Herkes canparçam dese de, Her yürek titremez. İşte sana canparçam deyip, Kokunu sineme çekmekteki sırrım burada, Ruhuma çekiyorum senin kokunu, Senin adınla anmıyorum farkındaysan. Hep sana seni tarif eden dizelerin ardından, CANPARÇAM diyorum. Sana duyduğum sevgimin değerini bil kadınım, Öylesi bir sevgi ki bu, Tarifi mümkün olmadı bugüne kadar, Yazamadım dizelerimde, Onu ancak, sana sarıldığımda hissettim, Yaşadım, bildim... Sende hissederdin, sarıldığımda sana... Belki de bana sarılma arzusunun altındaki gerçek his bu. Sen derdin ya; Sana sarıldığımda, anlatılmaz bir his duyuyorum, Elimde değil karşımdayken sana sarılmamak... İşte Bitanem, senin gönlüne işleyen, Gerçek sevgiyle bezenmiş hislerimdi. Derin ve tarifsiz, Bir çok değeri ve sevgiyi aşan his. Seni, bu hisleri yaşamak isteyip, Geleceğin güne kadar, Son nefesime kadar bekleyeceğim... 18 Mart 2003 Ankara
  14. Hep Seni Düşünüyorum Seni düşünüyorum, ıssız gecelerimde İstersen rüyalarıma gir yalnızlığımda Ne olur bir teselli ver, sensizliğinde Gözlerini görmezsem, o zaman kalbim duracak Seninle olmak, seninle yaşamak çok hoştur Fakat imkansızlıklar benim lisanımda yoktur Ne yapsam bilmiyorum, çabalarım boştur Sözünü duymazsam, o zaman kalbim duracak İsterdim gök kubbeye değsin başım seninle.. İçim senin fakat naçiz bedenim nafile Atamam seni, asla yok olmazsın gönlümde Yüreğini alamazsam, o zaman kalbim duracak Telefonun tellerinde ararım hep seni.. Gülen gözlerini görmesem de, olur bana teselli.. Sürecektir inan, yüreğimdeki bu sevgi seli.. Sesini duyamazsam, o zaman kalbim duracak.. Hiç bir şeye değişmem asla, saçının bir telini.. Kıskanırım, paylaşamam, vazgeçemem bitmez sevgini Aç artık bana yüreğini, ereyim sonsuzluğa Canıma can katmazsan, o zaman kalbim duracak.. Cafer Tayyar Özkan
  15. Hala Bana Geldiğin Yerdeyim Bak yine sensiz geçen sabahın ufkundayım, Verdiğin aşkın sarhoşluğuyla koynundayım, Yokluğunu çektiğim yalnız gecelerimde, Sözlerimle değil, hislerimle savaşmaktayım. Her anım inan seni düşünmekle geçiyor, Bir yanım yanarken diğer yanım da donuyor, Kalbime attığın düğümü kimse çözemez, Gönlümden öteye nafile sözüm geçmiyor Bağlasan da durulmaz içimdeki canavar, Sensizliğin pençesinde bak kıvranmaktayım, Sevda nöbetine girdiğim gecelerimde, Seninle değil, hayalinle konuşmaktayım. Kim bilir sensiz yine kaç mevsim geçecek, Ardıca bağladığın bezler belki uçacak, Aşkından tutuştuğum andan beri hastayım, Hastalığım bahane, umuda koşmaktayım. Kırçiçeğim! ... hala bana geldiğin yerdeyim. 21 Kasım 2002 Ankara.
  16. Gerçek Sevdayı Kalbinde Buldum Işıl gözlerinde buldum ben sevilmeyi, Sevgi sözlerinde bildim candan gülmeyi, Bir can için, ışıl gözlüm bana gelmeyi, Gerçek sevdayı kalbinde buldum canparem... Ne badireler gördü sevdalı gözlerim, Nice kahra göğüs gerdi yaralı yüreğim, Uzaklardan bir can ile canan isterim, Gerçek yazgıyı sinende tattım canparem... Sana kalbimi açarak gel artık desem, Her anımda vazgeçilmez kokunu çeksem, Sardığım canından bir de canımı alsam, Gerçek huzuru seninle bildim canparem... Sende ortak oldun, silinmeyen ukdeme, Hiçbir şey mani olamaz seni sevmeme, Umutsuzluğu sakın omzuma yükleme, Gerçek umudu gözünde gördüm canparem...
  17. Çınlar durur yine kulağım yağmurun sesiyle, Ruhumu kara deliklere gönderdim sanki dün gece, Tatlı bir rüya mıydı yaşadıklarım, yoksa Teninin kalbimi titreten dokunuşları mıydı, Sevişmeleri düşlerden, mektuplardan almalı, Sonsuzluğun cenderesinde boğulmaktan kurtarmalı, Kır çiçekleri gibi bedenlere özgürlüğü geri vermeli. Sözlerimize inat gel! Biz başkaları gibi aşkımızı meleklerden çalmadık, Güneşin batıp karanlığın dem sürdüğü saatlerde sözleştik Bulutların yıldızları kıskanıp dağları örttüğü demlerde seviştik Güneşle, doluyla karışık yağan yaz yağmurların altında öpüştük Dertlerimizle ağladık, hüzünlerimizi paylaştık, ötüştük Sevginin zevkine, fevkine uzaktan da olsa varırken, Biz bir tanem, arada hep melekleri kullandık, Biz başkaları gibi aşkımızı meleklerden çalmadık, Meleklere aşkı biz öğrettik, yeri geldi ödünç verdik Hislerimize inat gel! Bana sevginin sonsuzluğunu yaşatan sevgili; Gece ay ışığı süzülen pencerenden hüzünlenmektense, Adımı odanın duvarlarına ümitle haykırmaktansa, Yatağın toprak, yastığın taş olurcasına kıvranmaktansa, Uzaklarda aşkımızın tatlı şarabını her an içmektense, Resmime bakıp kalbin çarparak ah bir tanem diye yanmaktansa, Titrediğin, sevdiğin için bin defa yemin etmektense, Ey sevgilim! En güzeli aşkına, bana gel bir tanem. Yollarımıza inat gel! Zaman çok vefasız, aldığını geri vermedi bilirim, Kara topraktan daha ötesi yok ki oraya gel desem, Dizelerim aşkımı tarif edemez ki kalbime gir desem, Korkunun ecele faydasını kimse bilmedi, Gönlüme sabır tohumları ektim yetmedi, İçimdeki ukdeyi kimse hatırlayıp sormadı, Gel artık! Sabırla bekler dururum. Seninle yağmurun güneşle kaynaştığı, Tek günlerde sevişmeyi, öpüşmeyi, ötüşmeyi bildim! Düşlerimize inat gel! Seni her şeyimle sonsuza dek yaşayacağım cilvelim / SEVGİLİM.
  18. Gözlerindeki sevgi dolu bakışını, Dileğim benden başka kimse görmesin... Dudaklarındaki sımsıcak öpüşünü, Dileğim bundan sonra hiç kimse tatmasın... Yanaklarından süzülen gözyaşlarını, Dileğim benden başka kimse silmesin... Hafızalardaki silinmeyen aşkını, Dileğim bundan sonra hiç kimse bilmesin... 24 Ekim 2002 Bursa
  19. Ne sevgini yaşamak nasip oldu, Ne muradımı verebildin ey yar! ... Ümidi bile çok görüp tükettin, Yaşarken bana ölümü zerkettin, Sevdam çok mu ağır geldi, ey yar! ... Bir muradım, bir de sen vardın, Sana demiştim, seni ölesiye sevdim, Yaşamla ölüm arasında bir yardın, Sesimi duyamazsın artık birtanem, Aşkım çok mu ağır geldi, ey yar! ... 20 Kasım 2002 Ankara
  20. Vurgunlar yedim ben aşk denizinde, Dağların ardından ah sesimi duydun Sürgün yaşarken kalbinin mahzeninde, Bir gönül uğruna yazan kalbimi sevdin Bugün yine seni çektim uzaktan içime Yüreğime kokunun dolduğunu hissettim Doldurmuştun boş olan sevgi haznemi Görebilme umutlarımı hep erteledim Sevmiştim bir kere inan ta yürekten Mutluluğun resmini yaptığımı gördüm Sevgimi yaşatmaya ant içtim gönülden Sensizlikten sabır çektiğimi bildim Güzel gözlerine vurgunum aşkını içtim Saçlarına inci tanesi dizdiğimi anladım Varlığınla hayat buldum geliverseydin Kaderine mazide kalan ukdemi yazdım Cafer Tayyar Özkan
  21. Damarlarımın duygulardan patlarcasına atışına, Bedenimi sarmalayan aşk ateşinin heyecanına, Sensizliğe mahkum yıldızlı gecenin karanlığına, Bu yürek nasıl dayanır bilir misin? En güzel rüyalarda seninle birlikte olacaksam, O anlamlı sevgiyi seninle birlikte duyacaksam, Maral gözlerinde istediğim dünyayı göreceksem, Bu yerler nasıl görünür bilir misin? Ne zaman gezsem, görürüm sarmaş dolaş aşıkları, Boynum bükük kalır, bugünden yaşarım yarınları, Ne kollarımı, ne koynumu dolduracak umutları, Bu beden nasıl avunur bilir misin? Cafer Tayyar Özkan
  22. Ben seninle yeniden varoldum, Sevdanı her an senle yaşıyor, tadıyorum! ... Biliyorsun, seninle varoldum ben... Canda sensin, cananda! ... Kokunu alırım, ta uzaklardan esen, Hercai rüzgarlarda! ... Bir daha böylesine sevmezdim, Geceleri göz yaşlarımı, Yastığıma dökmezdim, Vereceğin can, Güleceğin an, Seveceğin gün, Kuracağın yuva, Sereceğin vefa için, Nelerimi vermezdim! ... Sakın ha! gelme deme bir daha, Son defa geleceğim bir gün kapına! ... İşte kadınım o günden sonra, Sözleştiğin yerde bulamayacaksın! ... Ellerim açılırken, Her gece semaya, Adaklar adanırken, Bir candan duaya, Sabredip dayanır geçen günlere, Biçare yüreğim! ... Kaderim yazılırken, Korkarım sana yazmaya, Bu canın emaneti, inan sendedir, Mutluluk cevherim! ... Dem almış başını giderken, Kalpler birbirini böylesine severken, Murada böylesine yol yakınken, Kıracaksın mantığın zincirini, Yoksa kadınım, o günden sonra sevgilini, Bıraktığın yerde bulamayacaksın! ... 20 Ocak 2003 Ankara
  23. tenimde derin boşluklar oluştu sensizlikte... yalnızca sen titretiyorsun aşkınla bu canı... ben azına razıyım... azına razıyım çünkü aza razı olmayan çoğunu bulamazmış... bırak artık tenine hasret ekmeyi... hayat aşkla yaşamaya değer... sevgisiz aşksız geçen her gün zarar... zararlarını çoğaltma! ! ! iflas edersin... hayat bu yaşta iflas ettirilecek kadar ucuz değil... bu nedenle, her fırsatta, her yerde, her an aşkımızı yaşayalım... çünkü yarının kefesi yok, bitmez... bu cihan nicelerini yutmuş asırlardır... aşka dair ne varsa yaşanmalı... yoksa ihtiyarlıkta ahu vah etmek akıl karı değil... hayatını keşkelerle değil iyi ki yaşamışım, iyi ki yapmışım diyeceğin sözlerle anlarla doldurmaya bak... giden gelmiyor geri... heybenin gözünü keşkelerle doldurursan, yarın keşkelerine cevap bulmakta zorlanır gönlün... en iyisimi yol yakınken hele ki seni delicesine seven sevgilin varken sevip sevilirken aşkı yaşamak en güzeli... teninden sevgisiz ödün verme... yoksa hep senden eksilir gönül fermanını bulduğun da dinlememeli diyebilirsin ki sevgimiz risk taşıyor hayatın her zerresi risk ya aldığın nefesi veremezsen geri... ya sevdiğin kişi kaprislerinden bıkıp çekip giderse... eşin dostun terkederse... düşünce bir tekme daha atarlar insana... gel gerçek sevgi taşıyorsan kalbinde sevgilinin nefesine tenine gel... en vefalı dost, seni gerçekten karşılıksız, çıkarsızca sevendir... yarın çok geç olabilir aşka... 23 Şubat 2006 Ankara
  24. Senden ayrılmak bana çok zor, Hasret çemberinde dolanmak gibi. Kalbime yine düştü ateşten kor, Seni sana bırakmak, bana çok zor... Sevdamızı mahşere kadar taşımak, Gece ızdırap döşeyip, yaşlar akıtmak, Ahıma ahlar katıp, vebalini taşımak, Seni sensiz yaşamak, bana çok zor... Kendime saygımı, sevgine adadım, İçimdeki kaygımı, sözünle yıkadım, Okyanusu aşıp, gözyaşında boğuldum, Seni onunla anmak, bana çok zor... Seni unutmak bana çok zor, Günah minberinde söylenmek gibi. Dünyam yıkılır, nefesim boğulur, Seni cana adamak, bana çok zor... 20 Mayıs 2003-20.24 İstanbul
  25. Adını beyaz bulutlara yazdıysam, Kar tanesi olarak gelirsin dediysem, Gönlümü müebbet sevgine adadıysam, Kar beyaz duygularımdandır elbet. Yürekteki ateş durursa atışlarıyla Bedenim toprak olursa gözyaşlarıyla Hiç bir şeyin değeri yok inan ki Aşk denen güzellik yaşanmayınca Sevdadır insanları yücelten değer Bir yudum sevgidir, alıyorsan eğer Yüce Mevlam gönüllere sabır versin Yüreğimde yaşarmışım o aşkı meğer Arzular gerçekleşmez, tanrı dilemezse Duygular depreşmez, içeri ateş düşmezse Sevgiler bilinmez, dudaklardan dökülmezse Aldığın kadar vereceksin aşkın bedelini. Cafer Tayyar Özkan