ogniela tarafından gönderilen her şey
-
HANİ
Hani? Damarda dolaşan kanındım hani, Mutluluk kaynağın canındım hani, Hani senin yarı yanındım hani, Aylardır kapımı vurduğun mu var? Gönül bahçemden gül dermiştin hani, Saadete benle ermiştin hani, Hani bana bir söz vermiştin hani, Ettiğin yeminde durduğun mu var? Sımsıkı kucaklar sarardın hani, Okşayıp saçımı tarardın hani, Hani bekletmezdin arardın hani, Halimi hatrımı sorduğun mu var? Ben nota isem sen sözlerdin hani, Bir gün görmez isen özlerdin hani, Hani yollarımı gözlerdin hani, Düşürüp yollara yorduğun mu var? Mümtaz Beğen
-
SEN
Sen! .. Gâh rüzgârsın başta esen, Gâh nakışsın desen desen, Bilirim ki tek dermansın, Bendeki bitmez derde sen! .. Mümtaz Beğen
-
BIRAKTIĞIN YERDEYİM
Bıraktığın Yerdeyim O günden beri yasta, O günden beri hasta, Ben hâlâ Ağustos?ta, Bıraktığın yerdeyim... Yorgun hasta halimde, Cemâlin hayalimde, Adın hâlâ dilimde, Bıraktığın yerdeyim. Hasretin ta içinde, Sor istersen niçin de, Ne Maçin?de ne Çin? de, Bıraktığın yerdeyim... Çıkıp gelmesen de bil, Başka bir yerde değil, Gözü yaşlı sersefil, Bıraktığın yerdeyim... Mümtaz Beğen
-
SÖZÜMÜ UNUTMADIM
Sözümü unutmadim Sözüne sözüm yok Lafina lafim yok Bakislarina bakisim yok Utancimdan kelamim yok Ne o gunlerin hatiralari kayboldu icimde Ne de senden bir gun yok oldu gunumden Sensizlige dem vurmusum hasretlerimle Sakli hic bir seyim kalmadi belki vefa icin Sana bahanelerim yok gelmek icin Dualarimda uzun omur isdedim Seni bir kez daha yuregimle gormek icin Gunlerimi kandirmak icin zamani sildim Yine cokmu konusdum bu sevgiye Sozum sozdur belki uzun belki kisa Hangi gunun gecesinde karsinda olurum Bilmem ama icimde ki umut cok yakin diyor Hüseyin Kırkgeçit
-
HASRETİN AYAK SESLERİ
Hasretin Ayak Sesleri Hep bu sevdanin hasret sesini ve ayak sesini duyuyorum Dolasiyor kanimda,canimda,bedenimde,ruhumda Günesin batisindan beri ve senin gidisinden beri Bu sesler dokunuyor kalbimin bam teline Bir ciban gibi isliyor bedenimin icine yavas yavas Ey simdi bana kara haber gibi yaklasan hasret Seslerin en agriyan yanima yani kalbime dokunuyor Sonra saadet olup yanimdan pervasizca uzaklasan Hasretin, özlemin ayak sesleri kesilmez kalbimden Bu aksam bana gelen müjdeyi caydirdilar bu sesler Bu sesler beni benden alip götürdüler yarin yanina Göstermeden getirdi beni bu sesler yarin yanindan Anladim bu hasretin citirtilari kulaklarima ve kalbime Iste böyle adim atar hasretin ayak sesleri adamin icine Bir hayal yasatir gercek icinde sana bu hasretin ayak sesleri Tabutun pesinden gidenler gibi gelir hasretin ayak sesleri Kimsesiz gecelerim var hicran dolu hüsran dolu hasretten Artik sevgiden atan kalbimde bir ayak sesi oldu hasretten Hasretle dolu bu bas bir gün düserse sen aglama hasretime Ben gelirim senin yanina hasret dolu gecelerinde bir tek sana Sonra senin hicran dolu gecelerinde koynuna yavasca dalacagim O hasretin uyanilmaz ve kalkilmaz uykusuna senin kollarinda Bir Ask Olsun Kitabindan Hüseyin Kırkgeçit
-
DÖN SEVGİLİM
Dön Sevgilim Dön sevgilim sevgiline dön Sen gitmistin bu sehirden Beni bir basima birakip gitmistim O zaman yetim kaldim,öksüz kaldim Vedalasirken biraktin pak ellerimi Bilemedim gurbetin bu kadar hasretini Ve ellerim kirlendi sensiz bu sehirde Ayriliklarin dili hece olup dilimden düsüyor Hasretlerim kalbimin daglarindan yankilaniyor Gecelerim sessiz,issiz,soguk ve sensiz Sana nasil iltica ettim ki simdi sensizim Huzur yok bu sehirde bana ve askima Karinca yürüsü günlerim var bu sehirde Mehmet Akif gibi sabrim var sensizlige Dilim söylemese her gece ay huzurunda Dualarimda sesimi duyurmak var; ac kalbini Ask efendileri günes misali mesale tutarlar Benim gecelerimde,hasretin elcileri ay tutuyor Dolunay bekcileri gibi sabahlarim hep gece Bir sesin,bir nefesin,bir bakisin,dilencisi oldum Sabah günesinin yildizlari cikar pencereden Onlarin icinde ben de varim,sen görmesen de Senin uykunda gül misali kokusu var rüyalarimda Deniz gibi sessiz,dag gibi suskunum bu sehirde Dert ve keder bulutta yüklü bir yagmur Gurbet verse beni sana bir gece ansizin Dokunabilsem dudaklarina,ellerine,yüzüne Hasretim gül olur tomar tomar elimde acar Gönlüme gölge düstü bu sehirde bilmedim Dön diye kac gece agladim ki artik islak yok Aklimi yitirdim bu askta hasreti neyleyim Gönlüme gölge düsmüs gece olmadan gel Ask; muhtacin sultani,hasretin efendisi Gurbet gönlümün dinmeyen sensiz acisi Bir olup kalksam kacsam,bu sehirden sana Gelir misin yanima,gelir misin yanima sevgilim Kelimeler anlamlarini yitirdi aklimi kaybedince Ölüm kefenim yirtildi yasarken bu sehirde Her sözümde kann gördüm,damlalarimi sayarim Son damlam düsmeden,akmadan dön sevgilim Vicdanim nefsimle oyun oynar sana hasretken Hicbirsey kazanmadim bu hasretten; acidan baska Sevmeyi unutmaya basladim bu sehirde,gel sevgilim Yar diye sarilmak varsa icinde dön sevgilim,dön Gönlüm ihanetin bir hamlelik yani,sonra ölüm Yüz akim kalmadi günesin gölgesinde oysa ölüm Uzun gecelerimde ziyaret eder oldu beni Sensizim ya bu sehirde gülmek zor be sevgilim Dön sevgilim sana avareyim,pejmürdeyim Harcai rüzgarlara kapilmadan gel sevgilim Dokunuslarimin bir rengi kalmadi düslerimde Yitirdim kendimi bu sehirde,ask diye diye Sevgili hani askti bizimkisi; oysa hasret Sevgili hani güzellikti bizimkisi; oysa dert Sevgili hani biz asktik,asiktik; oysa dert Sevgili hani ask bahcesinin nadiriydik; oysa yokuz Askin olmasa idi bu sehir bana bir ölüm Dertlerime iki metrelik bir mezar olur Hasretimin güllerini diker,yagmurla sulardim Iklimler yok bu sehirde ben varken kalbinde Sevgili gel,yar gel,bir gülüsle gel Bir sevgiyle gel,bir hasretle gel Yeniden dog kalbime,dokun bana Sar beni,gir gönlüme sevginle,askinla Dön sevgili hasretken sana,dön bu kalbe Hasretimin kann damlalari bitmeden dön Günes batmadan gel,gece olmadan dön Ben gitmeden dön,askinla,sevginle,kalbinle dön Hüseyin Kırkgeçit
-
BENSİZLİĞİNLE SENSİZLİĞİM
* Bensizliğin ile Sensizliğim Bensiz günlerin başlıyor iken Sensizliğim gitgide artıyor. Beklenmek kadar beklemekte zor Olacakları kestirmek kadar... İçime çağlayan gözyaşımı Bıraksam deryaya ulaşır mı? Dalgalanmadan hiç kabarmadan Çare olur mu sahiden zaman? ! . Sensiz günlerim başlıyor iken Bensizliğini düşünmek keder! Elden gelmeyen dilden gitmiyor Acı tatlı hatıralar kadar... Hakkı KAYA
-
UZAK YAKINLIK
Uzak Yakınlık Soruyordun İlkyaz iste Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz Tenhalık böyle Dallar mi kirilmiş, sarmaşıklar mi toz içinde Beklesem hemen gelecek olduğun Tam öyle olduğun Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda .......... .......... Edip Cansever
-
GÜNEŞLE DOĞMAK
Güneşle Doğmak Sabahın serinliğini içende Koyu karanlığıyla dünyanın güneş. Dün doğar doğada yine Bitmez bu alın yazısı cismin. Yaşanmamış dünleri yaşar sonsuza dek, Güneşin her doğuşunda, Bu dağ,bu ırmak,bu ova.. Biz; Biz öylemiyiz ya. Bir doğuşu yaşarız biz, Güneşin her doğuşunda. Yaşanmış dünleri değil, Binlerce ötesini yaşamadığımız dünlerin. Yaşanacak yarını değil, Erişilmez yarınları yaşamak için.. Olsa da bizim olmayan Yarınlar ve dünlerle dolu. Umut dolu,hayal dolu olsa da. Sığabilmekteyse bir güne Bir sonsuzdan ötekine uzanan bu yaşam. Niye şikayetçisin dostum, Günlerin kısalığından. Niye o telaşın ömür kısa diye. Niye bu sitemin ölüme..
-
MAVİ SIZI
Ürktü busesinden dalgaların yosunlu kayalar Leylakların savruldu yaprakları meltem rüzgarlarında Kızıllığı söndü ufuklarda doğup dönerken güneşin Üveyiklerin dal uçlarından seyri bitti mehtabı Çakır kısık bakışlara büründü deniz ağlamaklı Eteklerinde soldu tüm kır çiçekleri buralardaki dağların Lüle ipli saçlarındaki naz savruldu birden avuçlarımdan İsmin kayan yıldızı artık yitik hülyalarımdaki semanın Kalan sadece mavi bir sızı yüreğimde O kor bakışlarında
-
SEN GİDİNCE ANLADIKLARIM
Sen Gidince Anladıklarım Meğer seher yelleri de kırarmış başakları, Umutlar da hep hanımeli açmazmış. Düşünceler, sarıp sarmalarmış solmuş baharları. Anılara küskün görüntülerde yaşarmış meğer düşler, Ve geceler, hep yıldızları gizlemezmiş koynunda, Hasretlere tutsak olurmuş, karanlığın kolları. Meltem değilmiş tüm rüzgarların ismi meğer, İsmi martı değilmiş, Beyaz olan tüm kuşların. Sırlar taşımazmış gündönümleri uzaklara her zaman, Kolay değilmiş her bilmece, İri sorular varmış yüreklere saplanan. Nankör diye haykırırmış, Saatler her geçen an'a, Meğer arkadaş değilmiş akreple yelkovan. Ağacın dalında filizlenirmiş meğer sevda, Yalnızlıkmış kökleri, Ayrılıkmış derinlere uzanan. Şimdi sanma yalnız senin gözlerinde geziyor nemli bulutlar, Yalnızlık doruklarından çığ gibi yıkıldığında, Erkekler de ağlarmış inan, Olsa da göz pınarları ıslanmadan
-
SESLENİŞ
Sesleniş Zamana sitemler sürekli Olamaz. Ufuklar tutsak değil karanlığa. Haykırıştır gönüllere sesi düşlerin Susamaz, Aşklar var benliklere sinmiş susamış yaşamaya. Leylaktır çiçeği sevginin her mevsim Solamaz, Coşkusu var iki gönlün bir düşünce bir yürek olmaya. Onurdur yücelen doruklarında sevginin Gurur olamaz, Şarkılar var anılara sır adanmış sonsuzluğa. Kordur sevgiyle bakışı gözlerin yeminlidir sızısı Duramaz, Umutlar var zorlu sitemleri yüklenen ahdetmiş yıllanmaya. Nakşı var düğümleyen düşünceyi sevginin Bitemez, Duyguları var sonsuz ve sarhoş yabancı yorulmaya.
-
YILGINIM
ılgınım Arzularım prangalı sanki Duygularım meçhulün pençesinde. Paslanmakta düşlerim Amaçsız boş bir hayat endişesinde. Nedenini haykıracak gücüm yok tüm bunların. Bitmiş arayışım yitik sevgilerde. Benliğimi noktalayıp karanlıklara, Gideceğim bir bilinmeyene. Arkadaş olmayacağım artık yıldızlarla Dinlemeyeceğim trenlerin sesini gecelerde, Dinlemeyeceğim yağmurları bir şarkı gibi. Sen yeşerinceye dek bir çöldü içim Diye seslenmeyeceğim bir sevgiliye. Kah fırtınalı, kah sütliman bir deniz Olmayacak bu gönlüm. Ne bir küskünlük bu sevgiye, Ne de yeni bir arayış sevgiyi. Öylesine bezgin, öylesine yorgunum ki, Başbaşa kalmak istiyorum benle. Görmek istiyorum benliğimde, Sevgiden, sevgililerden gayrı, Sinmiş duyguları özgürce.
-
İLK AŞK
İlk Aşk İnanmazdım bir zamanlar aşka sevgiye, Güler geçerdim, Olmaz böyle şey derdim. Neydi ki bu büyü insanlarda kördüğüm, Neydi bu mutluluk gülücüğü, Neydi bu hüzün bu gözyaşı. Bir yağmur damlası gibi geldi başıma, Hafiften ıslak, ürperten, Baktığım gözü kör Soluduğum havayı dar eden. Ellerimi heyecandan titreten, Gökkuşağı misali rengarenk, Ama onun kadar çabuk gitmeyen... Bir özlem bir merak vardı aşka dair, İşte tattım onu ben, Gönlümün anahtarını sana emanet ettim. Bir sihir ki anlatılmaz yaşanır, Mutluluk türküsü söylüyor dudaklarım, Bir sonbahar akşamında, Gökyüzü kara bulutlarla kaplı, Sevgimle şimşekler çakıyor, Avuçlarının sıcaklığı ellerimde, Sevginin sıcaklığı yüreğimde, Gök delinmişçesine yağmur yağıyor, Nefesimde ıslak toprak kokusu, Ama bu yağmur,mutluluk göz yaşlarım Islanan ayaklarım aşkınla yanıyor, Kalbim bir kuş misali çırpıyor, Çırpıyor da uçamıyor, Kabına dar geliyor. Bu benim yüreğimde ilk heyecanım, Bu benim ilk aşkım, İlk ve son aşkım. Sergül Vural
-
ZORMUŞ AYRILIK
Zormuş Ayrılık Yaşamak pek zormuş, yardan uzakta, Gözlerim takılır, köşe bucakta, Buruk kaldı kalbim, gurbet tuzakta, Yakmadı közleri, zormuş ayrılık. Seni yollar aldı dağlardan aştı, Yolların dilinde gönlüm dolaştı, Birde üzerime hasret bulaştı, Çıkmadı izleri, zormuş ayrılık. Yine akşam olur gönlüm kararır, Hüzün dolar kalbim, yüzüm sararır, İçimdeki yanan ateş yakarır, Bakmadı gözleri, zormuş ayrılık. Sergül Vural
-
SENİNLE ÖLECEĞİM
Seninle Öleceğim Ey benim tek hilalim! Ey benim gözleri yıldız bakışlım! Ey benim yanakları gülden nakışlım! Sevdalandım uğruna, İnandım uğuruna, Senin yerin şu gönlümün gönderindedir; Çektim seni hızlıca... Yere düşmez cemalin, Gölgenden başka, Düşerse eğer bir gün, Cihanı boyar rengin, Hem de kan kırmızısına... Ey benim gözleri yıldız bakışlım! Yanakları gülden nakışlım! Endamında koç yiğitler, Salınıyor birer birer, Şu kırmızı yanağında, Açılır kan gülleri, Kıskanır gülistanlar, Savrulur dikenleri, Sana değmez inşallah, O namahrem elleri, Ve upuzun dilleri. Ey benim gözleri yıldız bakışlım! Yanakları gülden nakışlım! Göğsündeki ay, yıldızın, Anlatıyor aydınlığı, Karanlıklar açılın; Saçılın her bir yana, Düşerse eğer bir gün, Milletimin bekçisi, Cihanı boyar rengi, Hem de kan kırmızısına... Ey benim gözleri yıldız bakışlım! Yanakları gülden nakışlım! Bu çığlıkta neyin nesi? Nedir bu feryat figan? Kim bu rahleye konan? Bin dirilmiş yeniden, Şehidimin kanından, Ey milletimin bekçisi! Ey Türklüğümün elçisi! Sen benim namusum, Sen benim şerefim, Sen benim özgürlüğüm... Eğer burada var isem, Var isem şu evrende, Evrenin ruhu için, And içmişim kendime, Seninle doğduysam eğer, Seninle öleceğim... Sergül VURAL 30/03/2005
-
SENSİZ KALAKALDIM
Sensiz Kalakaldım Dağların gizeminde hasretinle yanarken, Sır oldu geçen yıllar, ben sensiz kalakaldım, Güneşin gölgesinde serinlerim sanarken, Kor oldu geçen yıllar, ben sensiz kalakaldım. Gökteki çiçeklerden mutluluğu dilendim, Cimrileşti bulutlar hüzünlerle bilendim, Her mevsim yalnızlıkla, dört bir telden elendim, Kar oldu geçen yıllar, ben sensiz kalakaldım. Takvimler usanmadan hep seni soruyordu, Tükenmedi saatler durmadan vuruyordu, Beynimin zembereği bir seni kuruyordu, Yâr oldu geçen yıllar, ben sensiz kalakaldım. İşte yine yeniden seferdeyim yıllarda, Yürürüm düşe kalka, kaybolduğum yollarda, Sarıldım topraklara, ağladım dost kollarda, Har oldu geçen yıllar, ben sensiz kalakaldım. Sergül Vural
-
NEYE YARAR
Neye Yarar Kaplandı kalbime, zifir karanlık, ?Yetti şu ayrılık?, söz neye yarar, Aklıma düştünde, şöyle bir anlık, Gözyaşım çaresiz, göz neye yarar. Gönlüm karla kaplı dumanlı dağdır, Kış bitse de bahar, güz neye yarar, Ufukta doğan gün, yeni bir ağdır, Sensiz doğan günde, yüz neye yarar. Büyüdü yangınım suyun içinde, Alevler içinde, köz neye yarar, Hep seni ararım neden, niçinde Cevapsız dudaklar, öz neye yarar. Sergül Vural
-
HANİ NERDE
Hani Nerede Gönül sazımın ezgisi sende, Hislerimin sezgisi sende, Umutlarım bağlanır ellerinde, Hani! Ellerin nerede? Kalbime akan buğulu gözlerinde, Yakan ateşin var,ela renginde, Sevgim hapis kalır yüreğimde, Hani! Yüreğin nerede? Şahlanırken atımın yelesi, Sanırım saçlarının esintisi, Rüzgarla gelir nefesinin sesi, Hani! Sesin nerede? Uzaklarda hasret türküleri, Bulutlar saklıyor gökleri, Yürekler gizlemez sevgileri, Hani! Sevgin nerede? Kalbimde sevdanın sıcaklığı, Gözlerimde hasretin ıslaklığı, Yüreğimde gurbetin tutsaklığı, Hani! Gözlerin nerede? Engin denizler çağladıkça çağladı, Gözlerimde bakacak fer kalmadı, Senden bana kalan umutlardı, Hani! Umutların nerede?
-
GÜNEŞ YALAN
Güneş Yalan Sensizlikle yorgun düştüm beklerken, Ağlıyorum şarkıları dinlerken, Hatıralar nameleri söylerken. Her şarkıda anılarım çoşuyor. Gözümdeki yaşlar artık kuruyor, Gönül seni hasretimden soruyor, Her nefeste anılarım yoruyor, Ah! O eski günlerime koşuyor. Trenlerden bekliyorken her sabah, Sanırdımki günüm günüm den mubah, Güneş yalan, ışınlarıysa gümrah, Gökyüzünden üzerime taşıyor. Sergül Vural
-
GİTTİN
Gittin Nadide bir çiçek sanmıştım seni, Ne yazık, insafsız vurdun da gittin, Derleyip bağrıma basmıştım seni, Zehrini gönlüme sardın da gittin. Çiçekler de bir gün solar unutma, Sakın ha, sözümü yabana atma! Sahte gülüşünle beni uyutma, ?Vefasız değilim? derdin de gittin. Gözümde yaşımı biçen oraktın, Sözümde kelamı kesen bıçaktın, Gönlümde güneşten daha sıcaktın, Kor alev içinde yerdin de gittin. Gamlı bülbül gibi uçarım şimdi, O daldan o dala kaçarım şimdi, Kilitli dilleri açarım şimdi, Derdini gönlüme verdin de gittin. Vicdanın yok muydu beni denedin? Bir hain tekmesi sen hiç yemedin, Mazlumun ahını almam demedin, Muradın hasretmiş erdinde gittin. Sergül Vural
-
BATMAYAN GÜNEŞ
Batmayan Güneş Ömür çizgisinin bittiği yerde, Bir nefes çıkar bedenden, Tüm yaşamın bir anda, Biter,gider bu yerden, Acılara son Elemlere son Kederlere son Perde kapandı artık Bu alkışlara da son, Kanayan yüreklere Deva olur anılar, Güzel şarkılar Ve de şiirler, İşte İşte bunlar, Batmayan güneş olur, Aydınlatır dünyadaki Gizemli gerçekleri Ve de düşleri, Ömür yetersiz olur, Ölüm bir gerçek Yaşamak masal olur. Sergül Vural
-
BİLEMEDİM
Bilemedim Bir hayalmiş /geçen günler ömrümde, Bilemedim /kıymetini tadını, Hayatın gözlerinin içinde, Göremedim /yeşilini alını, Ve mutluluk /yakınımda saklıyken, Hislerimin /tercümanı lâl olmuş, Yarin sıcaklığı avuçlarımda, Özlemimle tutuşarak /kor olmuş Bir rüyaymış /geçen günler ömrümde, Bilemedim /kıymetini tadını... Sergül Vural
-
ÖMÜR AŞK İLE SON BULSUN
Ömür Aşk İle Son Bulsun Geceler gözlerin olsun, bakışı güneşi, Sevgiyle oruç açsın, gönül tacı busesi, Ömür aşk ile son bulsun, var mı ötesi, Nikahı Hakkım kıysın, melekler şahidi... Dizeler sözlerin olsun, hecesi nefesin, Şefkatli sevgin limanım, ışığım gözlerin, Dilek şelale olsun, canan hayat çeşmesi, Ya hakikati hak bilsin, ya da kulu gelsin... 24 Haziran 2003 Ankara Cafer Tayyar Özkan
-
NİSAN YAĞMURU GİBİ
Nisan Yağmuru Gibi Nisan yağmuru gibi, Mevsimlik değildir sevgim, Bir ömre bedeldir, Asırlara meydan okuyan... Gecenin nuru gibi, Gecelik değildir aşkım, Bir güneş gibidir, Yüreklere sıcaklık veren... Bir kar tanesi gibi, Nafile erimez kalbim, Bir nefes gibidir, Gönüllere ferahlık sunan... Tutkunun seli gibi, Akıp gitmez ki hislerim, Bir volkan gibidir, Kabına sığmayıp taşan... Susmayan bülbül gibi, Dileğe varmaz hasretim, Bir roman gibidir, Gönül sayfasına yatan... Başı karlı dağlar gibi, Ulaşılmaz ki canım, Bir masal gibidir, Yeşil dünyasına dalan... 24 Aralık 2002 Ankara Cafer Tayyar Özkan
Jump to content