Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

sema

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

sema tarafından gönderilen her şey

  1. Dışarıda keskin bir ayaz Kanımı donduran bir soğuk Bulutlar yağmur yüklü Ha ağladı ha ağlayacak Hiçbiri umurumda değil inan Bir ben değilim ki ağlayan ardından Ankara ağlıyor yokluğuna gülüm Geç kalmış bir aşk can çekişiyor bu şehrin ruhunda Ne sen kurtarabilirsin onu ne de ben gecikmişliğinin cezasını çekmekte ayaz tutmuş yüreklerde Gökyüzü bir başka ağır bugün Ben bir başkayım Ellerimde geç kalmış bir aşk Gözlerimde buğulu bir hüzün Bir ben değilim ki ağlayan ardından Ankara ağlıyor yokluğuna gülüm Satır aralarına gizlenmiş bir özlem Nereye gitsem nereye baksam hep sen Ilık bir kan damlası yüreğimi ezen Dayanmaz yürek dedikçe inadına seven Sen sen sen.. Yokluğun bile varlığımken De bana yar yetmez mi bu hasretlik Dilimde ayrılığın acımasız ezgisi Gözlerimde hala hüzün Bir ben değilim ki ağlayan ardından Ankara ağlıyor yokluğuna be gülüm..
  2. Sonu gelmez akşamların Aşifte nazlanmalarında demlenmekte acılar.. Ötelerden gelen seslerin yankılarını dinlemekte yürek.. Henüz doğmamış yarınlara gebe olan bugünde Yaşanacak ne kaldıysa kederden öte, Hepsi yaşanmakta gerçekliğe inat sanrılar, Tüm çıplaklığıyla.. Ne kalmış ki duygulardan yoksun kalmış zavallı bedenlerde.. Tüm ruhlar gönül depremleriyle sarsılmakta Sevdadan arta kalan hayal kırıntılarında.. Acılara ev sahipliği yapan yürekte oluşan kan pıhtılarını Aspire edemiyor hiçbir şairin çığlıklarla bağıran dizeleri.. Pes mi etti gönüller hayata karşı koyma mücadelesinde.. Gelişigüzel yaşanan olağan hayatlar dışında, Yaşamak istediğimiz hayat mı yaşanmak zorunda kalınan.. Beyinlerin kıvrımları arasına yerleşen Sinsi kederler daha kaç uykusuz gecelere sebep olacak? Nihayeti olmayan duygusal intiharlar bir yerde bitmeli artık.. Bitmeli depremlerle yok olan bu canın yangınları.. Sonlanmalı küller üzerinde yapılan slow parçalar eşliğindeki tangolar.. Kelimelerin canı yanmamalı artık.. Kelimelerim susmalı.. Dilimden düşürmediğim nihavent ezgiler eşliğinde İzin veriyorum kendime dinlenmek adına.. Kırk parçaya bölünmelere son verdim.. Gözlerim uykuya hasret.. Kirpiklerim birleşme heyecanıyla yanarken Son veriyorum yazmalarıma... ?Bu bir veda mı.. Kaçış mı gerçeklerden... Koyamadım ben adını... Bir iyilik yap bana ve... Hadi şimdi sen koy bunun adını?
  3. Senden ayrı geçirdiğim her günün Senden ayrı aldığım her nefesin, Attığım her adımın, içtiğim her yudum suyun? Yaşıyor gibi yaptığım adı yalan olan hayatımın Adını hasret koydum yar. Sadece bana bakan gözlerinin, Sevdamla yanan kalbinin, Sensiz dinlediğim her ezginin, Seni düşünerek baktığım gök kubbenin Adını hasret koydum yar.. Sadece yaşanan bugünlerin ve dünlerin değil Yaşanacak olan yarınların Senden ayrı kaldığım her saniyenin Yaşadığın şehrin nezdinde gizli sevdamın Adını hasret koydum yar.. Sabahsız sancılı gecelerin, Sahte gülüşlerdeki gizemin, Benden uzakta yaşadığın o şehrin, İçimdeki büyük ateşin Hepsinin ama hepsinin... Adını hasret koydum yar... Ellerim gözlerim saçlarım hasret yüklü. Daha kaç gece, tanıklık edecek feryatlarıma... Artık yeter.. gel desem gelirmisin bana yar...
  4. Gecenin siyahı çökerken üzerime, aklın sınırlarını zorlayan bir çığlıkla avaz avaz susuyorum.. İçime çöreklenen ölümün sessizliğine inat, göğsümün tam orta yerine gelip patlıyor çığlığım.. İmkansızlığın karşısında canhıraş bir çabayla tutunmaya çalışırken yaşamın takılı kaldığım kıyısına, ellerimin boşluğu sarmasıyla sarsılıyor bedenim. Sanrılarımın bir oyunumusun yoksa imkansızlığın mı hayal dünyamın kapılarını zorluyor yine..bilmiyorum.. İçimdeki cesede dokunuyorum bir kez daha.. ellerimdeki kana bakıyorum boş gözlerle.. bir umut.. yokmu? Kafamın içinde binlerce ses.. susturamıyorum..susmuyorlar.. - Bırak gitsin.. - yooo olmaz.. - bırakırsam ölürüm.. - giderse yiterim? - Devam et..boşver her şeye.. - Bak bu olur.. ama imkansızlık?? O ne olacak? Yanıt?Sessizlik.. Gece daha da siyahlaşıyor.. dört duvar karanlığın boğucu kollarında arıyorum sanki huzuru.. Yitikliğim bir kez daha hortlarken yattığı yerden, kaderimin pis sırıtışı midemi bulandırıyor.. Gidin başımdan.. yalnız bırakın beni.. Yok mu sesimi duyan.. yok mu akan bu kanı durduran.. Tiz bir çığlık yükseliyor boğazımın derinliklerinden.. Saatin tiktaklarına takılıyor beynimin gözleri.. Tik tak..tik tak.. Zamanın acımasızlığı bu.. nasıl da alay ediyor benimle.. Gözlerimin kenarında oluşan derin çizgileri hatırlatıyor yeniden.. Aynanın karşısında gördüğüm yansımaya bakıyorum tik tak?lar uğuldarken beynimde.. Ne kadar zamanım kaldı? Bazen diyorum ki? her şeyi bırak bir kenara.. yaşa yaşayabildiğin kadar.. Önüme duvar gibi dikiliyor yine kahrolası imkansızlığın.. Hangi yöne dönsem çarptığım bir duvar.. Kopası başımı vursam bu duvara.. yıkabilir miyim?? Hani şarkıdaki gibi.. ?Ben imkansız aşklar için(mi) yaratılmışım...? Gözlerim karanlığa teslim ediyor kendini.. son ışık kırıntısıda kayboluyor yavaş yavaş.. Uyusam.. uyandığımda sen olsan yanımda.. keşkeleri teslim edemiyorum dünün umursamazlığına.. belkilerle yıkılmıyor imkansızlığın duvarları.. Seninle varolan gerçeklik yıkılası bu duvarla anlamını yitiriyor.. ben yine.. aykırı..bir..şizofrenim? engel olamıyorum değişime? Hayallerime bırakma beni.. Sanrılarıma teslim etme.. Tut ellerimi.. çek çıkar beni.. Yık şu duvarı.. Sana ihtiyacım var? İhtiyacım var sana.. Bir Şizofrenin Günlüğü (DENEME)
  5. Başladığım ve bittiğim her yerdesin... Koca bir sonsuzluk içinde ben, Sonu gelmez bir çelişkiyim... Yüreğine takılan soru işaretiyim ben, "belki"lerden ibaret ve dayanılmaz çelişkilerle boğuşan Bir sen yaratıyorum içimde...yüreğimde ve ruhumda Ünlemlerin getirdiği şaşkınlıklardan arta kalan Offff tortularını barındıran yüreğime..yüreğimize, Soru işaretinin çengelini batırdım arsızca.. Birbirimizin olmak adına bir adım atacak kadar Cesaretsiz olan biz Aslında adım attıktan sonra düşeceğimiz boşlukta Kaybolacağımızı bilecek kadar zekiydik Bilinçli bir sevda seçtik, Aykırıydık bu yüzden diğer sevdaların yanında.. Yüreğine takılan bir soru işaretiyim şimdi ben Çengeline geçirdim bedenimi ve ruhumu, Yüreğine saplandım .. Hadi hem beni hemde kendini öldür istersen ... Hazırdım zaten ilk gün seninle ölmeye ve Hazırım hala seve seve seninle ölüme gitmeye ... Gel ve öldür beni .. Senin yüreğindeki soru işaretinin kancasından sarkıyor, Senin olan sadece senin olan bedenim, ruhum ve beynim ... ve ben seni delicesine seviyorum... Hadi gel ve öldür beni ... SEMA ŞENER
  6. Sen..uzaktaki sevgili.. Gel.. yoruldum artık seni sensizlikte yaşamaktan Oysa ne kadar yalnızsam ben o kadar seninleyim Yaradılıştan beri en derinlerde saklıyordum seni Kimseler ulaşamasın diye hala en derinlerde tutuyorum.. Bana saklıyorum seni? Kimselerle paylaşamıyorum.. Her şeyin başında içinde ve sonundasın?. o kadar içimdesin ki.. o kadar benimsin ki.. Tüm varlığında ağ gibi sardın yüreğimi Sen..uzaktaki sevgili. Tüm şiirlerimi sana yazıyorum Klavyeme tenin diye dokunuyorum Seni çiziyorum satır aralarına Seni çağırıyorum avaz avaz? Duyuyor musun? Kaç zamandır sana üşüyorum Sana yanıyorum kaç aydır.. Sırılsıklamım aşkından Yüzüm gözüm saçlarım oldun sen.. Her aynaya bakışımda seni görüyorum.. Yüreğim küle döndü artık.. Sana ne kadar ihtiyacım var Görmüyor musun? Sen... uzaktaki sevgili... Seni içiyorum her sigaramda Gözlerimde tütüyorsun. Seni nasıl sevdiğimi bilmiyorsun.. Her gece seni uyuyorum Her sabah sana uyanıyorum ismin hala dudaklarımda mühürlü.. Bir gün ismini tüm dünyaya haykıracağım Biliyor musun? SEMA ŞENER
  7. YAR

    sema gönderdi Sema ŞENER
    Yüreğimi kanatan bir sonsuzluktu özlemin Hani kanatları olsa aşkımın bir de sevdamın Soluksuzca uçar konardım yanı başına Sonra da abı hayat içerdim dudaklarından kana kana yar Kehribar rengi akşamlarda vuslatsız bir bekleyiş, Kardelen gibi nazlıca boy gösterirken kurak gönlümde Zamanın ilmeğini takardım boynuma seninle Ecelim olacağını bilsem bile yar Hiçbir gözün görmediği hiçbir tenin bilmediği Candan öte tanımsız bir tat varlığın bende Semanın en mavisisin şu kırlangıç yüreğimde Esirinim tak kelepçeyi artık gönlüme yar Vakit bizli zamanları gösterirken sanrılarımın gözlerinde, bir ben varım sana tutsak, bir de sen varsın gönlüme yakın ama bana çoook uzak.
  8. İçimde kalan son umut kırıntılarını Serpiştirdim kırlangıç yüreğime.. En üşüyen, en sen olan yanımla Şimdi desem ki sana: Al yüreğimi benden... Alır mısın yar.. Ellerim uzaklığından üşürken, Gözlerim yokluğuna kanıyor.. Ruhum aşkına sürgün.. Diyebilsem sana, Diyebilsem uzakları yakın eden sesimle, Desem ki, al beni buralardan, Alır mısın yar... Gecenin en bizli bölümünde, Yürek yangınları yakarken bedenlerimizi Ve ben sana yanarken ama ateşsiz ama dumansız... Desem ki sana, söndür içimdeki yangını Benliğinde erit beni, Dudaklarımdan parça parça al ateşimi desem... Alır mısın yar.. Gece örtüsünü bizim için örtecek bundan sonra. Ne sen ne de ben engel olamayız bu gidişata. Gözler kanarken hasretin en koyusuna, yüreğim seninle çarpacak artık, benliğim sana emanet yar...
  9. Dün gece sahildeydim yine Güneşin denizle öpüştüğü noktada Seni arıyordu gözlerim Sen hiç sahil gördün mü deme sakın Hayallerimin sınırı yok ki Tam da aradığım noktada buldum seni O an gece gözlerinden yakamoz düştü denize Dalgalar kıskandı bakışlarımdaki aşkı Dalgaların dili olur mu hiç deme sakın Hayallerimin sınırı yok ki Yakamoz düşen denizin üzerinde süzülen Bir çift martı vardı birbirine sevdalı Gözlerinde gördüm yüreklerindeki yaralı aşkı Ayrıldılar sonra gözlerinde tek damla yaşla Martılar hiç ağlar mı deme sakın Hayallerimin sınırı yok ki Giden martıları izlerken Gözlerinle çarpıştı gözlerim Giden martıların yası çöktü üzerime Ilık bir kan damlası düştü gönlüme Artık ne dersen de İmkansızlıklar için bir hayalim yok ki
  10. Sonsuz olmalıydı seninle her şey Zamana sıkışıp kalmamalıydı Saatler değil günler, aylar, yıllar değil Sonsuz olmalıydı seninle her şey. Misal, konuşmalarımız alelacele olmamalıydı Seni sevdiğimi sonsuzluğa yayıp söylemeliydim Sıkışmamalıydık zamanın acımasızlığına Gözümüz saatte değil yüreklerimizde olmalıydı Tutabilmeliydim zamana inat yüreğini ellerimle Gözlerine anlatabilmeliydim saatlerce sevdamı Dokunabilmeliydim zamansızca tenine dakikalara inat Dudaklarından bal toplamalıydım can özüme katmalıydım seni sonsuz kere Misal, sevişebilmeliydik zamanın acımasızlığına inat saatlerce Günlerce hatta aylarca Doyabilmeliydi tenim tenine Sınırlama olmadan, dakikalar dörtnala koşmadan Misal, kokunu çekebilmeliydim korkusuzca içime Zaman geçiyor telaşı olmadan sarılabilmeliydim sımsıkı sana Veda hiç olmamalıydı yaşanan sonsuzluklar içinde Bir sen bir de ben olmalıydık zamanın dar geçidinde Keşkeler ne kadar anlamsız kalıyor bu boyutta.. Zaman geçiyor durmadan ne yazık.. Oysa ki sonsuz olmalıydı seninle her şey Zamana sıkışıp kalmamalıydı.. Zamanım sensin benim. Zamanım yok. Sen yok. Hiçbir şeyin tadı yok.
  11. ALIŞMA BANA YÜREĞİM (YOLLANMAMIŞ MEKTUPLAR) Kelimelerin büyüsü kayboluyor sanki yavaş yavaş.. Öncelerde tek bir kelimem yeterken yüreğine akmama, şimdilerde ise bir dizi kelime yetmiyor ruhuna dokunmama... Oysa ki, aşktan öte bir duyguyla bağlıyım ben sana.. Hani 'öyle alıştım ki sana, benden bir parça oldun sanki' demiştin bana.. Alışma sevgili, sakın alışma bana. Alışkanlık önce heyecanı unutturur sonra ardından sıradanlık gelir çarçabuk. En sonda aşk yüreğinden çıkar gider ne olduğunu anlamadan.. Alışma bu yüzden bana, ne olur alışma. Aşkımı yüreğinden çıkarma.. Her an elinden kayıverecek bir kum tanesi olduğumu düşün. En ufak bir rüzgarda uçuverecek, bir yağmur damlasıyla akıp gidecek bir kum tanesi... Önce yüreğinde sakla o kum tanesini.. Kimseler görmesin. Hani derler ya 'aşkımıza nazar değmesin'.. Görmesin kimse beni yüreğinde, sonra da yüreğinde unut beni. Yaşarım orda sessiz, kimsesiz.. Ama alıştım deme bana, hayatında olmama alışma sevgili, çünkü ben bir kum tanesiyim senin elinde. Sana şimdilerde sadece yüreğim demek istiyorum sevgili.. Sana yüreğim demek istiyorum.. Öyle büyük ki benim yüreğim.. Şairin de dediği gibi 'seni yüreğim kadar seviyorum'. Sana 'yüreğim' demek istiyorum, çünkü her atışında bana yaşadığımı hissettirendir yüreğim. Sana 'yüreğim' demek istiyorum, çünkü en değerli varlığım, yaşama nedenimdir yüreğim. Bir kum tanesiyim ben..ürkek, narin, kırılgan.. öfkesi rüzgarla birleşince yüzünü acıtan bir kum tanesi.. Yüreği başka bedende atan, sevgisi dünyalar kadar olan.. Yok yok dünyalar kadar değil, ne güzel de demiş ya şair 'seni yüreğim kadar seviyorum'... Binlerce kum tanesi içinde bir kum tanesiyim sadece.. Sana aşık, sana deli.. Bırak seveyim seni zamansızlıklar içinde.. Elinden kaymama izin verme 'yüreğim'.. Sana alışmama da..
  12. Henüz doğmadan sonsuz ışığa kavuşan yavruma ithafımdır. Tam 10 yıl oldu senden ayrılalı İçimdeki sonsuz acıyı anlatamam bebeğim Annem derdi sende anne olunca anlarsın diye Ama sen hiç anne olamayacaksın ki anlayasın beni bebeğim Tüm bunları senin o güzel gözlerine bakarak Öperek koklayarak anlatmak isterdim Yazarak değil sana sarılarak, Kokunu içime çekerek Dinlemeni isterdim Biliyorum ki duyuyorsun beni Sonsuz nurla dolu ışığın içinde Beni duyuyorsun Bu sana yazdığım ilk mektubum bebeğim Tam 10 yıl gecikmiş olan bir mektup Bir bebeğin olacak dediğinde doktor Ne çok sevinmiştim bi bilsen Canımdan bir can, Kanımla besleyeceğim bir varlık.. Seninle neler yapacağımızı anlatırdım geceleri Şimdiki gibi o zamanda duyardın beni Biliyorum.. Cinsiyetini bilmiyordum o zamanlar Ne fark ederdi ki Sen benim bebeğimdin Canımdan bir parçaydın Kız yada erkek.. Benimdin sen.. İçimde büyüdüğünü hissettikçe Dünyalar benim olurdu bebeğim Müzik dinlerdik seninle birlikte Benimle mutlu olurdun sende Bilirdim ki ağladığımda sen de ağlardın benimle Seni üzmemek için ağlamazdım hiç bebeğim Sana bir an önce kavuşmak için Hiç durmasın zaman hızla geçsin isterdim Oysa öyle yavaş geçerdi ki zaman Heyecanla bekliyordum anne olacağım günü Bana minik gözlerinle bakacağın o anı.. Minicik ellerin ve ayakların olacaktı Bakmaya bile kıyamayacaktım belki sana Öpmelere doyamayacaktım Anne diyecektin o masumane sesinle Yavrumm diye sarılacaktım bende sana Koynumda uyuyacaktın mışıl mışıl Belki? Hiç öğrenemedim bu ?belki?leri seninle bebeğim. Acılar içinde uyandığım o sabah Anlamıştım bu ?belki?lerin ?asla? olacağını Hastaneye gidene kadar bir işaret bekledim senden Buradayım anne korkma demeni bekledim Ama demedin.. bir işaret bile göndermedin.. Çektiğim acılar korkumun yanında çok azdı bebeğim Hastaneye ulaştığımızda ise korkularım Dayanılmaz derecedeydi artık Çığlıklar atıyordum, ?kurtarın bebeğimi lütfen kurtarın? İlk muayenede kalp atışlarını duyamadığını söyledi doktor Ne hissettiğimi anlayabilirmisin o anda bebeğim.. İri iri açılmış gözlerimle ?Ne diyorsun doktor, bebeğim yaşıyor o içimde hala kurtarın onu? diyebildim sadece Kendime geldiğimde her şey için çok geçti artık Beni bırakıp gitmiştin sen sonsuz ışığa Doktor ?Kızınızı kaybettik çok üzgünüm? dediğinde Beynimdeki uğultularla birlikte ağladım bebeğim Ağladım..ağladım.. Bir kız.. Kızım olacaktı demek ki Bir kız olacağını o an öğrenmiştim Bir anne için bu ne demek bilemezsin bebeğim İçimden parçalarcasına aldıklarında seni Hissettiğim boşluğu da bilemezsin Canım acılardan değil seni kaybetmekten yandı bebeğim Seni unuttum sanıyorlar ama seni hiç unutmadım ki bebeğim Bazı geceler görürüm rüyamda seni Kocaman bir kız olmuşsun Omuzlarından dökülen ipek gibi saçların Özlemle anneciğim diyip sarılışın Kokunu içime çekerek seni öpüşüm O kadar gerçekti ki.. O günün sabahı hiç uyanmamak isteği olurdu içimde Senelerin özlemi bir rüyayla geçer mi sanki Ahh be bebeğim ne olurdu sanki Yüzünü yüzüme sürseydin Bana bir kez ?anne? deseydin.. Seni hiç unutamadım bebeğim Şu anda da seni ilk günkü kadar çok seviyorum Her gece annene gelmeyi unutma olur mu yavrum Bir gün ben de sana geleceğim O güne kadar, sana özlemimi anlatan mektuplar yazacağım Hiç postalamasam bile yerine ulaşacağından eminim Burada değilsin belki ama Beni duyuyorsun biliyorum. Seni çok seviyorum yavrum Allah?a emanet ol.. Bana bir kez anne deseydin 1.Mektup
  13. Ben hiç tanımadım annemi Daha çok küçükken yuva bildim bu sokakları Bana yetim bile demediler Alnımıza yazılmış ya Adımı hemen sokak çocuğu bellettiler Ana kucağı nedir hiç bilmem Sıcak mıdır abla ana kucağı? Sahi tüm dertlerini unutur musun orda? Ben bilmem dedim ya abla Diyenlerden duydum ben de Bir arkadaş var adı Memed O bilirmiş anasını Bazı anlatır geceleri bize de Masal gibi gelir ya anlattıkları Yine de dinleriz iç çekişlerle Gözlerimiz gökyüzünde takılı Hayalimizde canlandırırız Memedin anlattıklarını Gizliden ağlarım bazen Diğerlerine çaktırmam ama Güçlü olmalısın çünkü buralarda Bize kucak açan bu sokaklar Birden sırtını dönüverir sana Nasıl isterdim bi anam olmasını be abla Sabahları yüzümü kesen ayaz yerine Anamın sıcacık öpücüğüyle uyanmayı Ahh be abla, içim bi tuhaf oldu Tam şuramda bi ateş yandı sanki Ana deyince efkar basar içime Haykırarak ağlamak sonra da Avazım çıktığınca ?Bana annemi verin? demek geliyor Bu soğuk acımasız sokaklara Ama denmiyor işte diyemiyorum Dedim ya, güçlü olmalısın buralarda Yoksa kaybolur gidersin aralarda Anam yaa, şimdi bi anam olsaydı Üzmezdim ki hiç onu Bi dediğini iki etmezdim ?kımıldama buradan bi yere? dese Vallahi billahi kımıldamazdım be abla Bi anam olsa açlığı bile bu kadar takmazdım Anneler melek derler ya Kıyamazdı yavrusuna Sığınırdım onun hiç bilmediğim sıcaklığına Doyasıya öperdim onu bıkmadan usanmadan Offff offffff Şimdi bağırsam yine ?Verin bana annemi? desem İşe yarar mı be abla Bu kocaman okyanus gibi hayatta Vurgun yemiş dalgıcım sanki Çabaladıkça daha çok acı çekiyorum Kendimi bıraksam yitip gitmekten korkuyorum Ne büyük laflar bunlar deme be abla Bu sokaklar zamanından önce büyütüyorlar İçindeki çocuğu Dıştan kale gibi görünsem de İçimde ben hala çocuğum be abla Anamı bilmedim belki ama Anasız da olsa hala bi çocuğum işte ben Rüyamda görürüm bazı anamı Yüzünü seçemem pek Ama bilirim ki o benim anam Okşar yüzümü yumuşak elleriyle Sığınırım bende sıcaklığını bilmediğim kucağına Hele bi oğluuum der ki sorma gitsin İçimde bin alev yanar sanki o anda Belki istemeden göçüp gitti bu dünyadan anam ama Bak hala rüyalarımda bile bana analığını yapmakta Bazen isyan etsem de Koca hayata küçük de olsa kafa tutsam da Sokaklarda yaşasam da ben hala bi çocuğum işte Yanıltmasın bu gözyaşları seni Çocuğum desem de Yine de güçlüyüm ben aslında Bu kırık çocuk gönlümle Şimdi senden istesem abla ?Bana annemi verir misin? ?
  14. Hazımsız duygular Körelmiş inançlar Asrın cinayeti pusuda Darağacında aşk ve sair sevdalar Yağlı ilmek sırası bekleyen özneler Ölmek kaçmaktır sözüne meyledenler Ölmek mi kaçış yoksa kaçış mı ölüm bilmezler.. Bitmeyen çelişkiler içinde Bu koca karanlık izbe metropolün gölgesinde Kendi cinayetimi planlıyorum belki de Yüklemi olmayan cümleler eşliğinde Sinsice ilerliyor ölüm Ölüm sensiz kalmaktı ya hani Karanlığa sensiz gitmekti Oysa es geçmişim bir gerçeği Hatta tek gerçeği Asıl sensizlik ölümmüş ya gülüm Kapadım gözlerimi haykıran gerçeklere Yüreğimi yakıyor kanayan duvarlar İçimin acısı parmak uçlarımdan çıkıyor Canım damlıyor camlaşan gözlerimden Ve ben adım adım yaklaşıyorum sensizliğe Göz çukurlarımda kalan ihanetler Zamansız kesiyor yollarımı Sevdam üşürken yüreğimde Avuçlarımda geçmişin külleri Ben sevdim mi tam severim derken Sevdam, hep yarım kalmaya mahkum sanki Kendimi hapsettim yaşanmamışlıklar içine Kestim cezamı attım sonsuzluklara sevdamı İşte bu yüzdendir ki Ne söküp atabiliyorum yüreğimden Ne de adam gibi sevebiliyorum seni yar Kangren olmuş akşamların sessizliğinde Tanıklık ediyorum yine duygularımın hüzünbaz sevişmelerine Kelimelerim can çekişirken kalemimin ucunda Yazamadığım kelimelerin çığlıkları kulağımda Eskilerde kalmış, bir olan iki gönülün samanlık macerası... Şimdilerde şatolar bile yetmiyor hazımsız yüreklere...Şehvetin esiri olmuş aşka dair tüm duygular...Tensel temas olmadan yaşanmaz olmuş aşklar..Aynı yaşandığı sanılan sevdalar gibi masallar bile yalan olmuş.. İşte bu nedenledir ki yüreğim.. Son zamanların en hazin öyküsüyüz aslında sen ve ben..Geçmişin gölgesi düşerken yüreklerimize Kerem ile Aslı?nın can bulmuş ruhlarıyız bu asırda..Ve ruhlarımız yanarken sevdanın ateşinde, bedenlerimiz ayrılığın ayazında üşümekte.. Hazımsız duygular Körelmiş inançlar Asrın cinayeti orta yerde Tek tek öldürüldü adı sevgiden geçen herkes Şahit olmadı maskeler ardındaki yüzler Ve bu hazin öykü için saklanılan Tek bir damla düşmek üzere gözlerden Biz aşka ihanet ettik sevgili.. kendimizle birlikte ihanet ettik aşka. Yarım bıraktık, eksik yaşadık.. bir yanı yetim bir yanı öksüz... Ve ben... En büyük yalanı söyledim kendime Gerçekler dilime yapıştı Sahip çıkamadık aşkımıza yüreğim.. Aşkımızın canı yandı.. Sema Şener
  15. Sinsice ilerlerken zaman, gözpınarlarım kuru... Gözlerim donuk.. içimde tarifsiz bir çılgınlık.. Dost maskelerin altında gizlenen aşağılık yüzler Hınzırca sırıtıyor kalan zamanımın sayılırlığına bakarak.. En körpe duygularım intiharlar eşiğinde.. Gel zamanım ol. Şimdilerde daha çok dinliyorum sevda türkülerini, Daha bir çok okuyorum aşk şiirlerini. Yanık ezgilerin eşliğinde ruhum daha bir yanıyor. Her bir notayla sana akıyor, Her bir dizeyle seni yaşıyorum. Gel şiirim ol.. Hayallerim isyanda? Rüyalarımda hep sen.. Senin hayallerinde de ben olayım.. Aç hayal dünyanın kapılarını Ve şimdi tekrar bak bana, Ben ordayım? Gel hayallerim ol.. Tüm yalan dünyamı ardıma alıp, Ürkmüş yarım kalmış çocuk yanımla Ruhuna dolmak, tapılası ölünesi Yüreğine sığınmak istiyorum. Yüreğinde minicik bir yer istiyorum.. Gel sığınağım ol. Acı çekeceğimi bile bile Vuslatsızlığına rağmen.. Aramızdaki mesafelere aldırmadan.. İstiyorum bu aşkı yaşamayı seninle. Gel aşkım ol. Gel ve artık duymaya hasret kaldığım kelimeleri söyle bana. Canımdan öte canım ol. Gönlümden öte yol ol. Ölümüm olacaksa da seni sevmek? Gel ölümüm ol.. ?Benim gönlüm sarhoştur yıldızların altında Sevişmek ah ne hoştur yıldızların altında?. Sema Şener
  16. Gecenin kokusu sinerken üzerime Beyin kıvrımlarında dansetmekte kelimeler. Anlamsızlık yapışmışken ömrümün sayılı kalan zamanına, Tüm ihtişamınla geldin sensiz kıyılarıma. İmkansızlığını soyundukça sevdanı giydirdin üzerime. Ben sana aktıkça sen doldun.. Sen benimle doldukça taştın.. Taştıkça sardın, sardıkça yaktın. Ayazda iki yürek Yangınlar ortasında Küllerin içinde Dansederdi bir zamanlar Hangi zamanlar.. Ne zaman..var mıydı öyle bir zaman? Yoktu senden öncesi yaşanmışlıklardan arta kalan. Yaşanmamış ne varsa sana dair Akreple yelkovanın takılı kalmış ucunda... 'Sensizliğim.. Kalın bir örtü gibiydi yüreğimin üzerini örten..' Seninle bu kadar doluyken Her yanım seninle çevriliyken Ne yöne dönsem sana ?sobe?lenirken, Görünmez ellerin hala yüreğimi sıkarken..... De bana sevgili, Yok sayabilir miyim seni? De bana? Yok sayabilir miyim yaşanmış bir sevdanın küllerini eşelendiğimi? Yok sayabilir miyim sana olan sevgimi? Peki ya, yok sayabilir miyim sendeki yüreğimi? Sen gitsen de benden, Ben yine söküp getiririm seni yaşadığın şehrin kalbinden.. Sen öldüm desen de O aşifte şehrin rahminden sezeryanla alırım seni. Ben bu kadar senken.. Sen bu kadar benken.. Bizken.. Yok say beni diyemezsin, İsteyemezsin bunu benden... Ama? gittin benden.. Gitmemi istedin senden.. Korktun belki de aşktan Hiç yaşamadığın bu tılsımlı duygudan.. Affet, yok sayamadım seni sevgili.. Ben seni yok sayamadım.. Zamanın durduğu bu noktada susuyorum. Kanayan ruhumun tüm kırılmışlığıyla Hiç yapmadığım bir şeyi yapıyorum Ve ilk kez yüreğine fısıldıyorum: ?Yok sayabilirsin artık beni? Yenilgiyi yakıştıramadım kendime, tıpkı gidişleri yakıştıramadığım gibi.. Ama bana çok yakıştığını düşünmüş ki hayat, iğneledi üstüme hayal kırıklığını ve terkedişleri.. Acaba bir gün...Bir gün hayat eğilip de öper mi beni de alnımdan...
  17. 1971 Ankara doğumluyum.Evliyim ve 1 oğlum var. Edebiyata olan ilgim beni bu siteye getirdi.Amatör olarak şiir ve deneme yazıları yazıyorum.Ankara'da medikal bir şirketin ihale departmanında görevliyim.