Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

afflicted_

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

afflicted_ tarafından gönderilen her şey

  1. Daha on üç yaşındaydım Ömrümün en güzel çağında... En deli dolu düşler, hayaller rüzgar gibi başımda Ve en büyük özlemlerim yarınlarımda Bir büyüsem "bilim adamı" olacaktım kesin Bulmak için mutluluğun formülünü Ve en doğru adresini Ve de duyurmak için taş kalpli insanlara İnsanlığın sesini... Oysa bir sabah Benden önce büyüdü çığlıklarım apansız Yeri göğü inletti isyanlarım, feryatlarım Çünkü Bir deprem kopmuştu yüreğimin tam ortasında Siz yaşarken her zamanki gibi Vurdumduymazlığın kollarında Ve en tatlı uykunuzda... Bağırdım Dağlar, taşlar uyandı çığlıklarıma Denizler yandı yangınlarıma Gökte yıldızlar ağladı Benim bu zavallı yalnızlığıma Bir tek sizi uyandıramadım Bir tek sizi!.. Sanki yaşayan bir ölüydünüz Duymadı o taş yürekleriniz son sözlerimi Öylesi sağır öylesine kördünüz Hayır... Hayır deprem değil! Beni siz öldürdünüz!.. O benim babamdı Dünyaya meydan okuyan O en büyük, O en kahraman, Dünyanın en ağır yükü omuzlarında Ve en güzel gülüşü bakışlarında İlk kez yenik düştü O Allah'ın belası O kör olası Son sabaha... O benim annemdi Dünyanın en güzel annesi O benim gözbebeğim Ben onun birtanesi Yuvamızı başımıza yıktınız Sarılır gibi onun sımsıcak kucağına Tutunur gibi o ipek saçlarına Sizin bitmez uykularınıza inat Takarak kollarıma bir kanat Uçtum bir kuş gibi En acı sondan En kutsal bir sonsuzluğa İşte o an Gözlerimde bir mum gibi söndünüz Çünkü... Ne görecek gözünüz vardı Ne de yüzüme bakacak yüzünüz Yoktunuz, hiçtiniz! Aynalar kırılıyordu yüzünüzde Siz depremden bile önce çöktünüz O gün yalnız beni değil... Annemi de öldürdünüz!.. Ne arkadaşım var artık Ne öğretmenim Ne okulum Ne yarınım ne de umudum! Alın sizin olsun bütün saltanatıyla dünya Bütün sahteliğiyle hayat Alın kucaklayın gönlünüzce O bitmeyen ihtiraslarınızı O dinmeyen bencil aşklarınızı! Size dur demeye bile vaktim yok artık Nasılsa bir gün anlarsınız günahlarınızı! Nasılsa bir gün görürsünüz yalanlarınızı! Siz ki herşeyi bizden iyi bilen Siz ki herşeyi bizden iyi gören Siz ki bizi ölmeden toprağa gömen Yine siz kazandınız Her yerde siz Her zaman siz En büyük siz Siz kim misiniz? Onu siz benden daha iyi bilirsiniz!..
  2. Dudaklarımda yaşayamadığım Çocukluğumun, gençliğimin şiiri Dört yanım hüsran Dört yanım yalan Dört yanım hüzün Dört yanım isyan! Yanık bir şarkıda dolar bakışlarım Annemin ellerini arıyor avuçlarım Beni anneme götürün Ağlamak istiyorum dizlerinde Beni anneme götürün Anlarsa beni bir o anlar Beni anneme götürün Vazgeçtim bütün saltanatından, Sevdalarından köhne dünyanın Ne dostta vefa Ne aşkta huzur Her gün bir kahpelik Kalbimden vurur! Yıkılır kalırım bu sağır akşamlarda Önümde dağ gibi bir yalnızlık İçimde yıllanmış yorgunluklar Unutulmuş eski bir adrese çıkar yollarım Çayımın ilk yudumunda o Sigaramın son nefesinde o Anlarsa beni bir o anlar Beni anneme götürün!
  3. Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı Sen uğrunda en çıldırdığım esmer Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim Sen beklediğim Sen özlediğim Sen gizlediğim... Güneş doğmayı unutabilir Sabah olmayı Yağmur yağmayı Ama ben seni asla... Çiçekler açmayı unutabilir Kuşlar uçmayı Baharlar gelmeyi Ama ben seni asla... Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın Sen tanrımın en güzel armağanı Sen hayatımın en gerçek yalanı Sen bütün huylarımı ezbere bilen Sen gözyaşlarımı en iyi silen Sen dünyanın en güzel kadını Sen yemeğimin tuzu Yüreğimin buzu Anasının en güzel kızı Sen kalbimde en tatlı sızı Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı Sen sevdikçe sevilesi Övdükçe övülesi Öptükçe öpülesi aşkım... Sen beni yokluğuyla delirten Varlığıyla yolumu yolundan çeviren Sevdasıyla beni bir dağ gibi deviren kadın Bundan böyle senden sorulsun günahlarım Sende bütün sorularım Sende bütün cevaplarım Adam olmuşsam senden Katil olursam senden Ben çoktan vazgeçtim kendimden Ama senden Asla kadınım ASLA!...
  4. Ateşleri kül ederdim Kurşunları gül ederdim Şu dağları yol yapardım, Acıları bal yapardım ben olsam Ben olsam ah ben olsam O dağlarda ben olsam O yollarda ben olsam Oralarda ben olsam Sokaklara aşk yazardım Acılara son yazardım ben olsam Yoksullara çul olurdum Her sevene kul olurdum Elimde aşk bayrakları Yasaklardım yasakları Ben olsam ah ben olsam...
  5. Beni bilen böyle bilsin Ben dostluğun delisiyim Akıl irfan sizde kalsın Ben bu köyün delisiyim Bu acılar bitene dek Ağlayanlar gülene dek Bu can bende ölene dek Ben bu köyün delisiyim Sesi çıkmaz kırık sazın Tadı olmaz susuz yazın Mezarıma öyle yazın Ben bu köyün delisiyim Ne köleyim ne de bir kul Vicdan bir borç hayat okul Alın sizin olsun akıl Ben bu köyün delisiyim Benim yolum aşkın yolu Benim yolum hakkın yolu Bir tek derdim Anadolu Ben bu köyün delisiyim Sizde para sizde banka Sizde silah sizde bomba Bende dostluk bende sevda Ben bu köyün delisiyim Haydi koşun savaşmaya Bu dünyayı paylaşmaya Ben bakarım çocuklara Ben bu köyün delisiyim Aşk okurum aşk yazarım Aşktır benim tek pınarım Size değmesin nazarım Ben bu köyün delisiyim Yaşayın siz aklı selim Boşverin siz benim halim Siz bir dahi siz bir alim Ben bu köyün delisiyim Benim yolum gönül yolu Benim yolum sevda yolu Bir tek derdim Anadolu Ben bu köyün delisiyim Ben bu yurdun delisiyim...
  6. Böyle uzak uzak bakma gözlerime ne olur O küskün bakışlarını saplama yüreğime Bir sen kaldın düşlerimin zirvesinde Bir sen kaldın umutlarımın ötesinde Bir sen... Ben anadan doğma yaralı, yorgun Ben anadan doğma yürekten vurgun Ben anadan doğma sana sevdalı Seninle başladı hayat hikayem Seninle son bulmalı!
  7. Her şarkı bir sevdadan dökülür mısra mısra Her şarkı yaşanmış bir masalı resmeder Selene Düşün çamlar arasını, mehtaplı geceleri, masmavi denizleri Düşün şimdi yollara serpilen ümitleri Hadi bir şarkı da sen Söylesene!.. Bak bütün güzelliklerin tümü sende Bak sende gülümsüyor en amansız özlemler Unut bir yerde bensiz olduğunu, çaresiz Ayrılıklar sevenlerle yücelir Selene Hadi sil gözlerini Gülsene!.. Bitimsiz bir sevdadır yaşamak Sevmekse en güzeli mutlulukların Sense içimde en tanrısal gerçeksin Selene İşte yüreğim bildiğince çarpıyor sen, sen diye Sende gözlerim, sende ellerim, sende sen olan varlığım Düşünsene!.. Bakma sen yağmurların sağnak döküldüğüne Bakma sen gecelerin karanlığına Selene Bu pembe umut sütten de beyaz Bu senli hayal gülden de kırmızı İşte renk renk çiçekleri aşkımızın Görsene!.. Ve bir gün dur diyeceğim geçip giden zamana Son kurşunu sıkacağım sensizliğe Selene Öbek öbek mutluluklar taşıyacağım dağ eteklerinden Sana gökten yıldızları koparacağım bir bir Sana bitmez tükenmez sevdalar getireceğim Beklesene!..
  8. Uykusuz gecelerin Sabahını bana sor Yarım kalan aşkımın Eyvahını bana sor Bana sor yalnızlığı Ayrılığı bana sor Mutluluğu bilirsin Mutsuzluğu bana sor Yıkılan yuvaların Sonu gelmez yolların Yaşanmamış yılların Eyvahını bana sor Karşılıksız sevginin Vefasız sevgilinin Bomboş kalan bir elin Acısını bana sor
  9. Çok yalvardım gitme diye ben ona Yıllar sonra dönüyormuş bana ne Seviyordum gülüp geçti aşkıma Şimdi beni seviyormuş bana ne... Neyleyim ben dökse bile yaşını Ben unuttum çoktan onun aşkını Vursun artık o taşlara başını Çok pişmanmış yanıyormuş bana ne... Gönlümde aşk saati bak durdu Seven kalbim beklemekten yoruldu Yıllar var ki ne aradı ne sordu Şimdi beni soruyormuş bana ne...
  10. Ayrılık kapıyı çalıyor açma Biraz daha düşün zamanımız var... Ne günler yaşadık bak sayfa sayfa Seninle yazılmış romanımız var... Gönül kapısından hemen uçma dur! Selamsız vedasız böyle kaçma dur! Bilinmez yerlere yelken açma dur! Seninle mutluluk limanımız var!.. Bir anda yokuşa çevirme düzü Dargınlık bir aşkın tadı ve tuzu Hatırla Tanrıya verdiğin sözü Ayrılmak yok diye yeminimiz var...
  11. Ayrılık çanları çalsa ansızın Elveda sevgilim diyecek misin? Önünde diz çöksem, gitme kal desem Bakmadan ardına gidecek misin? Ayrı yönde akan ırmaklar gibi Dalından uçuşan yapraklar gibi Ümitsiz, çaresiz aşıklar gibi Kalbinden aşkımı silecek misin? Son ümidi yere serecek misin? Kendini boş yere teselli edip Sevdadır nasılsa geçici deyip Yaşlı gözlerini gizlice silip Bakıp da yüzüme gülecek misin?
  12. Nereden bilecektin seni sevdiğimi Hiç fısıldamadım ki kulaklarına aşkımı Senin için Günlerce gecelerce ağladım Nereden bilecektin Hiç silmedim ki yanında gözyaşlarımı...
  13. Ne olur söyleyin sevenler bana Ayrılmak kanun mu aşk kitabında Elele tutuşup gülmeden daha Terketmek kanun mu aşk kitabında Ümitlerim kırıldı bitti Hayallerim yıkıldı gitti Bu dert beni benden etti Sevdim sevdim bak ne hale geldim Her seven sonunda düşüyor derde Bu aşk kitabının yazanı nerde Bir aşık inandı çok sevdi diye Terketmek kanun mu aşk kitabında
  14. Yorgun bir hasretle dönersen bir gün Beni burda değil kalbinde ara!.. Ne kadar yıkılmış olsan da o gün Beni bende değil kendinde ara!.. Saçında beyazlar taradığın gün Maziyi yeniden aradığın gün Hıçkıra hıçkıra ağladığın gün Beni gözyaşında, gözünde ara
  15. Şimdi aynı şehirde olsaydık seninle Almira Yine aynı sokaklarda birlikte yürüseydik hayata Ve adımızı yeniden yazsaydık Buluştuğumuz bütün duraklara Unutup gitseydik bütün çirkinliklerini dünyanın Ve bütün acımasızlığını Sorgulayıp bütün yasakları Sorgulayıp bütün günahları Seninle yeniden başlasaydık bu sevdaya Seninle yeniden Almira Şimdi aynı okulda olsaydık seninle Almira Yine aynı sınıfta, yine aynı sırada Birlikte göz atsaydık o kırmızı kaplı kitaplara Tarih gibi, fizik gibi, matematik gibi Ölümsüz aşkları sorsaydık hocalara Ölümsüz aşkları Almira Şimdi bir kır kahvesinde olsaydık seninle Yine aynı masada, yine aynı köşede Yeniden düşler kursaydık seninle Dağlar gibi sıra sıra Ve yeniden yaratsaydık kendi dünyamızı Ve de birlikte söyleseydik ikimizlik kendi şarkılarımızı Meydan okuyup ayrılıklara Hem de teslim olmadan Yıllara, yollara, yalanlara Teslim olmadan Almira Ne var ki; Bir kara eylüldü O kara üzüm gözlerine son bakışım Yanışım ve de yıkılışım Üstümden bütün trenler geçti o gün Bütün otobüsler Ve bütün gemilerim battı sen gideli Şimdi bütün umutlarım alabora Anlıyorsun değil mi Anlıyorsun Almira Şimdi bir düşün Kim itti bizi bu kör olası ayrılığa? Kim itti bizi bu pişmanlıklar denizine? Kim yaktı bizi kim? Hem de sırtımızdan vura vura Görüyorsun değil mi görüyorsun Bir ikimiz sığamadık bu koca dünyaya Bir ikimiz Almira Ve işte o gün Koca bir son yazıldı bu aşkın son sayfasına Dönüşü olmayan bir yolda kaldık Dönüşü olmayan bir yolda Almira...
  16. çalınmış şiirlerim gibisin isyanlarım bitmedi hala... Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi Kim ne derse desin Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin yok senin Çıldıracağım bu gidişle Allah kahretsin!.. Dünya ateşler içinde Savaşlar almış başını gidiyor Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim Umurunda mı senin? Allah kahretsin!.. Hangi masaya otursam Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme Vazomda senin sevdiğin çiçekler Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar Senin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem Ecel gibi peşimdesin Allah kahretsin!.. İşte böyle bir sevda benimkisi Bu zamanda, bu devirde Haklısın adam olacağım yok benim En güzeli artık son vermek bu hayata En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi Ya da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi Ama içimde sen varsın Ya sana birşey olursa Allah kahretsin!..
  17. Biz böyle olacak adam değildik Ahmet abi Bu değildi hayattan beklediğimiz Ne hayallerimiz vardı seninle Gel gör ki, beş para etmedi ümitlerimiz Yıldırımlar düştü güvendiğimiz dağlara Hep boş çıktı sarıldığımız eller Hep taş çıktı inandığımız kalpler Kaç kez sırtından vuruldu hayallerimiz Kaç kez yıkılıp kaldık köşe başlarında Kaç kez delik deşik oldu yüreğimiz Görüyorsun ya Ahmet Abi Görüyorsun ya Bozuk para gibi harcandı gençliğimiz. Kimbilir nerede senin o liseli Kimbilir nerede benim o üniversiteli Birimiz doktor olacaktık, birimiz mühendis Gel gör ki beş para etmedi ümitlerimiz Oku adam ol derdin bana hatırlar mısın? Oysa daha okumadan elimden aldılar kitaplarımı Sayfa sayfa yırttılar umutlarımı... İşte bu yüzden hala ıpıslak bakışlarım İşte bu yüzden hala yumruk yumruk ellerim İşte bu yüzden hep böyle çatıktır kaşlarım Adam olamadımsa Kendini adam sananlar utansın be Ahmet Abi! Kendini adam sananlar utansın... Bak bir türlü bitmedi hayat kavgamız Hep başka bahara kaldı sevdamız Kim vurduya gitti yarınlarımız Yalan mı be Ahmet Abi?.. Yalan mı be?.. Sınırı olmayan bir dünya yok mu? Kavgasız, savaşsız bir hayat yok mu? İnsanca yaşamak, bu bize çok mu? Konuşsana be Ahmet Abi... Konuşsana be... Elveda aşklara Elveda yıllara Bu nankör hayata Yenildik be Ahmet Abi Yenildik be... İnsanın insanı ezdiği bu yerde Bak bir ömür harcadık Ve harcandık be Ahmet Abi Harcandık be!.. Ah Ahmet Abi ahh...
  18. Son şişeyi hakladık Agop Mezemiz de tükendi böylece Sustur artık Deşmesin (aman'lı) şarkılar yüreğimizi Bir of daha çekmeyin Şu kavanoz dipli dünyaya Ah Agop ah Çekmesen dayanır mı yürek? Çekmesen biter mi ömür be? Bir kere düşmüsüz Bir kere yanmışız Allah'ına kadar Ne anlar halimizden süt kuzuları, Ne anlar derdimizden beyefendiler Sen hepsini sil defterinden En kralına çizgiyi çek be Agop Of Agop of Masama onu getir, hasretim dinsin artık Bu gece şöyle gönlümce yaşamalıyım Keyfimce gülmeliyim, eğlenmeliyim Anlıyorsun değil mi Agop? Şarabım, rakım o benim Onu görmeliyim Onu yudum yudum içmeliyim bu akşam Öyle ya Agop Yok bende ondan başkası Anlamam ben "yer bonjur" diyenlerden Bozulurum - onluk, beşlik - gibi Kibarlık yok kitabımda Sosyete neyime benim Ah be Agop - Ah be Yetmez mi? Allah'ına kurban Allah'ına kurban Allah'ını seveyim demek be? Oy dibi delik dünya oy Nasıl da harcıyoruz gençliğimizi? Nasıl da can çekişiyor umutlarımız? Oyuncağın mıyız? Kurbanın mıyız? Yok Agop yok Dinlemem ne dünya, ne kader Dinlemem ne dert, ne keder Okurum bildiğimi Bilirim ettiğimi Of da çekerim, ah da çekerim, vah da çekerim Ama yine de boyun bükmem Halime şükreder Günümü gün ederim Agop Günümü gün ederim.
  19. Dün gece uzun uzun Seni andım, ağladım. Sonu yok yolumuzun Ona yandım, ağladım Kim bilir acımızı Bu yasak aşkımızı O eski şarkımızı Çaldım çaldım, ağladım!.. Dolaştım sokaklarda Ağaran şafaklarda Seni senden uzakta Sardım sardım, ağladım İmrendim sevenlere Sarılıp gidenlere Elele gezenlere Baktım baktım, ağladım Benimsin bende değil Ellerim sende değil Yanmamak elde değil Yandım yandım, ağladım Tuza bastım yaramı Aşkla açtım aramı Sensiz son sigaramı Yaktım yaktım, ağladım.
  20. Beni ta kalbimden vurdu gidişin, Bütün umutlarım ağır yaralı. Aklımdan çıkmıyor veda edişin, Bütün duygularım ağır yaralı. Aşkımız verirken en son nefesi, Yıkıldı gönlümün sevda kalesi, Sırtımda sanki bir bıçak darbesi, Bütün anılarım ağır yaralı. Dünyayı başıma yıkmışçasına, Bağrıma kurşunlar sıkmışçasına, Sanki bir savaştan çıkmışçasına, Bütün anılarım ağır yaralı...
  21. zeynep beni bekle / gece agaçlarina yagmur çiseliyorum / cam tozu su beyazi yalnizligini mutlaka degiştirecegim bir yaprak halinde süzülüp saçlarina eski teşrin'lerden / kederli kirmizi zeynep beni bekle mutlaka dönecegim söyle kim önleyebilir buluşmamizi geceleyin işiklari söndürdügün zaman benim şiir kitaplarindan sizan aydinlik elinde uyuyakaldigin heyecanli roman pancurlarin çarpildigi lodos geceleri rüzgârin degil benim / pencerendeki islik her akşam koridordaki ayak sesleri yanliş çaldigini zannettigin telefon zeynep beni bekle mutlaka gelecegim hem bu ne ilk ayriligimiz ne de son pikapta eminaga acemaşirân saz semaisi sokakta çocuklar saklambaç hirsiz polis hayat akip gidiyor olsam da olmasam da saati durmamali ufak sorumluluklarin resmi birakmadin ya / son çektigin hangisi bak mektuplar birikmiş yine masamda fakülteler açilacak bak bugün yarin zeynep beni bekle mutlaka gelecegim başladigimiz filmi birlikte bitirecegiz kim ne derse desin içimde delice bir his
  22. imdat çigliklari midir bir felaketi mi duyururlar anlaşilmaz söyledikleri salkim saçak çökerler karanligima yalnizligimi dagitirlar yagmurda sis düdükleri camlarda çehreler hayal meyal aramizdan müthiş ayrilmişlardir anlaşilmaz niye öldükleri son nefeslerini tasarladikça insan israrla ölümünü yaşiyor yagmurda sis düdükleri yürekte keder yogunlaştikça bulutlar buz tozuna yozlaşiyor anlaşilmaz neleri götürdükleri sabahlar olur bir türlü uyuyamam içimde sanki şilepler çarpişiyor yagmurda sis düdükleri
  23. kadinsa kadin doktor spiedell dudaklari kalin bugulu üstüne yoktur linda'nin doktor spiedell benim linda'nin (bir içim su) karanlikta cigara içiyor doktor spiedell şehvetli tembel uykulu ah doktor spiedell siz yok musunuz neden durumu anla miyorsunuz orta dogu'dan vazgeçin diyorum size zaten alişverişi nedir orta dogu'nun güney dogu asya'yi alsaniz elinize ah doktor spiedell ne işler çevrilir haksizlik neresinde bunun müzikse müzik doktor spiedell işte bakin bunlar orlean cazcilari tek tek işte doc smithy crazzy pat işte işte dikenli trompetler kavgaci kontrbaslar öyle mi wagner'i seversiniz demek (ah doktor spiedell siz avrupalilar) demek çelik migferli profili bismarc'in gözlerinizi doldurur her dinleyişte birakin doktor spiedell birakin birakin eski prusya'nin köhne ugultusunu işte king barnett georgia blues işte yanlişiniz var doktor spiedell yanlişiniz canim sir cunnungham'i tanimaz misiniz - ...londra'da nasil konuşmuştuk diyecek londra'da diyecek i.g. farben için (yani sizin için doktor spiedell) orta dogu diyecek hesapta var miydi siz de bilirsiniz ki doktor spiedell imperial chemical industries demek beş aşagi beş yukari sir cunningham demek orta dogu zaten bir ingiliz pazariydi sizin için hesapta var miydi doktor spiedell ama dogru söyleyin hesapta var miydi viskiyse viski doktor spiedell hem de sevdiginiz black and white gönüller şen olsun doktor spiedell nasilsa içebiliriz henüz saat o kadar geç degil ki prosit doktor spiedell prosit yari geceden sonra başlar newyork'ta hayat
  24. Destur bre gökkuşağı Hangi devin kılıcısın Sabah sabah kanın damlar Besbelli can alıcısın Akıl almaz bir kelepçe Anlaşılmaz hangi suça Kilitlenmiş gündüz gece Başımızda kalıcısın Öfkeyi sorduk sarından Korkuyu bildik morundan Azrail adında birinden Giyilmiş ölmek tacısın Karanlık çiçek açtı mı İlmik boynuna geçti mi Can kuşu tenden uçtu mu Bir özgürlük ağacısın
  25. haçan demir dökende ateş yiyesim gelir gök sofraya çökende doruktan sesim gelir dağdan yürek sökende kurşun dökesim gelir çatal şimşek çakanda yağmur perde çekende derya göğe çıkanda haçan ölesim gelir