cadisey tarafından gönderilen her şey
-
AY ŞAFAĞI
Sence neyin rengidir ay şafağında harelenen Terellellim zıpkınları balık solungaçlarında oynak dansözler gibi kıpırdanan Ağlar çekilirken denizden, Bitmeyen bir iştahı ızgaraya koyan Operasyonlarda canına hançer vuran bu ay şafağını hiç sevmem bilir misin Hep eksik olan bir görünmezlik verir namussuzluğa Yılan sokmaları gibidir tıslaması karanlığın ağaçlar arasında Ne imanını aydınlatır Ne inancını bu ay şafağı Yoksul sofralarında oruç bozmak gibidir parlak elbiseler içinde Bin kez küfretsen daha iyidir Bu alay etmeleri bırakıp gösterişler içinde Alnına dayanmış soğuk bir namludur sesin kesilir Lambaların kısılır Görmelerine yasak koyarlar İzinli görmelere çıkarsın Gör derler görürsün Görme derler Peki sence nedir Neyin rengidir bu ay şafağında harelenen Terelellim duyguları savurup duran Sence nedir Cevap ver Beni anladıysan
-
AŞK-IŞIK-ŞİİR-ÖLÜMSÜZLÜK
O şarkıyı dinliyorum Hayatımı senden sonraların dilimlerine bölüyorum Seninle ışık hızına ulaşmayı başarsaydım Zaman duracaktı Ölmek fiili yok olacaktı Işığa ölüm yok Şimdi ihtimamla dilimleri tüketiyorum Seninle anılarım ne çok Şarkılar da ölümsüzlük var mı Ölümsüzlük insanı yorar mı? Aşk ölünce Yaşamak kalsa ne olur Veya yaşamak varken Aşk yoksa Duygular ışık hızına çoktan ulaştı Ölümü nedendir o zaman Ölümü sendendir ey doyumsuz yüreklerin egemeni insan Ölümü senin ellerindendir aşkın Suçsuzum deme sakın Şarkı çalıyor durmaksızın Kapıyı çalan olsa Çalan sen olsan Sen bir ışık huzmesi gibi süzülsen en açılmaz kapı aralıklarından Tüm boşlukları doldursan Sonra konuşuruz sonsuz yaşamın sırlarını Akşamın bu güzel alacası ne olacak Işıkla dolarsa evren Her çelişkide bir ilişki tükeniyor Aynı anda iki olan ne var Bölünüp parçalanmadan Ölüm meleği Son insanı almadan önce iyi düşün Sonra Sen de yalnız kalacaksın Ve işsiz Aşk da şiirsiz???..
-
ARTIK UZAKLARDASIN
Nasıl anlatamazsan aşkın ne olduğunu Ben de anlatamıyordum sana dokunduğumda kanatlanıp uçtuğumu Artık uzaklardasın, göklerde kalmak mümkün olsaydı seni görürdüm Neden bulut olmayı istemedim masal cinlerinden, pişmanım Üç dileğim olsaydı Üçü de seninle olmak olurdu Uzun bir yaşam boyu Uykusuz gecelerinden Mutluluk sağmayı bilirdim ben Artık uzaklardasın, tutunmak mümkün olsaydı sana, bırakmazdım Sarmaşıklar ne tutkundur hayata, gökyüzü hedef gibi sanki Kollarım boynuna dolandığında kokuna kilitlenir kalırdım Ben nefesi varlığından alırdım Ne yapacağım şimdi, boğulmak üzereyim Nefes ver nefesime dediğimde Gördüğüm yıldızların bir tanesine gidecek kadar bir nefes Sana parlamak istiyordum, karanlıklar içinden göz kırpmak Artık uzaklardasın, sadece hayallerim ve anılarım var şimdi Sakın geri dönüp, hayallerimi yıkma Ben yüreğimle çıktım buraya İnemem oraya, bil ki senin getireceğin ne varsa Götürdüklerinden daha değerli olamaz İşte onlar, Götürdüklerin Yani Çocukluğum Gençliğim Deli rüzgarlarım Ateşim Dağlarım, denizlerim Ölümü bilmediğim günlerim Özür dilerim Ben artık sensiz de giderim?????
-
AMA HAYAL ÖLÜRMÜ
Perdeleri yeni almıştık Renkleri hayalimizin pastelleriydi Çiçekli ve deniz tonunda Küçük pencerelere büyük umutlarla asmak için Dudaklarına nişan almıştım öpecektim Sahipsiz sandığım yerlerde Seni sevdiğim tada yakın ağaçlar dikecektim Meyveleri benim olan Gün batarken bir kadeh te sana içecektim Sen tek pencereden bakmak istedin Küçük masum ve hiç çılgınlığı olmayan Her sabah aynı perdeyi açıp aynı manzaraya günaydın Aynı bahçede çocuklar oynayan Hayal ölür mü Nereye gömülür ölü bir hayalin cesedi Hangi törenle Yüreğimde mezarlık yok Denize savurdum küllerini Özlediğim dillerini öpüşlerimde saydım İnanmadığın ne varsa ben onları yaşadım
-
AÇMADILAR KAPILARI
açmadılar kapıları dayanmışken sınırına hayatın aydınlık basmıştı her yeri bulutlar dağılmıştı sabah vaktiydi açmadılar kapıları vapur düdükleri geliyordu uzaktan oysa seni sevmenin tam zamanıydı seni sevmenin tam zamanıydı katlanılmazken hayatın bu anlamsız akışına yarım yamalak duyguların sığlığında ateşi getirmiştim Zeus?un dağından hiçbirşey istemeksizin karşılığında açmadılar kapıları istemediler alevin yakmasını istemediler donan nehirlerin akmasını oysa canlanmanın tam zamanıydı canlanmanın tam zamanıydı bahar gelmişti, tabiat kendine sevdalı kıyamet düşüncelerden çok uzakta yeşiller inadına yeşil gökyüzü inadına mavi denizler heyecanlarla dalgalı açmadılar kapıları bilmediler güzelliğini aşkın bilmediler ne olacak yarın oysa tam zamanıydı umutları yaşamanın tam zamanıydı umutları yaşamanın boylu boyunca genç evreni kucaklarcasına arzulu hayatı boyamaya hazırlanırken rengarenk güzellikler ruhumda hevenk hevenk açmadılar kapıları sormadılar ki ne taşıyorsun a çocuk sormadılar ki niçin yüreğin kıpır kıpır ve uçuk oysa tam zamanıydı söylenecekleri söylemenin tam zamanıydı söylenecekleri söylemenin yakalayıp saçlarından kaçıp gidenin o geri dönmeyenin bilinmeyenleri bilen, bilinenleri bilmeyenin tomurcuklar açmadı, kolay değildi açmadılar kapıları açılmadı kapılar kurulmadı köprüler sevdaya uçan kuşlar birer birer öldüler.
Jump to content